BAKAN ZİYA SELÇUK’TAN ÖĞRETMENLERİN AŞILANMASIYLA İLGİLİ YENİ AÇIKLAMA!
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmen atamaları, yüz yüze eğitim ve öğretmen aşılamaları gibi merak edilen konularda açıklamalarda bulundu: ''Açılacak sınıfların öğretmenleri öncelikli olacak. Geçtiğimiz perşembe günü bu öğretmenlerimizin bilgilerini Sağlık Bakanlığıyla paylaştık.''

Paylaş
Yazı boyutu
100%
BAKAN ZİYA SELÇUK’TAN ÖĞRETMENLERİN AŞILANMASIYLA İLGİLİ YENİ AÇIKLAMA!
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmen atamaları, yüz yüze eğitim ve öğretmen aşılamaları gibi merak edilen konularda açıklamalarda bulundu: ''Açılacak sınıfların öğretmenleri öncelikli olacak. Geçtiğimiz perşembe günü bu öğretmenlerimizin bilgilerini Sağlık Bakanlığıyla paylaştık.''
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğretmen atamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu:
ÖĞRETMEN ATAMALARI:
Bakan Selçuk NTV yayınına katılarak yaptığı açıklamada, "Bu konuyla ilgili ekipler çalışıyor. Bu, hem finansal boyutu olan hem de Cumhurbaşkanımızın başkanlığında bir kabine görüşü çerçevesinde hangi bakanlığa kaç kadro ayrılacağı sürecine bağlı. Biz bu KPPS sınavlarının tarihlerini de dikkate alarak öğretmen adaylarımızın mağdur olmaması için imkânları zorlayarak birtakım çalışmalar yapmaya uğraşıyoruz. Sanki biz biliyoruz da söylemiyoruz gibi şeyler duyuyoruz ama şu an gerçekten belli değil. Belli olması için, emin olsunlar, uğraşıyoruz. Çok uzamaması için elimizden geleni yapıyoruz." dedi
KONTROLLÜ ÇALIŞIYORUZ:
Köy okullarında 15 Şubat'ta, vaka sayıları dikkate alınarak sekizinci ve on ikinci sınıflarda da 1 Mart'ta başlayacak olan yüz yüze eğitime ile ilgili de açıklamalarda bulunan Selçuk, "Elbetteki biz bütün sınıfların açılmasını istiyoruz ama bilim insanları burada risk var dediğinde olsun biz devam ediyoruz deme hakkımız yok. Biz biraz kontrollü gitmeye çalışıyoruz" dedi.
Ziya Selçuk, kontrollü ilerlediklerini belirttiği sürece dair "Salgının seyrine bakarak Bilim Kurulundan çıkan tavsiyeler, dünyadaki raporlar ki UNESCO'nun, Dünya Sağlık Örgütü'nün raporları var, bütün büyük ülkelerin tamamını, bize benzeyen ülkelerin tamamını, OECD'deki ülkelerin tamamını günlük ve haftalık olarak takip ediyoruz. Onlar neye göre açıyorlar? Biz kontrollü gitmeyi tercih ettik. Daha önce sürekli açık tutan, özellikle 10 yaş altı konusunda bütün dünyada bir mutabakat var. Bilimsel makaleler konusunda da bir takipteyiz ve bir ekibimiz sürekli dünyadaki araştırmaları, uygulamaları takip ediyor. Özellikle 10 yaş altını, ülkelerin tamamına yakını kapatmadılar. Bunun nedeni de yine bu raporlarda belirtildiği şekilde, 10 yaş altına bulaşma ve bulaştırma riskinin düşüklüğü kanıt olarak gösteriliyor. Bu sayılar ortaya çıktıktan sonra da bunun kısmen açılabileceği ama tamamen açılamayacağı konusunda bir istişare oluştu. O kadar yoğunluğun risk oluşturacağı konusunda bir görüş birliği oluştu. O yüzden en başta sadece ilkokullar ve köy okulları, dedik; tüm sınıfları açmayalım, dedik. Bunların tamamı açılırsa risk oluşabilir diye bir görüş ortaya çıktı. Bu yüzden de açmadık." diye konuştu.
Uzaktan eğitimin öğrenciler için sadece akademik kayıp meselesi olmadığına dikkat çeken Bakan Selçuk, öncelikle fiziksel sağlıktan söz ettiklerini ama çocukların gelişiminde rehberlik, psiko-sosyal faktörler, sosyal-duygusal beceriler, arkadaşlık ilişkileri ve sosyalleşme açısından okulun son derece önemli olduğunu da ekledi
"AŞILANACAK ÖĞRETMENLERİN LİSTESİ SAĞLIK BAKANLIĞI'NA BİLDİRİLDİ"
Öğretmenlerin aşılanmasıyla ilgili açıklamalarına devam eden bakan Selçuk, "Okulların yüz yüze eğitime başlama takvimine neye bakılarak karar verildi?" sorusuna dünyadaki durumu takip ettiklerini belirterek UNESCO tarafından hazırlanan, okulların kapalı, tatil olan, tamamen ve kısmen açık olduğu ülkelerin yer aldığı harita üzerinden örnek verdi. Bu haritaya göre dünyadaki ülkelerin yüzde 80'inde okulların açık ya da kısmen açık olduğunu söyleyen Bakan Selçuk, "Dünyada aşılama konusunda Türkiye'den hızlı bir seyir yok, aksine Türkiye'de hızlı bir seyir var. Diyelim ki Fransa, Hollanda 8 Şubat'ta açacak. 'Okulları açarken öğretmenlerimiz aşılandı mı, aşılandıysa açalım.' diye açmıyorlar. Aşılama bir süreç, okulların açılması ikinci bir süreç. Elbette bu ikisini birleştirmekle ilgili temenniler, beklentiler var. Zaten o yüzden açılacak sınıfların öğretmenlerini öncelikle şubat ayı sonuna kadar aşılama planlaması yapalım diye konuştuk." dedi
Açıklamasının devamında Bakan Selçuk, "Açılacak sınıfların öğretmenleri öncelikli olacak. Geçtiğimiz perşembe günü bu öğretmenlerimizin bilgilerini Sağlık Bakanlığıyla paylaştık. Şimdi o planlama süreci işliyor. Daha sonra da standart prosedür hayata geçecek." diye devam etti.
Sağlık çalışanları ve yaşlılardan sonra ikinci grupta öğretmenlerin öncelikli olduğunu dile getiren Ziya Selçuk, aşılamanın önceki karara uygun bir şekilde sürdüğünü söyledi. Okullardaki diğer çalışanlarla ilgili olarak da, okulla irtibatı olan herkesin bilgilerinin sınıflar, ilçeler ve iller seviyesinde mobil uygulama üzerinden kayıtlı olduğunu, bunların ailelerinin de mobil uygulamaya dâhil edildiğini ve aşılama sürecinin her biriyle ilgili olarak sürdürüleceğini belirtti.
"OKULLARIN TAMAMINA YAKINI 'OKULUM TEMİZ' BELGESİ ALDI"
Okullardaki hijyen ile ilgili standartlar kitabı çıkardıklarını hatırlatan Selçuk, "TSE standartlarını hayata geçirecek zamanımız oldu" dedi. Covid sonrası okulların hijyen meselesine ilişkin yaptığı açıklamanın devamında ise şu bilgileri paylaştı:
"Öğretmen odası, bahçe, tuvalet, sınıf nasıl olmalı? Hepsinin standartları var ve bunlar belirli. Yaklaşık 3 bin civarında ekip, bütün okulların bu standardını risk analizleriyle beraber incelemeye tabi tuttu. Dezenfektan, sabun ve diğer temizlik malzemeleri konusunda büyük bir yığınak yaptık. Bütün il müdürlerimize açık çek verdik. 'Herhangi bir okulumuzda bir tek küçük eksik bile olsa derhal şu bağlantıyla bunu sağlayabilirsiniz.' Böyle bir garanti de verdik. Okullarımızdaki bu temizlik malzemelerinin varlığı konusu bizim için olmazsa olmaz. Diyelim bir istisna oldu, bir okulda sorun çıktı, sadece bir telefonla bunu halletmemiz mümkün. Okullarımızın tamamına yakınında da TSE standartlarını hayata geçirecek zamanımız oldu. Okulum Temiz Belgesi'nden söz ediyorum. Okulların tamamına yakını bu belgeyi aldı. Geçen ay yüzde 90 civarındaydı. Daha sonra bazıları eksiklerini gidererek tekrar başvurdular. Bu belgenin olması dış denetçiler tarafından sağlanıyor. Okuldaki Kovid-19 grubu, 'Okul standartlara uygun mu?' diye bakıyor ama asıl değerlendirmeyi, risk analizini Okulum Temiz Belgesi veren ekip sağlıyor. Eksikleri olan okullarımız çoktu ama bu süreç bize bunları tamamlama ve bu standartlara uygun okullar oluşturabilme imkânı sağladı. Bu standartları da deneyimleme imkanımız oldu."
İLLERE GÖRE DEĞİŞECEK KAPATMA YA DA AÇMA KARARI OLABİLİR!
Bakan Selçuk, "Seyreltilmiş eğitimin günlerini kim belirleyecek?" sorusuna, "Genel bir çerçeve çiziyoruz ve bunu okula bırakıyoruz. İller düzeyinde de seçenek oluşturma şeklinde, yani bir ilde valiler, il hıfzısıhha kurulları o ilin durumuna göre spesifik olarak karar verebilecekler. İlk kovid çıktığında 4 senaryomuz var demiştik. Onlardan biri illerin durumuna göre karar vermek. Çünkü bazı iller var ki birkaç kişinin dışında vaka yok. O yüzden de Cumhurbaşkanımızın başkanlığında yapılan son Kabine Toplantısı'nda iller düzeyinde de valilikler ve il hıfzısıhha kurullarının gözetiminde o ilin durumuna özgü kapatma ya da daha fazla açma biçiminde kararlar alınabilir. Bunları da peyderpey paylaşmış olacağız. Bu öncelikli açılan sınıflarla ilgili, sonraki aşamada tekrar gözden geçirilecek. Elbette bütün sınıfların açılmasını istiyoruz ama bilim insanları 'Burada risk var.' dediğinde 'Olsun, biz devam ediyoruz.' deme hakkımız yok." şeklinde cevap verdi.
ÖZEL OKULLAR ÖĞRENCİLERİ HAFTADA 5 GÜN OKULA ÇAĞIRABİLİR Mİ?
Özel okulların öğrencileri yüz yüze eğitim için haftada 5 gün çağırıp çağıramayacağına dair gelen soruya Bakan Selçuk, "özel okullar yüksek seviyeli tedbirler aldılar ancak bu sadece okul bağlamında değil, bir şehirde yaşayan topluluk anlamında değerlendirildi ve bu yüzden tüm ülke için ortak bir karar aldık" şeklinde cevapladı.
Bakan Selçuk açılacak sınıflar dışındakilerle ilgili olarak "Bununla ilgili de bir çalışma var. Örneğin Avrupa Birliğinin bir takım sayısal tabloları var. 'Son 7 gün içinde 100 bin kişide şunun altında olursa tamamen açılabilir. Şu sayının altında olursa kısmen açılabilir. Şu sayının üstünde olursa tamamen kapatılır.' şeklinde AB'nin aldığı ortak kararlar var. Bizde de bu tür bir çalışma yapılıyor. Bununla ilgili de sonuçlandığında paylaşmış oluruz. Bizdeki durumu da gözeteceğiz. Eğer biz Avrupa ülkelerinin yaptığının aynısını yapsak okulları hemen hemen hiç kapatmamamız gerekiyor. Çünkü orada özellikle 10 yaş altının neredeyse hiç kapatılmadığını görüyoruz ama bizde çoğu zaman kapandı. Biraz kontrollü gitmeye çalışıyoruz. Çünkü bizdeki sosyal hayat, eğlence anlayışı, birtakım toplumsal ritüeller tıpa tıp Avrupa'daki gibi değil; bize özgü olan bazı durumlar var. Bu yüzden de her ülke kendi koşullarını değerlendirmeli. 'Okulları çok kapatıyorsunuz.' diye eleştirenler var. Kendi değerlerimize bakarak karar vermek zorundayız. Elbette açılmasını istiyorum ama veriler bunu gösterdiğinde kontrollü gidelim tercihinde bulunuyoruz." diye konuştu.
Yüz yüze eğitimin başlayacağı dönemde okula gitmeyi tercih etmeyen öğrencilerin devamsız sayılmayacağını ve derslerini uzaktan takip edebileceklerini aktaran Selçuk, açılan 3 televizyon kanalında öğrencilerin ihtiyacı olan derslere ulaşabildiklerini ve ilkokul, ortaokul ve lise için dünyada 3 kanal kurabilen üç dört ülkeden birinin Türkiye olduğunu kaydetti.
Uzaktan eğitimde bakanlığın yaptığı çalışmalardan biri olan EBA destek noktalarından bahseden Ziya Selçuk, "Çocuklar bu merkezlerde var olan bilgisayarlarda rahatça çalışıyorlar. Uzaktan eğitimde dünyada bir çok ülkede yüzde 10 civarında bir sorun var. Niye var? Çünkü hiçbir ülke, 'Küresel bir salgın olursa onun için bir dijital eğitim altyapısı kurayım' diye bir önlem almamış. O yüzden bu problem Türkiye'de de var. Bizim ödevimiz çocuklara erişmek, onlara bilgisayar vermek, EBA destek merkezi kurmak ve gezici araçlarla çocuklarla buluşmak. Bizim ödevimiz de bu. EBA'ya erişemeyen öğrencileri sürekli takip ediyoruz." diye konuştu.
"UZAKTAN EĞİTİM YÜZ YÜZE EĞİTİMDEN DAHA ZOR"
Uzaktan eğitimin hem öğretmenler hem de öğrenciler için daha zor olduğuna dikkat çeken Ziya Selçuk, "Öğretmenlere, dijital eğitim için özel bir eğitimler verdik. Bir dersi yüz yüze anlatırsanız 40 dakika sürer ama televizyonda 10 dakikada anlatırsınız. İlk televizyon çekimlerini yaparken öğretmenlerimize, 'Dersi 20 dakikada anlatın.' dedik ama 6 ila 10 dakikada bitirdiklerini gördük. Sonra onlara uzaktan eğitim için eğitim aldırdık. Ondan sonra kamera karşısında yüksek performans göstermeye başladılar. Uzaktan eğitimde öğretmenlerimiz yüksek derecede performans gösterdi çünkü uzaktan eğitim, yüz yüze eğitimden daha zor, daha meşakkatli ve yorucudur. Velilerle, öğretmenler arasında inanılmaz bir etkileşim oluştu bu süreçte." dedi.
"YÜZ YÜZE EĞİTİME KATILIM BU YIL DAHA YÜKSEK"
Yüz yüze eğitime katılımın bu yıl geçen yıla göre daha yüksek olacağını gözlemlediklerini vurgulayan Selçuk, geçen yıl ilk başlarda yüz yüze eğitime katılım yüzde 30 iken bu oranın daha sonra yüzde 80'lere çıkığını İFADE ETTİ.
"KIZ ÇOCUKLARI İLE ERKEK ÇOCUKLARI ARASINDAKİ FARK"
Salgın sürecinde kız çocukları ile erkek çocukları arasında okula devam etme konusunda anlamlı bir fark olmadığını ifade eden Bakan Selçuk Türkiye'de kız çocuklarının matematikte ve canlı derse katılmada erkeklerden daha ileride olduklarının tespit edildiğini söyledi.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, kızların eğitim konusunda daha disiplinli olduklarını ve Türkiye'nin kız çocuklarının okullaşmasında çok büyük bir mesafe kaydedildiğini ekledi.