BAKAN ERSOY’UN KARDEŞİNDEN HAKKINI ALAMAYAN İŞÇİ: "ŞİRKETİN İÇİ BOŞALTILDI, GELİRLER BAŞKA ŞİRKETLERE KAYDIRILDI"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un kardeşi Ali Murat Ersoy’un sahibi olduğu Atlasglobal’den haklarını alamayan işçilerden Tamer Ercan, firmanın battığını gazetelerden öğrendiklerini söyleyerek, “Dönüp baktığımızda anladık ki şirketin içi boşaltılmış, gelirler başka şirketlere kaydırılmış” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un kardeşi Ali Murat Ersoy’un sahibi olduğu Atlasglobal’den haklarını alamayan işçilerden Tamer Ercan, firmanın battığını gazetelerden öğrendiklerini söyleyerek, “Dönüp baktığımızda anladık ki şirketin içi boşaltılmış, gelirler başka şirketlere kaydırılmış” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un kardeşi Ali Murat Ersoy’un sahibi olduğu Atlasglobal’de çalışırken işsiz kalan emekçiler bir süredir eylemde. Kasım 2019’da iflasını duyuran şirketten yaklaşık 2 bin çalışan haklarını alamadı. Bazı çalışanlar Ali Murat Ersoy’un diğer şirketleri önünde eylem yapmaya başladı, ancak sonuç alamayınca eylemlerini Bakan Ersoy’un şirketi önüne taşıdı. İşçiler en son 10 Aralık günü Bakan Ersoy’un şirketi EST Tur önünde eylemdeyken gözaltına alındı. Yaklaşık 24 saatlik gözaltı süresinin ardından çıkarıldıkları mahkemede adli kontrol ve yurt dışı yasağıyla serbest bırakıldılar.
Gözaltına alınan işçilerden Tamer Ercan, Atlasglobal’da 3,5 ay maaş almadan “Ödeme yapılacak” vaadiyle çalıştırıldıklarını söyleyerek, “Bu süreçte Ali Murat Ersoy defalarca sıkıntıların çözüleceğine dair sözler verdi” dedi. Atlasglobal’e ortak almayı reddeden Ersoy ailesinin büyüklüğü nedeniyle finans sorunun çözüleceğine inandıklarını dile getiren Ercan, Atlasglobal’in iflas ettiğini gazetelerden öğrendiklerini belirtti.
‘İŞSİZLİK MAAŞINDAN MAHRUM KALDILAR’
İşten çıkışlarının 14 Şubat 2019 tarihinde yapıldığını ve haklarını alacaklarına dair söz verildiğini aktaran Ercan, bu süreçten sonrasını şöyle anlattı:
“(İşten çıkarıldıktan sonra) Dönüp baktığımızda anladık ki şirketin içi boşaltılmış, gelirler başka şirketlere kaydırılmış… Her bir arkadaşımız zorluklarla dolu birçok yaşam öyküsü biriktirmeye başladı. Kimimiz Covid de dahil çeşitli hastalıklarla mücadele ederken, birçok arkadaşımız da aile bireylerinin yaşadıkları sağlık sorunlarıyla mücadele etmek zorunda kaldı. Pandeminin ortaya çıkardığı sonuçlar nedeniyle 2 elin parmağını geçmeyecek kadar sayıda arkadaşımız dışında hepimiz işsizlik ile boğuşmak durumunda kaldık. Birçok arkadaşımız işten çıkarılmadan önce ücretsiz izne çıkarıldığı için işsizlik maaşından da mahrum kaldılar.”
‘BAKANIN İKİZ KARDEŞİ İFLAS ETMİŞSE HABER DEĞERİ VARDIR’
“Çeşitli mecralarda eylem yaparak sesimizi kamuoyuna duyurmaya çalıştık ancak mücadele ettiğimiz taraf o kadar güçlülerdi ki birçok medya kuruluşuna verdiği reklam ile sesimizin çıkmasına engel oldu. Bağımsız birkaç medya dışında da ilgilerini çekemedik. Dünyanın neresinde olursa olsun bir bakanın ikiz kardeşi iflas etmiş ve çalışanlarına da hakları ödenmemiş ise haber değeri vardır. Dördüncü güç olarak adlandırılan medyanın karton kahramanlarını da gördük.”
‘KÖTÜ GEÇEN SENENİN SONUNDA OTEL ALDI’
“Ağustos ayında tüm çalışanlar toplanarak, ihbar, izin ve yarım aylık maaşlarımızdan feragat ettirilerek protokol imzalatıldı. 11 Ağustos’ta ödeme yapılacağı söylendi. Ancak ödeme yapılmadı. Verilen söz tutulmadı. Ali Murat Ersoy’un evinin, annesinin, eski şirketinin, adalet sarayının önünde defalarca basın açıklaması yaptık. Gerekli ilgiyi göremedik. Turizmin kötü geçtiği bir senin sonunda Ersoy ailesi Bodrum Türkbükü’nde bir otel satın aldı. Hatta yeni bir otel için de yer tahsisi aldı.”
‘BAKAN ERSOY İLE ORTAKTILAR’
“Turizm Bakanı Nuri Ersoy, patronumuz Murat Ersoy ile çok yakın zamana kadar ortaktılar. Hatta Birlik Havacılık adlı bir hac ve umre organizasyonu yapan bir şirket ile ETS ve Atlasjet ortaktı. Eylem alanımızı Mehmet Nuri Ersoy’un sahip olduğu ETS Genel Müdürlüğü önüne taşıdık. Eylemimiz başarılıydı. Kurduğumuz çadırda, eylemimizin 5’inci gününde çektiğimiz video 1 milyon izleyici sayısına ulaştı. 6’ncı gün kolluk kuvvetleri kurduğumuz çadıra izin vermeyeceğini söyledi ve o zaman birilerinin canını sıktığımızı anladık.”