Mektepli Gazete

ATATÜRK’LE BÜYÜYEN ÇOCUKLARIN BAŞKA KAHRAMANLARA İHTİYACI OLMAZ.

Corona nedeniyle evlerimizde olduğumuz bu günlerde 23 Nisan çocuksuz ve bayramsız kaldı madem, öyleyse bu bayramın çıkış ruhunu anlatalım da dilden dile geleceğe aktarılsın.

Paylaş
Yazı boyutu
100%

Corona nedeniyle evlerimizde olduğumuz bu günlerde 23 Nisan çocuksuz ve bayramsız kaldı madem, öyleyse bu bayramın çıkış ruhunu anlatalım da dilden dile geleceğe aktarılsın.

Bir arkeolog olarak gördük ki, söz uçar yazı binlerce yıl kalır, yazıya emanet edelim yüzyılımızın liderini…

Böylesi zorluklarla mücadele ettiğimiz bu zor günlerde özellikle anlatmalıyız ki, zorluklardan çıkabilmek için Mustafa Kemal Atatürk’ün öğretilerinden faydalanalım.

23 Nisan 1920 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi açılarak Türkiye, varlığını tüm dünyaya ilan etmiş oldu ve bu önemli günün 1929 Yılında Çocuk Bayramı olarak kutlanması kararı alındı.

1979 yılında ise 6 ülkenin katılımıyla uluslararası bayram olarak kutlanmaya başlandı.

Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığı tarihi de gençlere bayram olarak hediye etmiştir.

Çocuklara ve gençlere bayram hediye eden, onlara bu kadar değer veren tek lider, Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Çocuklarımıza verilecek en güzel hediye kitap,

En güzel öğreti Mustafa Kemal Atatürk’tür!

Atatürk’le büyüyen çocukların başka kahramanlara ihtiyacı olmaz.

Norveçlilerin ünlü bir sözü vardır;

“Zorluklarla karşılaştığında Atatürk gibi düşün!”

Düşmanın yakıp yıktığı toprakları halkıyla birlikte kurtaran ve yeni baştan inşa eden Atatürk, bir çocuk gördüğünde hemen yanına gidip dizinin üzerine çökerek çocukla aynı boya inip sohbet eden tek liderdir.

Avustralya, Japonya, Hindistan, İtalya, İsrail, Hollanda, Yeni Zelanda, Küba, Romanya, Şili ve daha birçok ülkede heykeli bulunan tek lider, Atatürk’tür.

Dünyada “başöğretmen” sıfatlı tek lider Atatürk’tür.

Atatürk’ün, bir geometri kitabı yazdığını, üçgen, açı, dikdörtgen gibi 48 tane geometri terimine Türkçe isim verdiğini,

Gençlere yaptıklarını anlattığı yol gösterici bir kitap olan Nutuk’u yazdığını,

Resmi kayıtlara göre 3 bin 997 kitap okuduğunu,

En sevdiği kitabın, Reşat Nuri Güntekin’in yazdığı Çalıkuşu olduğunu ve başucundan hiç ayırmadığını, ayrıca Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı kitabı da sevdiğini ve askeri okullarda okutulmasını istediğini,

En büyük hayalinin, bir gün evinde kurduracağı kocaman kütüphane olduğunu,

Dünya turuna çıkarak Türk Dili ve Tarihi üzerine araştırmalar yapma hayalinin de olduğunu,

En sevdiği dersin matematik ve fen dersleri olduğunu, okulları ziyaret ettiğinde de gençlere “bilime önem verin,” dediğini,

Okulların beden eğitimine önem vermesini, Beden eğitimi için öğretmenler yetişmesini sağladığını ve milli sporcular yetişmesi için her türlü imkânı verdiğini,

Gül reçeli sevdiğini ve en sevdiği yemeğin kuru fasulye, pilav ve hoşaf olduğunu, annesi Zübeyde Hanımı her ziyaret ettiğinde ondan irmik helvası istediğini,

Atları ve güvercinleri çok sevdiğini ve yanından hiç ayırmadığı Fox adlı köpeği olduğunu,

Atatürk’ün, beyaz gömlek giymeyi sevdiğini,

Dans etmeyi ve Zeybek oynamayı sevdiğini,

Ertesi gün cephede düşmanla savaşacakken Ankara’da bir Etnografya Müzesi Kurulması ve Eski Ankara Evlerinin Korunması Hakkındaki Kararnameyi kaburga kemikleri kırık olduğu için sedyede yatarken imzaladığını,

Bir röportajda “Milletler Cemiyetine üye olmayı düşünüyor musunuz?” diye sorulduğunda,

“Şartlarımızı koyarız, kabullerine bağlı. Biz üye olmak için müracaat etmeyiz, davet gelirse düşünürüz,” dediğini,

“Minber”, “İrade-i Milliye” ve “Hâkimiyet-i Milliye” olmak üzere üç gazete çıkarttığını ve yaptıklarıyla yapacaklarını bu gazeteler aracılığıyla halka duyurduğunu,

Atatürk’ün yemek masasında daima, kâğıt kalem yazı tahtası bulunduğunu, Konukları arasında çocukların da olduğunu, hep birlikte sohbet edip, notlar aldığını,

Atatürk’ün çocuklarla ilgili yaptığı çalışmalarının, diğer ülkelere yol gösterici ışık olduğunu,

1924 yılında, Çocuk Hakları Bildirgesini imzalayan beş devlet adamından birinin Atatürk olduğunu,

Savaş yıllarında, yollarda aç sefil bir halde bulduğu annesiz babasız çocuklarla ilgilendiğini, onların karınlarını doyurup para verip, kalacak yer ayarlanması talimatını verdiğini,

Birinci Dünya Savaşı’nda, Doğu Anadolu’da görev yaptığı sırada tuttuğu hatıra defterinde yetim ve aç kalmış çocukları gördükçe nasıl üzüldüğünü yazdığını,

Savaş nedeniyle babalar cephede savaşıyor, anneler de cepheye silah taşıdığından sokaklarda kalan çocuklara bakılmaları için 1 Kasım 1921’de Çocuk Esirgeme Kurumu’nun açılması çalışmalarını başlattığını,

Atatürk’ün manevi çocukları Sabiha Gökçen, ilk kadın pilot, Afet İnan’ın ise Türk Kadın Hakları ile ilgili çok önemli çalışmalar yapmış bir profesör olduğunu,

Atatürk, çocuklara yetişkin gözüyle baktığını ve o değeri verdiğini biliyor muyuz veya hatırlıyor muyuz ya da bize okullarda anlatıldı mı?

Mustafa Kemal Atatürk; Yaveri Hasan Rıza Soyak’a çocuk eğitimiyle ilgili düşüncelerini şöyle açıklar;

“Çoğu ailede kötü bir alışkanlık var, çocuklarını konuşturmazlar ve dinlemezler. Onlar söze karışınca, sen büyüklerin konuşmasına karışma der, çocukları sustururlar. Çok yanlış ve zararlı bir davranış, hâlbuki çocuk serbestçe konuşmalı, düşündüklerini duyduklarını olduğu gibi ifade edebilmelidir. Bu, çocuğu geleceğe en doğru şekilde yetiştirecek harekettir.”

Çocukların ve gençlerin geleceğimiz için ne kadar kıymetli olduğunu bilen ileri görüşlü lider, çocuklara şöyle seslenir;

“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz, geleceğin bir gülü yıldızı ve ikbal ışığısınız.

Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.

Sizlerden çok şey bekliyoruz.”

Mustafa Kemal Atatürk

Mektepli Gazete | ATATÜRK’LE BÜYÜYEN ÇOCUKLARIN BAŞKA KAHRAMANLARA İHTİYACI OLMAZ.