ALLAH ASIL BİZİ AFFETSİN
ALLAH ASIL BİZİ AFFETSİN

ALLAH ASIL BİZİ AFFETSİN
“Allah affetsin” son yılların en moda ayıp örtücüsü olarak jargonumuza girdi. İşine gelen işine geldiği gibi davranıp sonra o sihirli iki kelime ile sütten çıkmış ak kaşığa dönüveriyor. Böylesi büyülü iki kelime varken akla, fikre, düşünmeye ne hacet. Resmen “yap, işlet, affet!”
Recep Tayyip Erdoğan’ın literatürümüze soktuğu bu sihirli makyajı en son sahiplenen Ayasofya eski imamı, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi hocası Prof. Dr. Mehmet Boynukalın oldu. Yirmi yıldır deist yetiştirme fabrikası gibi çalışan iktidarımızın, bu konudaki önemli neferlerindendir kendisi. Boynukalın her konuştuğunda güzelim dinimize gözü yaşlı bakar olduk. Nasıl olur da anayasası “iyi ahlak, güzel insan” olan İslam böylesi akılların eline bırakılır şaşılası doğrusu. Şimdi de çıkıp vergilerimizden payımıza düşenlerle bize kaliteli pamuk alacağını söyleyip, saatler içinde “Allah affetsin, hata yaptım” diyor.
İmam cemaat ilişkisinde hocasını örnek almış diyebiliriz. FETÖ terör örgütünü, bizler yapmayın diye çığlık figan anlatırken devletin kılcal damarlarına kadar yerleştiren ağababası da çıkarları çatışınca aynı iki sihirli kelime ile kendini temize çekmemiş miydi?
Allah’a çok ağır bir sorumluluk yüklemişiz. Oysa ki sorumluluk kulunun omzundadır. Helal ile haramı ayırma, harama el uzatmama, kul hakkı yememe, tartıda ve ölçüde hata yapmadan etik ticaret yapma, devleti yönetenlerin ve ailelerinin yüksek ahlaktan uzaklaşmaması, fikrini beğenmesek de kişilere kötü söz söylememe değil midir bize dinimizin mirası?
Kitabı ve Peygamberi hatta ve hatta dört Halifesi bu kadar açık ve örnekken biz “İslam” adı altında nasıl bu kadar yozlaştık, nasıl bu kadar dinden uzaklaştık? Sonra çıkıp “Allah affetsin” desek ne yazar, Allah yanlışa değil doğruya sahip çıkandır.
Kaldı ki Allah hangi birini affetsin!
Ne insanlığa ne imamlığa ne de profesör unvanına yakışmayan toplumu ayrıştıran çatallı diliyle hakaretler savuranları mı affetsin?
Sorumlu olduğu bakanlığa kendi şirketi üzerinden dezenfektan sattığı ortaya çıkan, üstüne evinin tadilatının masraflarını da bakanlığa ödettiği anlaşılan eski bakanı neye dayanarak affetsin? Yoksa bakan olmadan 20 ay önce hakkında itibar ticareti ile hukuksuzca vergisiz mal getirmek arzusunu bilip de buna rağmen bakan olmasını sağlayanları mı affetsin?
Pandemi ile mücadele kisvesi altında alkol satışını yasaklayan ama Nurcu liderin cenazesine tıklım tıkış giderek halk sağlığını hiçe sayan, bir kuru ekmek için kağıt toplayıcıların sesine kulağını tıkayıp beş ayda kazanamayacağı paraları ceza diye üstlerine salan, her sözü ile toplumu kin ve nefrete sürükleyenler nasıl affedilsin?
Çiftçinin, işçinin, memurun alnının teri Merkez Bankası rezervlerini babasının çiftliği gibi kullanıp; devletin en kilit mekanizmalarına hısım, akraba hatta şaibeli yüksek lisans tez danışmalarının yedi sülalesini atayan; bir gece ansızın sağlık sorunları sebebi ile görünmez olanların hazırladığı renkli sunumlarının yüzü suyu hürmetine mi affetsin?
Aşı bugün geliyor, yarın geliyor, iki ay kıtlık olacak, yok vazgeçtim olmayacak diye pandemiyi gayriciddi yöneten ama bu süreçte hastanesine hastane, üniversitesine üniversite katan, arada virüse rağmen sımsıkı sıkı sıkı cenazelere katılanları neye dayanarak affedecek?
Tohuma bile muhtaç bırakan, buğdayı kıtalar arası ithal ettiren, her sene çiftçiyi ağlatıp çubuğunu yaktıran, yanlış politikalardan çiftçiyi bankaların marabası haline getiren ama depremde yıkılan binaların üstüne çıkıp kahramanlık destanı yazanlar ülkede tarım bitti diye mi affetsin?
Elinde kılıcı ile açılışlara katılan, fakirliği yüceltip zengine düşman olmayın diyen, din adına skandal fetvalar verip iktidarın değirmenine su taşıyan; geçmediği yolun, görmediği köprünün parasını ödeyen milyonlara yoksulluğun sınav olduğunu söyleyip milyonluk arabası ile gezenler nasıl affedilsin?
Af dosyası ne kadar da kalabalık…
Af kapısını tövbe açar. Gelecekte çocuklarımızın, torunlarımızın bizi affedilmesi için gelin biz tövbe edelim. İlk seçimde sandık başında tövbe edip, af dileyelim. Biz kendimize yakışan, dürüst, ahlaklı, gözü yetiminin hakkında olmayan, halkın çıkarını kendi çıkarının önünde tutan yeni bir Türkiye inşa edersek kulları için Allah da bizi affeder. Yoksa Allah önce bizi affetsin…
Didem TEMEL
Yazdı
MAyıs 2021