Mektepli Gazete

Aladağ Katliamı Davası'nda karar günü

Aladağ Katliamı Davası'nda karar günü

Paylaş
Yazı boyutu
100%

Aladağ’da 11’i çocuk 12 kişinin yaşamını yitirdiği, 24 kişinin de yaralandığı yurt yangınıyla ilgili açılan davanın 10. duruşması öncesi aileler adına açıklama yapan avukat Can Atalay, “Bu dava 12 kız çocuğu şahsında bu ülkede okumak isteyen yoksul çocukların davası” dedi.

Adana’nın Aladağ ilçesinde 29 Kasım 2016 tarihinde Süleymancılar’a ait cemaat yurdunda çıkan yangında 11’i çocuk 12 kişinin yaşamını yitirmesi ve 24 öğrencinin yaralanmasına ilişkin açılan davanın onuncu duruşması Kozan Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılıyor. Duruşma öncesi yaşamını yitiren çocukların aileleri, Adana Barosu, Eğitim Sen, Sosyal Haklar Derneği ve çok sayıda kişi duruşmanın yapılacağı Kozan Ticaret Odası önüne yürüyüş düzenledi. Burada açıklama yapan avukat Can Atalay, “her açıdan korunan Süleymancılar Cemaati’ne ve siyasilere rağmen ailelerin çocuklarının hesabını sormaya devam ettiklerini” dile getirdi.

‘Yoksul çocukların okumaya hakkı yok mu?’

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan ve Avukat Can Atalay burada birer konuşma yaparak, davada facianın sorumlularının hak ettikleri cezaları almalarını istedi. Sanıkların 1 yıl bile tutuklu kalmamasına isyan eden Atalay, “Eğitim cemaatlere mi teslim ediliyor? Yoksul çocuğunun okuma hakkı yok mu?” diye sordu. Bu davanın bir ‘eğitim hakkı’ davası olduğunu belirten Atalay, “Eğitimi Süleymancılara emanet edenler bu vebalin altında ezilecek. Bu dava eğitim hakkı davası. 12 kız çocuğu şahsında bu ülkede okumak isteyen yoksul çocukların davası. Yoksul insanların kız çocuklarını okutmaya çalışma davasıdır” dedi.

'Paran kadar eğitim'

Kamusal kaynaklarn cemaatlere peşkeş çekilmesi nedeniyle ülkenin her yerinde çocuklarımızı kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğumuzun altını çizen Feray Aytekin Aydoğan, " Yine dün Aydın’da aynı karanlığı çocuklarımıza yaşatmaya devam ettiklerini gördük. Aladağ davası memleket davasıdır. Yoksul ailelerin çocuklarının sadece ve sadece ucuz iş gücü olarak görüldüğü, eğitim haklarının her geçen yıl, her geçen gün ellerinden alındığı (memlekette) ‘paran varsa o da yetmez, paran kadar eğitim; hatta yoksul aile çocuklarının hiç eğitim hakkı yok, biz onların eğitim haklarını ellerinden alıyoruz diyor devlet. Yıllardır Aladağlı aileler aslında hepimizin çocukları için kamusal eğitim hakkı mücadelesi yürütüyor, gelecek mücadelesi yürütüyor. Artık yeter noktasındayız. Biz bir çocuğumuzu daha kaybetmek istemiyoruz. Buradaki ses, buradaki çığlık ülkenin her yerinde daha büyük bir çığlığa dönüşmek zorunda. Öğrencilerimize, çocuklarımıza, onların hayallerine ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz. Çocukların ve memleketin geleceğinden endişe duyan herkesi bu çığlığı büyütmeye davet ediyoruz.” şeklinde konuştu. Açıklamanın ardından kitle duruşmanın başlayacağı salona geçti.

Mütalaa tekrar edildi

Kimlik tespitiyle başlayan duruşmaya tutuksuz yargılanan sanıklar ile aileler ve avukatları katıldı. Savcı mütalaası üzerine söz alan aileler, “Yurttaki bekletmenleri ne savcılığa getirebildik ne de mahkeme aşamasında dinletebildik. Bunların da yargılanmasını baştan beri istiyoruz” derken, bir diğeri şöyle konuştu: “Milli eğitim müdürünün alacağı cezanın az olacağını düşünüyorum. Adalet yerini bulsun.” Geçen duruşmada iddia makamı esasa ilişkin mütalaasında yurt müdürü ile yurdun bağlı olduğu derneğin başkanının da aralarında bulunduğu yedi sanığın 2 yıldan 15 yıla kadar, dokuz sanığın ise 3 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılması, iki sanığın da beraatına karar verilmesini talep etmişti. Sanık avukatları da iddia makamının esasa ilişkin mütalaasına karşı yazılı savunmalarını heyete sundu. İddia makamı duruşmada geçen duruşmada ifade ettiği mütalaasını yineledi. Ardından söz alan aileler, başta yurt müdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü’nün ve sorumlulardan şikayetçi olup cezalandırılmalarını istedi. Duruşma, ailelerin avukatlarından Can Atalay’ın mütalaaya ilişkin savunmasıyla devam ediyor.

Bakanlık üst sınırdan ceza istedi

Davaya müdahil olan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın avukatı da mütalaa üzerine söz alarak cezanın üst sınırdan verilmesini talep etti.
Mektepli Gazete | Aladağ Katliamı Davası'nda karar günü