Mektepli Gazete

Akıllı Tahtayı Karartan Süreç

Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya SELÇUK, yıl içerisinde bir eğitim sendikasıyla görüşmesinden sonra kamuoyuna yansımayan bazı çok dikkat çekici bilgiler verdi. Üzerinde çok durulmasa da, Ziya Hoca, Fatih Projesi ile ilgili önemli bir mesaj iletmişti. Sendikanın yaptığı açıklamaya göre Bakan Selçuk, Fatih Projesi ile ilgili bir soru üzerine şu cevabı vermişti: “Teknolojiden kaynaklı olmayan sorunları, teknolojiyle çözemezsiniz!”

Paylaş
Yazı boyutu
100%
Akıllı Tahtayı Karartan Süreç

Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya SELÇUK, yıl içerisinde bir eğitim sendikasıyla görüşmesinden sonra kamuoyuna yansımayan bazı çok dikkat çekici bilgiler verdi. Üzerinde çok durulmasa da, Ziya Hoca, Fatih Projesi ile ilgili önemli bir mesaj iletmişti. Sendikanın yaptığı açıklamaya göre Bakan Selçuk, Fatih Projesi ile ilgili bir soru üzerine şu cevabı vermişti: “Teknolojiden kaynaklı olmayan sorunları, teknolojiyle çözemezsiniz!” Bakan bey çok doğru cevaplamıştı. Ayrıca, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda “tablet dağıtımına sıcak bakmıyorum” şeklinde verdiği cevap, Fatih Projesi’nde tablet dağıtımına son verildiğinin kanıtı gibiydi. Kamuoyunun gözünden kaçan bu cevaplar, aslında Fatih Projesi’nin geleceğiyle ilgili önemli bir yol haritasının da başlangıcı gibi…

Proje neden başlamıştı?
“Eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak (!) ve okullarımızdaki teknolojiyi iyileştirmek” amacıyla… Eğitim-öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak… Fatih Projesi fırsat eşitliği sağladı mı? Projenin uygulanıp uygulanmadığı bile bilinmiyor. Projenin eğitime katkılarını Bakanlık defalarca araştırdı. Ancak, anlamlı bir katkısının olmadığı ortaya çıktı. Bakanlık bu araştırma verilerini kamuoyu ile paylaş/A/madı. Aslında, Sayın Bakan’ın dediği gibi, eğitim sistemimizdeki sorunlar teknolojik eksiklikten kaynaklanmıyor. Bu eksiklikleri ya da eğitimin sorunlarını teknolojiyle çözmemiz mümkün değil. Özellikle sekiz yıllık eğitim sonrası okullarımızın teknolojik alt yapıları yeteri düzeye getirilmişti. Peki, Fatih Projesi kamuoyuna hangi hedeflerle duyurulmuştu. Birlikte anımsayalım: Birinci yıl ortaöğretim okulları, ikinci yıl ilköğretim ikinci kademe, üçüncü yıl ise ilköğretim birinci kademe ve okul öncesi kurumlarının BT donanım ve yazılım altyapısı, e-içerik ihtiyacı, öğretmen kılavuz kitaplarının güncellenmesi, öğretmenler için hizmetiçi eğitimler ve bilinçli, güvenli, yönetilebilir BT ve internet kullanımı ihtiyaçlarının tamamlanması; Okulöncesi, ilköğretim ile ortaöğretim düzeyindeki tüm okullarımızın 570.000 dersliğine LCD Panel Etkileşimli Tahta ve internet ağ altyapısı sağlanması, aynı zamanda her öğretmene ve her öğrenciye tablet bilgisayar verilmesi hedeflenmişti.

Hafızalarımızı zorlayarak bir daha soralım, bugüne kadar neler yapıldı?
Yanıtlar hazır:
Proje kapsamında, ulaşabildiğimiz veriler doğrultusunda 79 ihale, 131 doğrudan alım yapıldı.
Toplam 3,4 milyar TL para harcandı.
2010-2019 arası toplam 1 milyon 437 bin 800 tablet dağıtımı yapıldı.
Tablet bilgisayar dağıtımı üzerinden değerlendirildiğinde hedeflenen kitlenin sadece %7,69’una
ulaşılabildi.
1 MİLYON 439 BİN tablet dağıtıldı ancak, tabletlerin neredeyse hiçbiri kullanılmıyor.
Yaklaşık 450 BİN ETKİLEŞİMLİ TAHTA dağıtıldı.
Bu tahtaların çoğu arızalı… Onarımı için çok yüklü miktarda kaynak gerekiyor.

Şimdi bir soru daha soralım ve yanıtlarına birlikte bakalım:
Proje kapsamında neler yaşandı?
  1. Fatih Projesinin başlamasının hemen ardından projenin yürütüldüğü YEĞİTEK Genel Müdürlüğü’nde 2 milyon TL’ye 4 toplantı odası yapılıyor.
  2. Milli Eğitim Bakanlığı’nda yirmiden fazla avukat varken, 2013 yılının ilk altı ayında kurum dışından 4 avukata 955 bin TL ödeme yapılıyor.
  3. 13.02.2013’te MEB YEĞİTEK Genel Müdürlüğü’nde görev alanında uzman 142 öğretmenin görevine son veriliyor. Bu öğretmenlerin yerine TÜRKSAT’tan 36, TÜBİTAK’tan 20 personel MEB’de görevlendiriliyor.
  4. Fatih Projesi kapsamında yapılan usulsüzlüklerin bir kısmı 23/7/2013’te CHP’li bir milletvekili tarafından açıklanıyor. Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI, bazı bürokratları görevden alıyor ve usulsüz kullanılan makam araçlarını merkeze çektiriyor.
  5. Fatih Projesi’nin başlaması ile MEB YEĞİTEK Genel Müdürlüğü’ndeki 7 makam odası tadilata alınıyor. Bu tadilattan 2 yıl sonra aynı makam odaları tekrar tadilattan geçiriliyor.
Buna benzer bir çok olay yaşanıyor. Sayın Nabi AVCI’nın Bakanlığı döneminde, projenin başında YEĞİTEK Genel Müdürü Mustafa KOÇ bulunuyor. MEB çalışanı A.A’nın öldürülmesinden sorumlu tutulan M.A’nın o dönemde danışmanlık yaptığı ise hala konuşulan bir mesele… Mustafa KOÇ’un ayrılmasının ardından projenin başına Dinçer ATEŞ görevlendiriliyor. Sonrasında ise Dinçer ATEŞ, YEĞİTEK’ten sorumlu Müsteşar Yardımcılığı’na atanıyor. YEĞİTEK Genel Müdürlüğüne ise Bakan Danışmanı görevinde bulunan Sayın Nabi AVCI’nın yeğeni ile evli olan Ahmet Onur AK getiriliyor.
Sayın İsmet YILMAZ’ın Bakanlık koltuğuna oturmasından 22 gün sonra, Ahmet Onur AK görevden alınıyorve Bilal TIRNAKÇI, YEĞİTEK Genel Müdürlüğüne getiriliyor. Ziya Selçuk’un bakan olması ile Bilal TIRNAKÇI koltuğunu Anıl YILMAZ’a devrediyor.
Hülasa: Fatih Projesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, dibi olmayan kör kuyusu haline gelmiş durumda… Yolsuzluk ve usulsüzlüklerle özdeşleşmiş bir süreç içerisinde… Harcanan onca paraya rağmen, hedeflerin hiçbirine ulaşılamadı; hatta yaklaşılamadı bile… Proje kapsamında birçok kişi ve kurumun usulsüzlük batağına saplandığı, tüm kamuoyu tarafından tartışıldı.

Mayıs 2015’te Sayın Cumhurbaşkanı, “Atılması gereken çok adım olduğunu, bazılarının Fatih Projesi’nin sona erdiğini, tablet bilgisayar dağıtımı yapılmayacağını iddia ettiğini, bugünkü 700 bin bilgisayara ne diyeceksiniz? Gelecek yıldan itibaren dağıtılacak 10 milyon 600 bilgisayarın ihalesi yapıldı. Buna ne diyeceksiniz?” şeklinde ifadeler kullandı. MEB’den alınan bilgilere göre bu ihalenin hâlâ yapılmadığı söyleniyor. Beklentiler doğrultusunda, Sayın Cumhurbaşkanı’nın, bu ihalenin yapılıp yapılmadığına, 10 milyon 600 bin tabletin mi, yoksa klavyeli bilgisayarların mı dağıtılacağı hususuna, açıklı getirmesi gerekiyor. Proje 2010 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılmıştı. Başladığı yıl, Milli Eğitim Bakanlığı 2014’te tamamlanacağını duyurmuş; 2014 yılına gelindiğinde 2015’te tamamlanacağı söylenen projenin bitim süresi daha sonra 2017’ye uzatılmış; sonrasında ise 2018’de tamamlanacağı belirtilmişti. Son dönemde Fatih Projesi kapsamında tablet dağıtımına son verildiği, tablet yerine klavyeli bilgisayarların dağıtılacağı bilgileri basında yer aldı. Tüm bu veriler ve Sayın Bakan Ziya SELÇUK’un son açıklamaları, Fatih Projesi’nin sonunu getireceğe benziyor. Ziya Hoca’nın, projeyi başlatanların tepkisini de hafifletmek için bu kararı zamana yayacağını beklemek, bir kehanet olmasa gerek! Tarafımızdan bakıldığında ise, görünen şu: “Miadını çoktan doldurmuş” olan proje, birkaç yıl daha can çekişecek. Sonrasında da kimse geriye dönüp bakmayacak.Cumhurbaşkanına, “yüz yılın projesi” şeklinde tanıtılan ve sonu bir türlü gelmeyen projeyi sunan dönemin bürokratları ve yöneticileri, acaba vicdanen rahat edecekler mi? Galiba, “koca proje”den geriye kalan, asıl soru ve sorun da bu olsa gerek…
Mektepli Gazete | Akıllı Tahtayı Karartan Süreç