Mektepli Gazete

AKIL VE ONUR

AKIL VE ONUR

Paylaş
Yazı boyutu
100%

AKIL VE ONUR

Bir gün iktidara üzüleceğimi hatta yöneticilerine acıyacağımı bana söyleselerdi yanıtım çok net olurdu. İktidara geldikleri günden itibaren adım adım bizleri uçuruma sürükleyecekleri ön görüsü ile yaşayan ben; bir gün düşerlerse “tilki ve tavuk” oluruz derdim. Tilkiye sormuşlar, tavuk yer misin diye? Gülmekten sana yanıt veremiyorum demiş. Benimki de o hesaptı; bir gün düşerlerse gülmekten yorum bile yapamam.

Hayalleriniz de gerçekleriniz kadar genişmiş meğerse. Benim temiz dünyamda düşmenin de bir sınırı varmış. Yönetmeyi beceremediklerini, gizli ajandalarını, ülkeyi getirdikleri ve getirebilecekleri hali vatandaş görür; oy vermez, bunlar da daha öncekiler gibi gider ön görüm ne kadar da safçaymış. Otuzlu yaşların nispeten toyluğu mu yoksa yozlaşmanın sınırlarını hayal edemiyor olmamdan mı bilmem. Aradan geçen on yıl “Allah’ım bir gün düşeceksem, düşüşün de hayırlısını ver!” dedirtti.

Düşerken aklımı, onurumu ve kişiliğimi bana unutturma! Zira onlarsız düşmek garip bir gülünçlük, kısmi bir felç gibi.

Haftalardır devletin iki numarası zamanında yan yana yürüdüğü, yükselirken arkasına aldığı eski dostundan tokat üstüne tokat yiyor. Eski dostunun da dediği gibi kibrit kutusuna girip girip çıkıyor. Yediği yumruklara atak yapmak istedikçe de gemisindeki diğer fareleri suçluyor, aba altından sopa gösteriyor, beni yerseniz ben de sizi yerim mesajını pervasızca veriyor. Bunlar da tutmayınca çıkıyor meydana, ekonomi konuşuyor! “Temmuz ayında ekonomi şahlanacak; Amerika ve Almanya kuduracak” diyor. Belli ki eline bir yerden sihirli değnek geçmiş…

Zira bu şahlanma bir ayda O-LA-MAZ! Elinde öyle bir sihirli değnek olmalı ki, o değnek güzellik yarışması katılımcısı kızlarımızın dünya barışı vaatlerinden çok daha iyisini yapmalı. Dünyaya barış gelir, ekonomimiz bir ayda toparlanamaz!

Her yerinden çürük kokusu gelen bu düzende ekonomik parametreleri tersine çevirmek sistem değişmedikçe imkansızdır. Benzerlerinin pandemide karına kar kattığı PTT bile battı. Havuz problemlerinin baş kahramanı olan, dolan havuzu sürekli boşaltma çabasındaki açık musluk gibi çalışan Türkiye Varlık Fonu, sistemin içinde kaldığı müddetçe daha çok göz bebeği kurum batacak.

2015 yılında 425 milyon lira, 2016 yılında 550 milyon lira, 2017 yılında 642 milyon lira kar eden PTT; başkanlık sistemi ve fona devri sonrasında zarar etmeye başladı. 2018 yılında 216 milyon lira kar ederken; 2019 yılında 1 milyar 218 milyon, 2020 yılında ise 741 milyon lira zarar açıkladı. Çünkü açık musluk Türkiye Varlık Fonu, bir kurumun içini boşaltırken diğer bir kurum eliyle birilerinin cebini doldurdu!

İmanınız para olursa, aklınızı da kiraya vermekte mahzur görmezsiniz. Kiraladığınız akıl, tembelleşip işlevini kaybettikçe de düştüğünüz çamurda debelenmeye başlarsınız. Dünyada kendi emsallerinin bile imrendiği PTT, zarar açıklar hale kendi iktidarı sayesinde gelen iki numara da debelenirken başlar hikaye yazmaya. Demezler mi yüz yıllık kurumu tükettiniz, neyin şahlanması bu!

Düşerken akıl ile onur yanınızda gelmezse oğlunuzun seyahatini komedi filmlerini kıskandıracak senaryolarla anlatırsınız. Rant için koca denizi öldürüp, tüy dikmek için Kanal İstanbul diye bağırırsanız akıl ve onur yoksa kirlenmenin sebebi muhalefetin uğursuzluğudur der, deliliğinizle en delileri bile kıskandırırsınız. Akılla onura sırtınızı dönerseniz tüm kirli çamaşırlarınız ortaya dökülmüşken “ Eyy Biden” der, oturduğunuz koltukların itibarını yerin dibine sokarsınız. Her sıkıştığınızda müjde açıklar, size koşulsuz güvenip oy verenleri kendinize küstürürsünüz. Kendi aklınızı, vicdanınızı kör edip kasanızın şifresi yaparsanız dün kapınızda sıra olanların kapısına kul olursunuz.

Gidişinize sevinirken düşüşünüze gerçekten üzülüyorum. Çünkü siz düşerken devletin onuru ve itibarı da düşüyor. Vatandaşlığıyla hep onur duyduğum Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı sizin ve yedi sülalenizin zenginliğinden çok daha kıymetli. Sizlerin milyon dolar sevdanızdan çok daha büyük benim vatan sevgim. O yüzden üzülüyorum…

Tek dileğim ise aklınız ve onurunuza kavuşmanız. Kavuşun ki gittiğinizde kaybettiğimiz zamanı itibarımızı yeniden kazanmakla değil; bir avuç yandaşınıza alkışlattığınız şahlanışa kavuşmak için harcayalım…

Didem Temel
Yazdı
Haziran 2021

Mektepli Gazete | AKIL VE ONUR