Mektepli Gazete

AÇLIĞI GÖSTER UZAYA RAZI OL

AÇLIĞI GÖSTER UZAYA RAZI OL

Paylaş
Yazı boyutu
100%

AÇLIĞI GÖSTER UZAYA RAZI OL

Geçtiğimiz hafta iki ayrı Türkiye gördük. Biri uzaya çıkan, diğeri de komşuya bırakılan yavruyu yetim ve öksüz bırakan… Hangisi gerçek, hangisi yalan?

Vatandaş, aya gidecek olmanın verdiği refah hissi ile markete girdiğinde kilitli peynirleri, her gün yenilenen zamlı etiketleri görünce afallamaz mı? Ayakları yere basan, çok daha güçlü söylemlere ihtiyaç duyan ekonomimiz gerçeklerden uzaklaşınca değil; gerçeklerin üstüne gidildikçe gelişip toparlanabilir. Özellikle son yıllarda şiddetli yaşanan ekonomik daralma vatandaşın tek gündemi iken iktidarın böylesi çıkışları sadece umut kırmaktadır.

Ancak gerçekler güneş gibi, kapatılması mümkün mü? Zira biz uzay, ay, hatta uzaya gidecek kişilerin cinsiyetleri üzerinden tartışıp, uyuşurken gerçek yine yüzümüze tüm acımasızlığı ile çarptı. İstanbul Zeytinburnu’nda henüz daha 1,5 yaşındaki yavrumuz anasız babasız kaldı; ne için? Geçinemedikleri için… İçimiz yandı…

Yetim ve öksüz kalan 1,5 yaşındaki kızımızı hayata karşı bu kadar çaresiz bırakan şey, sorumluların sorumsuzluğudur. Bir yanda gelmeyen ay sonu gerçeği, bir yandan uzaya gidiş müjdesi, bir yandan da yeniden kuruluş anayasası tartışmaları tam olarak bu sorumsuzluğunun sarmalıdır. Mevcut iktidar bitirdiği liyakat sistemini, tükettiği tarımı, yıldırdığı sanayiyi, zengin ettiği bir avuç müteahhidi, emsallerinin gerisine attığı eğitimi, dini duyguları ve dini sömüren tarikat yapılanmalarını, düşündüğünü ya da gördüğünü yazamayan medyayı belli ki düzeni yıkmak için başarı görmüş ki, yıktığını yeniden inşa peşinde. Toplumu kutuplaştıran, vatandaşın tahammül sınırlarını zorlayan böylesi sorumsuzca çıkışları başka ne ile açıklamak gerekir? Sinir uçlarını kaşırken saraylarda oturan, ejder meyveleri ile beslenen, her geçen gün gerçeklerden bu kadar kopan bir iktidar derhal gerçek gündeme geri dönmeli ve bu ucuz siyasetten vazgeçmelidir.

Ülke yönetmeyi bir kenara bırakalım, siyaset yapmak ciddiyet gerektirir. Geçmişten getirdiğiniz güçlü bir birikim ve iyi bir gelecek okuyucu olmak çok önemlidir. Atacağınız her adım, ağzınızdan çıkacak her kelime birilerini etkiler. Bu sebeple sorumludur siyasetçi. Yani öyle aklına gelen her şeyi yapamaz; siyaset özen ister. Hele hele ülke yönetmek!

İktidar en kısa zamanda halkın gündemine dönmeli ve üreten bir Türkiye için çalışmalı. Her sıkıntıda, yerli uçağa, yerli arabaya sarılmamalı. Elbette ki sanayimizin gelişmesi özellikle işsizliğe ve ekonomik diğer parametrelere ilaçtır. Vatanını seven her vatandaş yerli uçağı da yerli arabayı da uzaya çıkacak Ahmet’i de Ayşe’yi de gönülden ister. Her vatandaş demokratik bir anayasaya heves eder. Ancak çorbanız kaynıyorsa, sobanız yanıyorsa, çocuklarınız çağdaş eğitim standartlarında eğitim alabiliyorsa, kadınlarınız şiddete maruz kalmıyorsa, ülkenizin en temel değerleri gün be gün eritilmiyorsa, yetkinliğin yerini nepotizm almamışsa, milli gelir taşa toprağa yatırılmıyorsa gözünüzü aya çevirebilirsiniz. Birilerinin ışıklı hayatları el kadar yavruları anasız babasız bırakmıyorsa uzay masal değil, gerçek olur…

Didem Temel
Yazdı
Şubat 2021

Mektepli Gazete | AÇLIĞI GÖSTER UZAYA RAZI OL