Mektepli Gazete

Abbas Güçlü: Gençler umrumuzda mı?

Gençler umrumuzda mı? Milyonlarca öğrencimiz var. Hemen hepsinin büyük hayalleri var. Gel gör ki en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyoruz. Her yıl yüzbinlerce konut üreten bir ülke olarak hala yurt, yemek ve ulaşım sorunları var, trilyonluk bütçelere rağmen harçları, harçlıkları yetmiyor. En büyük sorunları ise onca mücadeleye ve fedakarlığa karşı yıllarca iş bulamıyorlar. Oysa onlar ailelerinin göz bebeği, ülkemizin de geleceği! Ne onları ciddiye alıyoruz ne de sorunlarını. Örneğin yurt, burs, ulaşım ve en önemlisi de kalite ve işsizlik? Bu sorunlara çözüm üretildi mi? Bugün, dünden daha iyi mi? Üniversiteli olmak her gencin olduğu gibi her anne babanın da en büyük hayali. Keşke olabildiğince yüksek oranlarda daha çok gencimiz istediği üniversitede , istediği bölümde okuyabilse ve mezun olduğunda da en yetkin kişilerden birisi olarak dolgun bir ücretle iş bulabilse. Bu o kadar zor mu? Elbette değil. Batılı ülkelerin bir çoğunda, gençleri üniversiteye özendirmek için her türlü teşvik sağlanırken biz de fedakarlığın her türlüsünü, en ağırını öğrenciler ve aileler üstleniyor. YÖK, bir gecede giriş puanlarını sıfırlarken, kontenjanları şişirirken, bir gün olsun ilgili kurumların görüşünü, desteğini, çekincelerini dikkate aldı mı? Örneğin kontenjan artış oranları kadar yurtlardaki yatak sayısı, burslar, iş olanakları, öğretim üyesi sayısı, yemek bütçesi arttı mı? Özellikle de şehir dışındaki kampüslerin ulaşım sorunlarına yönelik önlemler alındı mı, denetlendi mi, öğrenciler nasıl gelip, gidiyor diye merak edip ilgilenen oldu mu? Dağ başındaki vakıf üniversitelerinde ciddi barınma sorunu yaşanıyor, ücretler için servet gerekiyor, İngilizce eğitim evlere şenlik, farklı sorunlar alarm veriyor! Üniversitelerdeki öğrenci sayımız 10 milyona yaklaştı diye seviniyoruz. Peki ya sonrası? Üniversitede okuyor olmak gibi üniversite çocuğu okuyor olmak da mutlulukların en büyüğü olmalıdır.. Öğrenciler huzursuzsa, aileleri de huzursuzdur

Paylaş
Yazı boyutu
100%
Gençler umrumuzda mı?
Milyonlarca öğrencimiz var. Hemen hepsinin büyük hayalleri var. Gel gör ki en temel
ihtiyaçlarını bile karşılayamıyoruz. Her yıl yüzbinlerce konut üreten bir ülke olarak hala yurt,
yemek ve ulaşım sorunları var, trilyonluk bütçelere rağmen harçları, harçlıkları yetmiyor.
En büyük sorunları ise onca mücadeleye ve fedakarlığa karşı yıllarca iş bulamıyorlar.
Oysa onlar ailelerinin göz bebeği, ülkemizin de geleceği!
Ne onları ciddiye alıyoruz ne de sorunlarını.
Örneğin yurt, burs, ulaşım ve en önemlisi de kalite ve işsizlik?
Bu sorunlara çözüm üretildi mi?
Bugün, dünden daha iyi mi?
Üniversiteli olmak her gencin olduğu gibi her anne babanın da en büyük hayali.
Keşke olabildiğince yüksek oranlarda daha çok gencimiz istediği üniversitede , istediği
bölümde okuyabilse ve mezun olduğunda da en yetkin kişilerden birisi olarak dolgun bir
ücretle iş bulabilse.
Bu o kadar zor mu?
Elbette değil.
Batılı ülkelerin bir çoğunda, gençleri üniversiteye özendirmek için her türlü teşvik sağlanırken
biz de fedakarlığın her türlüsünü, en ağırını öğrenciler ve aileler üstleniyor.
YÖK, bir gecede giriş puanlarını sıfırlarken, kontenjanları şişirirken, bir gün olsun ilgili
kurumların görüşünü, desteğini, çekincelerini dikkate aldı mı?
Örneğin kontenjan artış oranları kadar yurtlardaki yatak sayısı, burslar, iş olanakları, öğretim
üyesi sayısı, yemek bütçesi arttı mı?
Özellikle de şehir dışındaki kampüslerin ulaşım sorunlarına yönelik önlemler alındı mı,
denetlendi mi, öğrenciler nasıl gelip, gidiyor diye merak edip ilgilenen oldu mu?
Dağ başındaki vakıf üniversitelerinde ciddi barınma sorunu yaşanıyor, ücretler için servet
gerekiyor, İngilizce eğitim evlere şenlik, farklı sorunlar alarm veriyor!
Üniversitelerdeki öğrenci sayımız 10 milyona yaklaştı diye seviniyoruz.
Peki ya sonrası?
Üniversitede okuyor olmak gibi üniversite çocuğu okuyor olmak da mutlulukların en büyüğü
olmalıdır..
Öğrenciler huzursuzsa, aileleri de huzursuzdur
Mektepli Gazete | Abbas Güçlü: Gençler umrumuzda mı?