20. Milli Eğitim Şurası 'Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi'
20. Milli Eğitim Şurası 'Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi'

20. Milli Eğitim Şurası 'Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi'
Öğretmenlerin Mesleki Gelişimine Ilişkin Anlayış Ne Olmalidir
Yazının I.Bolumunde, 20. Milli Eğitim Şurası konularinin; "hak temelli egitim anlayisi" dayanak olmak uzere değerlendirilmesi önerilmişti.
Öğretmenlerin Mesleki gelişimi konusu da yine " hak temelli egitim anlayışı " ile ıliskilendirilecektir.
Başka bir anlatimla, aşağıdaki iki varsayım birbirini tamamlayarak, bütünsel bir anlam kazanabilecektir.
1. Öğrencinin nitelikli/kaliteli eğitime erişim hakki vardır,
2. Öğrencinin nitelikli/kaliteli eğitime erişim hakkının gerceklesmesi icin öğretmenin de " Kişisel!! ve Mesleki Gelişim Hakki " vardır.
Hatırlatma ve Tamamlayıcı *Bir *Ek
(Değinilen Şura konusu, sadece öğretmenlerin " Mesleki gelisimi " ile sınırlandırılmıştır. Yukarıdaki 2. Varsayımda "Mesleki gelisime", kişisel gelisim kavramı da eklenmiştir. Niçin bu eke gereksinim duyulmuştur?
Bakanligin hazirladigi, " Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri " belgesinde, tüm öğretmenlerde bulunması gereken ilgili " Yeterlik Alaninda" yeterligin adi; " Kişisel ve Meslek Değerler , Mesleki *Gelisim " şeklinde belirlenmiştir. Bu doğrultuda, öğretmenlerin;
Sosyal iletişim ,
Karar alma ,
Liderlik
...
Vb. becerileri daha çok kişisel gelişimle kazanılıp, meslek gelişimini de destekler, niteliklidir. Bu anlamda da konunun; Şurada, Öğretmenlerin Kişisel ve Mesleki Gelisimi" olarak bütünleştirilmesi, yerinde ve yararlı olacaktır).
Hatırlatma ve konuyla ilgili degisiklik önerisinden sonra; "öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelisimi" ile "Hak Temelli Eğitim Anlayisi" ilişkisini biraz daha netlestirmekte yarar görülmektedir.
Hak temelli egitim anlayis bağlamında öğretmenlerin kişisel ve mesleki olarak " gelişmeye acik " yeterlik alanlari ya da alt yeterlikleri " teshis " odaklı olarak tespit edilmelidir. Sözü edilen " teshis " odaklı yaklasim bir taraftan ogrencinin ve okulun gelişimi; diğer taraftan da ogretmene öğrenci ve okulun gelişimini saglayacak yeterligi kazandirmak yolu ile öğretmenin kişisel ve mesleki yeterliğini artırmak amaclı olmalıdır.
Olculmeyen hizmet geliştirilemez. Neyi olcerseniz, onu gelistirebilisiniz. Öğrencinin öğrenme ve gelişiminin gözlemlenmesi, izlenmesi, ölçülmesi ve değerlendirilmesi; hak temelli egitim anlayisi baglaminda nasıl onun potansiyelini/gizil gücünü tam geliştirmesi icin desteklenmesi amacına yönelik ise; öğretmenin performansinin/ isbasariminin ölçülüp değerlendirilmesi de öğretmenin hakkı olarak görülmelidir. Bu anlamda öğretmenin isbasariminin iyilestirilip, gelistirilmesi; ogrencinin nitelikli eğitime erişimini sağlamaya yönelik olmalidir. Öyle ise öğretmenin isbasarimini ölçme ve değerlendirme hiçbir neden ve gerekçe ile öğretmeni yargılamaya , sorgulamaya yönelik olmamali; öğrenci ve okulla birlikte ogretmenin de gelişimini sağlamak amaclı ve ogretmeni desteklemeye yönelik olmalıdır.
Öğrencinin nitelikli eğitime erişim hakkının yaşama gecirilmesi; öğretmenin kişisel ve mesleki gelişimi ile doğrudan ilişkili ve etkilesimlidir. Bu ilişki ve etkileşimin doğru ve yerinde anlamlandirilip, anlaşılarak, uygulamaya konulmasi; hak temelli egitim anlayışının, zihniyet değişimini belirlemesi ile mümkün olabilecektir.
Mevcut Durum
Öğretmenlik , 14.06.1973 tarihli ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 43. maddesinde, "Devletin egitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. ...Öğretmenlik mesleğine hazırlık genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile saglanir. ... Öğretmenlik mesleği adaylık döneminden sonra öğretmen, uzman öğretmen ve basogretmen olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılır. ..." hükümleri ile tanımlanmıştır.
Bu tanım baglaminda ogretmenlik mesleğine iliskin;
1. Profesyonel bir meslek olması,
2. Kariyer basamaklar şeklinde yapılandırılmasi,
3. Mesleğe hazırlıkta belirli standartlarin/yeterliklerin esas alinmasi
gerektigi varsayimlari kurulabilecektir.
Yukarida, yasa koyucu iradenin öğretmenlik mesleğine iliskin belirlediği çerçevenin içeriği doldurulmusmudur? Bu soruya, yukarida belirlenen varsayımlar değerlendirilerek yanıt verilebilecektir.
1. Öğretmenlik Profesyonel Bir Meslek Olarak Duzenlenmismidir
a) Durum ve Sorun
Öğretmenlik profesyonel bir meslektir. Ancak, ülkemizde hukuken profesyonel bir meslek olarak düzenlenmemiştir. Idari olarakta, profesyonel mesleklerin sahip olması gereken özgürlük ve ozerklikten yeterince yararlanamadiklari görülmektedir.
Öğretmenlik Mesleğine, Devlet Personel Rejimi ile yapilan memurlar ve diğer kamu gorevlileri tasnifinde; memurlar grubunda yer verilmiştir. Diğer kamu gorevlileri grubunda hakim ve savcılar, askeri personel, akademik personel bulunmaktadır. Diğer kamu gorevlileri grubunda yer alan meslekler kariyer basamaklar şeklinde yapılandırılmış, meslek teminati , akademik özgürlük , kurumsal özerklik vb. ile donatılmışlardır.
Öğretmenlik mesleğinin ayırt edici özelliklerinden birini de yerine getirdiği görevin tüm iş ve işlem basamaklarinda, kendiliğinden sorumluluk alma, özerk olarak karar verme yetkinligi oluşturmaktadır.
Değinilen sorumluluk ve karar alma durumunda öğretmen, öğrencisinin; -Bedensel-bilissel-duygusal-devinsel-cinsel-ahlaksal-sosyal tüm gelisim durumunu,
- potansiyelini, yeteneklerini, ilgi ve meraklarını,
-Ailesinin özelliklerini,
-Sınıf arkadaşları ile ilişki ve etkileşimini,
-Özel gereksinimlerini,
-Diğer okul paydaşları ile iletişim ve işbirliğini,
-Ögrenme stilini,
-Hazır bulunuslugunu,
-Benlik tasarımını
-... vd.
karmaşık ve oldukca zor bir yelpazede tüm değişkenlerle birlikte değerlendirmek zorundadır.
Profesyonel mesleklerin kendiliginden sorumluluk almak ve özerk olarak karar vermek gibi yetkinliklerini fazlası ile en karmaşık durumlarda gösteren/göstermesi gereken ogretmen; memurlar grubu içerisindeki liyakatsiz yoneticilerin idari denetim ve disiplin uygulamasi altında mesleğine yabancılaşma ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Diğer taraftan, tarihsel olarakta öğretmenlik mesleği, Osmanlı idari yapısında "ilmiye sinifi" içinde yer almaktadır. Bu sınıf içinde müderris, kadı (Hakîm, savci) ve müftü belirli ölçüt ve göstergelere uymak koşuluyla " eşdeğer gorev " mantığı ile birbirlerinin sınıflarına geçebilmektedir. Tarihsel temelleri bakımından da, öğretmenlik mesleğinin yeri memurlar grubu içinde değil, diğer kamu gorevlileri grubunda bulunmalıdır.
b) Oneri
1. Öğretmenlik mesleği, memurlar grubu içinden çıkarılıp diğer kamu gorevlileri grubuna alınmalıdır.
2. Diğer kamu görevlilerinin tamamında olduğu gibi öğretmenlik mesleği de özel "personel kanunu" ile düzenlenmelidir.
Öğretmenlik meslegi/egitim çalışanları personel kanununda öğretmenlik mesleğinin;
Eğitim koşulları ,
Çalışma koşulları ,
Özlük haklari
yeterlik temelli bir anlayışla belirlenmelidir.
3. Öğretmenlik mesleği personel kanununda, öğretmenlik kariyer basamakları; sahip olmaları gereken yeterlikler temelinde düzenlenmelidir.
Öğretmenlerin çalışma ve emeklilik aylıklarının belirlenmesinde esas olan gösterge, ek gösterge ve tazminat oranları hakim ve savcılar sınıfı ölçüt alınarak belirlenmelidir. ( Yuksek Hakîmlik ve Savcılık Tazminati oranı en düşük kariyer basamağında 2000, en yüksek kariyer basamağında 15000 dir. Bu oran egitim ve Öğretim tazminatı olarak 1. derecede bulunan bir öğretmende sadece 100 dür.Egitim ve Ogretim Hizmetleri Sınıf ile Hakimlik ve Savcılık Hizmetleri Sinifinin ek göstergelerini karsilastirabilirmisiniz? ve bu oranlar, karsilastirilabilirlik özelliğini taşımakta mıdır).
Fiilen profesyonel bir meslek olan öğretmenlik mesleğinin profesyonelliği hukuki cerceveye de kavuşturulmalıdır.
2. Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamaklar halinde yapilandirilmismidir
a) Durum ve Sorun
Öğretmenlik Mesleği, 1739 sayılı Yasanın 43. maddesinde adaylıktan sonra öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç kariyer basamagina ayrılmıştır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin belirli yükselme ölçütlerini iptal etmesinden sonra, Bakanlık yeni ölçüt ve gosterge belirleyip, kariyer sistemini isletememektedir.
b) Oneri
Öğretmenlik mesleğinin kariyer basamaklar şeklinde düzenlenmesi ve ogretmenlerin bu basamaklarda yukselmelerinin saglanmasi;
1. Öğretmenlerin kurumsal/ dissal ve/veya icsel gudulenmelerinin yolunu açacaktır.
2. Öğretmenlerin yüksek moral ve iş doyumu ile birlikte daha etkin ve verimlige ulaşmalarını sağlayacaktır.
3. Öğretmenlerin Kişisel amaçları ile kurumsal amaçları uyumlastirarak, mesleksel ve kurumsal aidiyetlerini geliştirmelerini destekleyecektir.
4. Öğretmenlere kendi meslekleri içinde yükselme olanak ve fırsatı yaratılarak, başka mesleklere geçerek, iş doyumu ve daha yuksek özlük haklarını meslek dışında aramalarının önü kesilebilecektir.
5. Mesleği profesyonellestiren bileşenlerden biri daha sağlanarak, öğretmenlik mesleği etik kurallarının kendi içinde ozdenetimini sağlayacak bir yapıya daha kavusulmus olacaktır.
6. Öğretmenlerin başarıları oranında taninma ile birlikte daha üst özlük haklarını elde etme ve gudulenme firsati veren çok amaclı ve yönlü olanak yaratıcı bir personel yönetimi bileşeni elde edilecektir.
...
3. Öğretmenlik Mesleği Standartlari/Yeterlikleri islevselmidir .
Durum/Sorun
Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri belirlenmiştir. Yeterliklerin belirlenmesi, son derecede kıymetli bir çalışmadır.
Yeterlik Anlayisi
Yeterlikler bir meslek calisaninda bulunması gereken bilgi, beceri, yetkinlik/tutum-davranış özelliklerini göstermektedir.
Unutulmaması gereken, yeterlikleri değerli ve islevsel kilan ise; yeterliklerin belirlenmesi, tanınması, sınıflandırılması, geçerlik surelerinin tespit edilmesi ve bu süre içinde izlenme- askıya alma-iptal etme ve yeniden geçerlik süresi verme gibi iş ve işlemlerin uluslar arası standartlar esas alinarak yapılmasından kaynaklanmaktadır.
Yeterlik anlayışı kapsayicidir . Eğitim Sistemi içinde öğrenim kazanımları ile öğretmen-yonetici-denetici yeterliklerinde uyum ve birbirinin gereklerini karşılama doğrultusundaki işbirliği ve etkileşimin bütünleşmesinin saglanmasindaki islevini; Eğitim Sistemi ile istihdam arasındaki bilgi-beceri ve yetkinlik temelli uyumda da göstermektedir.
Yeterlik temelli anlayis ülkedeki tüm yeterlikleri; "Türkiye Yeterlikler Cercevesinde" yer almaları bakımından, bağımsız ve özerk kuruluşların belirleme ve akredite etmesi koşuluna bağlamaktadır. Bu şekilde belirlenen Ulusal Yeterliklerin tamamlayıcı kosulunu; Türkiye Yeterlikler Çerçevesi ile Yasam Boyu Öğrenme Avrupa Yeterlikler Çerçevesinin denkliğinin saglanmasi oluşturmaktadır.
Yeterlik sistemi bu anlamı ile Turkiyedeki yeterlikleri, Avrupa ülkelerinde de gecerli kılmanın yolunu açmaktadır. 21. yüzyıl becerilerinin Avrupada geçerli bir yeterlikte yaşama gecirilmesi; yukarıda değinilen kural doğrultusunda Ülkemizdeki eşdeğer yeterlikte de yaşama geçirilmesinin fırsatını yaratmaktadır.
Öğretmen Yeterlikleri
Öğretmen yeterliklerinin ülkemizde, yeterlik temelli modern bir "Eğitim Sisteminin" kurulmasının bileşeni olarak değerlendirilme özelliğini saklı tutmak yerinde olacaktır.
Durum
"Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterliklerine" ilişkin Bakanlik Onayinda , yeterliklerin hangi çevrim sisteminde kullanilacagi belirlenmiştir. Buna gore yeterliklerin ogretmenlerin;
1. Hizmet öncesi eğitimlerinde,
2. Mesleğe seçilmeleri ve adaylıklarinda,
3. Hizmet içi eğitimlerinde,
4. Kariyerlerinde yukselmelerinde,
5. Özlük haklarının belirlenme ve iyilestirilmesinde,
6. Gudulenmelerinde,
7. Emeklilik haklarının belirlenmesinde
dayanak olarak kullanılacağı belirtilmektedir.
Sorun
1. Öğretmenlerin hizmet öncesinde yetiştirilme boyutunda, kaç dersin öğretim programı yeterlik temelli belirlenmiştir? Bu konuda, Bakanlık ve YÖK arasında işbirliği yapılmış mıdır?
2. Öğretmen adaylarının seçimi ve adaylıkta yetiştirilmeleri, yeterlik temelli yapılmaktamidir?
3. Öğretmenlerin hizmet içi egitim programları, yeterlik temelli gelistirilmismidir?
Bakanlıkça 2005- 2007 yıllarında öğretmenlere, yeterlikleri görev başında kazandırmaya yönelik hazirlanan, " Okul Temelli Mesleki ve Kisisel Gelişim Modeli " uygulanmaktamidir? Kisa adi, OTMG olan model, geliştirilme aşamasında 6 pilot ilde önce 76 okulda 1476 öğretmene, sonrada 311 okulda 9300 öğretmene uygulanmıştır. Uygulama sonucları bilimsel araştırma yöntemleri ile raporlanmistir. Rapor bulguları Modelin, veri ve bilgi temelinde tüm öğretmenlere uygulanabileceğini göstermiştir.
Ogretmenlerin kisisel ve mesleki gelisimine yonelik, değinilen Model ya da bu Modeli de içeren "yeterlik temelli" başka bir model geliştirilmiş ve uygulanmaktamidir?
4. Öğretmenlik mesleği kariyer basamakları yeterlik temelinde belirlenmismidir?
5. Yeterlikler öğretmenlerin özlük haklarında ve gudulenmelerinde kullanılmaktadır?
...?
Oneri
Öğretmenlerin Kişisel ve Mesleki gelişimlerinde, Bakanlık öncelikle yeterlikleri yürürlüğe koyduğu "Onayindaki" yeterliklerin kullanılacağını belirttiği yukarıda sayılan alanlarda ne yaptığına ilişkin bir ozdegerlendirme ve/veya özeleştirisini yapmalıdır.
Sonuc
Öğretmenlerin Kişisel ve Mesleki gelişimleri, hak temelli egitim anlayışı baglaminda; öğretmenlerin haklarıdır .
Bu hakkı yeterlik temelli bir sistematikte, ogrencinin-okulun-ulusun- insanligin gelişiminin dayanağı olacak nitelikte öğretmenin gelişimi ile birlikte, yerine getirme sorumluluğu da Bakanligindir.
Öğretmenlik meslegi, profesyonel bir niteliğe kavuşturulmalıdır.
Değinilen profesyonelliğin; mesleğin kariyer basamaklar şeklinde yapılandırılması, bu yapılandırmada yeterlik esasına dayanılması, akademik özgürlükler ve kurumsal ozerklik yanında kisisel ve mesleki gelisimde surekliligin saglanmasi ile desteklenmesi yerinde olacaktır.
Ayrıca, öğretmenlik mesleği ve öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimlerinin saglanmasinda;
Uluslararasi Çalışma Örgütü ILO ve Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO'nun ortaklaşa hazırladıkları "Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi" asgari standart olarak değerlendirilmelidir.
Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesinde, öğretmenlerin statüsünü; sahip oldukları "yeterliklerle" birlikte "özlük haklarının" belirlediği vurgusu unutulmamalıdır.
Öğretmenlerin özlük hakları, diğer kamu görevlilerinin (Hakim ve savcilar gibi) özlük hakları ile karşılaştırılabilir olmalıdır. Deginilen karşılaştırmada, bu mesleklerin kariyer sistem olarak yapılandırılmış olmakligi gercegi; ozellikle öğretmenlik kariyer basamaklarına "rütbe" vb. gerekçelerle karşı çıkan gerçek ve tüzel kisilerce özenle değerlendirilmelidir.
Temel Soru Içın Dusunelim
20. Milli Eğitim Şurasında;
1. Eğitimde fırsat eşitliğini arıyor olmanın temel sorusu sorulmalıdır.
2. Sorulmasına ihtiyaç olan "temel sorunun"; gerçek öznelerinin Şura katılımcısı olup olamadıkları araştırılmalıdır .
3. Egitimde fırsat eşitsizliğinin nedenlerine iliskin temel sorunun sorulması ve bu soruya yanıt verebileceklerin katılımının saglanmasi ile " Şura Iletişim Stratejisinin " ilişkisi kurulmalıdır.
4. Eğitimde Fırsat esitsizliklerinin nedenlerine ilişkin temel sorular sorul(a)madiginda ve yanıtları olusturul(a)madiginda; ülkemiz ve dünyanın sermaye (birikim) rejimlerince içine düşürüldüğü adaletsizlik , esitsizlik , ayrımcılığa dayalı bölünmüşlük ve sömürüye karsi bir farkındalık olusturulamayacaktir.
Tüm insanların ve ulusların onur esitligine dayalı bir Dünyada özgür ve eşit insan ve uluslar olarak yaşaması olanaklıdır.
Bu olanak, tüm dünyada " hak temelli" bir egitim anlayisinin yaratacağı işbirliği , dayanışma , etkilisim , *barış , kardeşlik , dostluk ,... adil* paylaşım ile mümkün olabilecektir.
20. Şûranin eğitimi yeniden dusunmemizde bir umut olabilmesi dileklerimle...
Sağlık, huzur, dayanışma, mutluluk, umut, egitim ve sürekli gelişimle kalın.
Ali Çakıroglu
Yazdı
KAsım 2022