TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu... YENİ Partili Karabat: Kayıt dışı çalışma Türkiye’nin bütün ekonomisini zehirleyen bir konu
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde, “Tam sekiz milyon kişi kayıt dışı çalışıyor” dedi. Kayıt dışı istihdamla mücadele için ortak bir plan hazırlanmasını isteyen Karabat, “Kayıt dışı çalışma Türkiye’nin bütün ekonomisini zehirleyen bir konu” diye konuştu.

Haber: Batuhan DÜKEL - Ogün AKKAYA
(TBMM) - YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde, “Tam sekiz milyon kişi kayıt dışı çalışıyor” dedi. Kayıt dışı istihdamla mücadele için ortak bir plan hazırlanmasını isteyen Karabat, “Kayıt dışı çalışma Türkiye’nin bütün ekonomisini zehirleyen bir konu” diye konuştu.
AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesinin görüşmeleri sürüyor.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ, komisyonda yaptığı konuşmada, asgari ücretin yaklaşık 28 bin lira, açlık sınırının ise 38 bin lira olduğunu belirterek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a, “Nasıl çalıştırıyorsunuz? Aç çalıştırıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
KARABAT: “KAYIT DIŞI ÇALIŞMA TÜRKİYE’NİN BÜTÜN EKONOMİSİNİ ZEHİRLEYEN BİR KONU”
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, TÜİK verilerine göre işsizlik oranının yüzde 8,4, atıl iş gücü oranının ise yüzde 31,2 olduğunu söyledi. Gençlerin sanayide ve tarımda iş bulmakta zorlandığını kaydeden Karabat, kafe ve restoranlarda ya da kurye olarak düşük ücretle ve güvencesiz çalıştıklarını belirtti.
Karabat, “Tam sekiz milyon kişi kayıt dışı çalışıyor” dedi. Bakanlık bütçesinde kayıt dışı istihdamla etkin biçimde mücadele edildiğine ilişkin bir işaret göremediğini söyleyen Karabat, “Bu kayıt dışılık Türkiye’nin en temel sorunlarından bir tanesi. Kayıt dışı çalışma Türkiye’nin bütün ekonomisini zehirleyen bir konu” diye konuştu.
Karabat, 2025 yılında 2 bin 105 işçinin çalışırken yaşamını yitirdiğini, bunların 94’ünün çocuk olduğunu kaydederek, “Bunların hepsi evlat. Hepsi kardeş. Hepsi arkadaş. Hepsi yurttaş” dedi.
Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) prim alacaklarına ilişkin Sayıştay bulgularını da gündeme getiren Karabat, 2 trilyon 229 milyar liralık prim alacağının mali tablolara doğru yansıtılmadığını, icraya gönderilen 340 milyar liralık alacağın ise muhasebe kayıtlarına alınmadığını savundu.
Karabat, Işıkhan’a emeklilerin bayram ikramiyesi için ne kadar ödenek ayrıldığını ve İşsizlik Sigortası Fonu’nda biriken paranın nasıl değerlendirildiğini de sordu.
AKSU’DAN EMEKLİ AYLIKLARINDAKİ ARTIŞ İÇİN ÖZEL ENDEKS ÖNERİSİ
MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, emekli aylıklarındaki artışın genel enflasyon endeksi yerine emeklilerin tüketim alışkanlıklarını ve hayat standardını dikkate alan özel bir endekse göre belirlenmesini, artışlara refah payı eklenmesini istedi. Aksu, farklı tarihlerde yapılan düzenlemeler nedeniyle emekli aylıkları arasında ortaya çıkan eşitsizliklerin giderilmesini de talep etti.
Aksu, SGK verilerine göre 2025 yılında 766 bin 39 iş kazası yaşandığını ve bin 931 işçinin hayatını kaybettiğini söyledi. İş kazalarını önlemek için denetimlerin güçlendirilmesini ve ölümlü kazaların yoğunlaştığı sektörlerde caydırıcı yaptırımlar uygulanmasını isteyen Aksu, küçük işletmelere de iş güvenliği önlemlerini alabilmeleri için destek verilmesi çağrısında bulundu.
Aksu, “Başta memur sendikacılığı olmak üzere sendikalaşmanın güçlendirilmesi gerekir” dedi. Sendikaların ücretlerin yanı sıra örgütlü oldukları sektörlerin sorunları ve gelişme potansiyeli üzerine araştırma yapmasını, bu alanlarda öneriler geliştirmesini istedi.
KISACIK: ''OLSA ÖDEYECEK AMA ÖDEYEMİYOR''
DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, esnafın bir yandan işini sürdürmeye çalıştığını, diğer yandan SGK borçlarını ödemekte zorlandığını söyledi. SGK’nin borçlu esnafın banka hesaplarına bloke koyduğunu ve müşterilerine yazı gönderdiğini aktaran Kısacık, “Sayın Bakanım, olsa ödeyecek zaten ama ödeyemiyor. Hele şu günlerde” dedi.
Kısacık, borçlu esnafın krediye erişemediğini, borcunu yapılandırmak istediğinde de peşin ödeme ve teminat koşullarıyla karşılaştığını belirterek, “Bu uygulamadan vazgeçmenizi buradan tekrar rica ediyorum” diye konuştu.
KARACA: "AYLIK BAĞLAMA ORANI YENİDEN YÜZDE 70 OLARAK DÜZENLENMELİ"
CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 2027 yılı bütçesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, en düşük emekli aylığının açlık sınırının altında kaldığını, emekliler arasında en düşük aylığı alanların oranının 2019 yılında yüzde 7 iken 2026 yılında yüzde 30'a yükseldiğini söyledi. Karaca, emekli aylıklarının hesaplanmasında esas alınan aylık bağlama oranının yeniden düzenlenmesini ve asgari ücretin açlık sınırının üzerinde belirlenmesini istedi.
Karaca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın sunumunda en düşük emekli aylığının 20 bin liradan 23 bin 552 liraya çıkarıldığını ifade etmesine tepki gösterdi. Karaca, en düşük emekli aylığının asgari ücretin 4 bin 523 lira, açlık sınırının ise 15 bin lira altında kaldığını belirtti. En düşük emekli aylığı alanların toplam emekliler içindeki payının 2019 yılında yüzde 7 olduğunu, 2026 yılında ise yüzde 30'a yükseldiğini kaydeden Karaca, bu tablonun emeklilerin aylıklarının yetersizliğini ortaya koyduğunu söyledi.
Emekli aylıklarının hesaplanmasında daha önce prime esas en düşük kazancın yüzde 70'inden az olamayacağı yönünde bir alt sınır bulunduğunu, bu oranın yüzde 35'e indirildiğini belirten Karaca, söz konusu değişikliğin emekli aylıklarının düşmesinde etkili olduğunu savundu. Karaca, aylık bağlama oranının yeniden brüt asgari ücretin yüzde 70'inden az olamayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirterek, emeklilerin insan onuruna yaraşır bir aylığa kavuşabilmesi için bu değişikliğin yapılmasını istedi.
"HER 10 ÇALIŞANDAN 4'Ü ASGARİ ÜCRET DÜZEYİNDE GELİR ELDE EDİYOR"
Asgari ücretin de yetersiz kaldığını dile getiren Karaca, ocak ayından bu yana satın alma gücünü koruyabilmesi için asgari ücretin yaklaşık 35 bin lira olması gerektiğini söyledi. Asgari ücretin toplumun temel gelirine dönüştüğünü ifade eden Karaca, gelişmiş ülkelerde istisnai olan asgari ücret uygulamasının Türkiye'de yaygınlaştığını kaydetti.
Karaca, "Her 10 çalışandan 4'ü asgari ücret düzeyinde gelir elde ediyor. Ve çalışanların yüzde 15'i de asgari ücretin de altında gelire sahip. O nedenle asgari ücret konusunda bu rakamları kabul etmek mümkün değildir. Asgari ücretin mutlaka ve mutlaka açlık sınırının üzerinde ve insan onuruna yaraşır bir sınırda tespit edilmesi, belirlenmesi ve bu bütçeye eklenmesi gerekir diye düşünüyorum" dedi.