Sevgi Saymaz’ın tahliye edilmemesine Artvin’den tepki
Artvin 78’liler Derneği, 1992'den beri tutuklu bulunan Artvinli Sevgi Saymaz'ın tahliye edilmesini istedi. Dernek adına konuşan avukat Bedrettin Kalın, Saymaz'ın şartlı tahliye ihtimalinin, "hukuksuz disiplin cezaları" nedeniyle ortadan kaldırıldığını ifade ederek, "Süreli hapis cezalarında kapalı hapishanede kalınacak en fazla süre 30 yıl olmasına rağmen Terörle Mücadele Kanunu kapsamında bu üst sınır ortadan kaldırılıyor" dedi.

Haber: Uğur İSTANBULLU
(ARTVİN) – Artvin 78’liler Derneği, 1992'den beri tutuklu bulunan Artvinli Sevgi Saymaz'ın tahliye edilmesini istedi. Dernek adına konuşan avukat Bedrettin Kalın, Saymaz'ın şartlı tahliye ihtimalinin, "hukuksuz disiplin cezaları" nedeniyle ortadan kaldırıldığını ifade ederek, "Süreli hapis cezalarında kapalı hapishanede kalınacak en fazla süre 30 yıl olmasına rağmen Terörle Mücadele Kanunu kapsamında bu üst sınır ortadan kaldırılıyor" dedi.
Artvin’in Şavşat ilçesinden olan ve 1992 yılında cezaevine giren Sevgi Saymaz’ın, uzun süredir cezaevinde tutulmasına ilişkin Artvin 78’liler Derneği tarafından açıklama yapıldı. Dernek lokalindeki açıklamayı avukat Bedrettin Kalın okudu.
Kalın, Kandıra 1 Nolu cezaevinde bulunan Sevgi Saymaz'ın "35 yılını" cezaevinde geçirdiğini, buna rağmen tahliye edilmediğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Hukuksuz disiplin cezaları ile şartlı tahliye ihtimali ortadan kaldırılıyor. Yani infazlar yakılıyor. Bu olmaz ise idare gözlem kurulu kararı ile şartlı tahliye engelleniyor. Gardiyan tutanaklarına dayanılarak asliye ceza mahkemelerinde davalar açılıyor. Mutlaka cezalar veriliyor. Esasen bu davalar adli davalar olup infazı da adli suçlara ilişkin infaz usulü kapsamında olmalı. Ancak tüm cezalar toplanıyor ve tek hükümmüş gibi infaz ediliyor. Ana dosya siyasi olduğu için tüm adli dosyalar siyasi dosyalarla birleştiriliyor. Bu uygulama 7242 sayılı yasaya dayanılarak yapılıyor. Sonuçta sürekli davalar açılıp birleştirildiği için tahliye durumu olmuyor. Ceza hiç bitmiyor. Fiilen bu durumdakiler ömür boyu hapis cezası ile cezalandırılmış oluyor. Süreli hapis cezalarında kapalı hapishanede kalınacak en fazla süre 30 yıl olmasına rağmen Terörle Mücadele Kanunu kapsamında kanuna dayanılarak bu üst sınır ortadan kaldırılıyor. Eşitlik ilkesi de bozuluyor.
Bizler bu en temel insan hakları sorununun çözümü için disiplin cezalarının infaz yakmalarının son bulmasını, bunların zaman aşımına tabi olmasını istiyoruz. Adli dava kararları ile siyasi dava kararlarının içtima edilmemesini, her dosyanın kendi içinde işlem görmesini talep ediyoruz. Bu şekilde siyasi dava hükmü ayrı infaz edilmeli, adli dosyalar lehte olan durumlar kapsamında değerlendirilerek, denetimli serbestlik kapsamında infaz edilerek siyasi tutsaklar için tahliye yolu açılmalıdır. Siyasi hapis cezalarında bir üst sınır olmalı. Eşitlik ilkesi gereği bu sınır 30 yıl olmalıdır. Sevgi Saymaz mevcut yasal mevzuat kapsamında 36 yılı tamamladığında da asliye ceza mahkemesi kararları nedeniyle tahliye olamayacaktır.
Bu konuda yasal düzenleme gerekmekte olup 7242 sayılı yasa değiştirilirse sorun çözülecektir. Çünkü infaz konusunda her hükmün ayrı işlem görmesi zaten ceza infaz kanununda yer almaktadır. Sevgi Saymaz ile aynı durumda olan birçok mahkum halen cezaevindedir. Sevgi Saymaz 36 yıl ceza almış, 1992 tarihinden itibaren hapiste ve en uzun süre cezaevinde kalan kişidir. Hak ederek tahliye tarihi 2028 olmakla birlikte asliye ceza mahkemelerinde verilen 10 yıl hüküm eklendiğinde hak ederek tahliye tarihi 2038 oluyor. Kaldı ki sürmekte olan davalarla bu süre daha da uzayarak yaşam boyu hapse dönüşüyor.
Sevgi Saymaz ve aynı durumda olan bütün siyasi tutsakların özgürlüğü için ve insan haklarının gereği olarak mevzuattaki haksızlıkların düzeltilmesini talep ediyoruz."