Mektepli Gazete

İYİ Partili Kavuncu'dan fon manipülasyonu açıklaması: "Herkes işin bir yerlerinde, bu kadroların hepsi istifa ettirilmeli, haklarında soruşturma başlatılmalı"

İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, fon manipülasyonuyla "AKP’nin yarattığı yandaş ve menfaat ekonomisinin ifşa olduğunu" ifade ederek, "Kim kimi denetleyecek? Bu meseleyi çözmesi gereken herkesin bir çıkar çatışması var. Herkes işin bir yerlerinde ve bu kadroların hepsi istifa ettirilmeli, haklarında soruşturma başlatılmalı" dedi.

Paylaş
Yazı boyutu
100%

(ANKARA) - İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, fon manipülasyonuyla "AKP’nin yarattığı yandaş ve menfaat ekonomisinin ifşa olduğunu" ifade ederek, "Kim kimi denetleyecek? Bu meseleyi çözmesi gereken herkesin bir çıkar çatışması var. Herkes işin bir yerlerinde ve bu kadroların hepsi istifa ettirilmeli, haklarında soruşturma başlatılmalı" dedi.

Kavuncu, partisinin genel merkezinde toplanan Başkanlık Divanı'nın ardından yaptığı açıklamada, "AKP iktidarının sebep olduğu fon krizinin devam ettiğini" söyledi.

Bu krizin doğrudan kötü ekonomi yönetiminin eseri olduğunu belirten Kavuncu, şöyle devam etti:

"Yoksullaşmaya ve Türk lirasının değer kaybına karşı vatandaş kendisine alternatif yollar ararken bu yolu bulmuş, gerçek dışı artışlarla şişirilen hisse senetlerine yatırım yapmış. SPK onay vermiş, ilgililer onay vermiş, denetlemesi gerekenler onay vermiş. Vatandaş da riski görüp 'Tamam' demiş ve sonuçta balon patlamış. En başından itibaren sorduğumuz bir soru bu: Buna nasıl seyirci kalırsınız? Bildiğinizi zaten 2025’in son çeyreğinde ifşa ettiniz. Milyonlarca insanı etkileyen bir işe nasıl göz yumdunuz? Daha da önemlisi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ağustos ayında SPK’ya yazı gönderdiği ifade ediliyor. Bakıyorsunuz, bu tarihten itibaren fondan çıkışlar var. Belli insanlar 100 koyup 1700 alıyorlar. Fahiş kazanç sağlayanlar var. İktidara yakın olanlar kazanıyor, küçük yatırımcı kaybediyor. Diğer taraftan ömrünü koyup karşılığını alamayanlar var. Soruşturma yazısı bu firmalara sızdırılmış mıdır? Bunun incelenmesi gerekiyor.

"NEREDEN TUTSANIZ ELİNİZDE KALIYOR"

AKP’nin yaratmış olduğu yandaş ve menfaat ekonomisinin ifşa olduğu, ete kemiğe bürünmüş hali net olarak karşımızda. Tabii biz SPK diyoruz, BDDK diyoruz… BDDK Başkan Yardımcısı, denetlemekle yükümlü olduğu finans kuruluşlarının yöneticilerini düğününe davet etmişti. Birkaç ay önce bunu konuşuyordu bu ülke. Bu BDDK, aynı zamanda Tera Bank’a da onay veren BDDK. Hadi BDDK’dan umudu kestik. Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme Kurulu var. Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu, aynı zamanda Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Denetim Komitesi Başkanı. Dönüyorsunuz SPK’ya; Adalet Bakanının eşi SPK Yönetim Kurulu Üyesi. Nereden tutsanız elinizde kalıyor.

"MESELEYİ ÇÖZMESİ GEREKEN HERKESİN BİR ÇIKAR ÇATIŞMASI VAR"

Özata Denizcilik... Bu firmanın hisse senedi de şişirilen bir diğer örnek. Yönetim Kurulu Üyesi İskender Balcı, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı. Böyle bir rezalet olabilir mi? Kim kimi denetleyecek? Kim kime 'Siz ne yapıyorsunuz' diyebilir böyle bir ortamda? Yani bu meseleyi çözmesi gereken herkesin bir çıkar çatışması var. Herkes işin bir yerlerinde. Ve bu kadroların hepsi istifa ettirilmeli, haklarında soruşturma başlatılmalı. Böyle bir soyguna nasıl göz yumulabilir?"

İYİ Partili Kavuncu, konuyla ilgili bu hafta Hukuk İşleri Başkanlığı tarafından Cumhuriyet Savcılığı'na başvuracaklarını söyledi.

KAVUNCU'DAN AK PARTİLİ ÇELİK'E TEPKİ

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarına tepki gösteren Kavuncu, "AKP Sözcüsü çıkmış tüm bunların üstüne merakla bekliyoruz ne diyecek diye ve diyor ki, 'Temiz siyasetin adresidir AKP'. İnsan biraz utanır, başka bir şey söyler. Son söylenecek cümledir bu. Bir başka dikkat çekici durum ise şu: Parti sözcüsü önce, 'MYK üyelerinin istifasını Cumhurbaşkanı kabul etmiş' diyor, sonra düzeltip 'Partimizin Genel Başkanı' diyor" ifadelerini kullandı.

"VURGUNUN VE HIRSIZLIĞIN DÜZEYİ SANILDIĞINDAN DAHA YÜKSEK"

"Emekli açlıkla boğuşup intihar ederken, 28 yaşındaki çocuğun altındaki arabalar, jetler nasıl göz önünde bulundurulmaz?" diye soran Kavuncu, şöyle devam etti:

"Daha 5 yıl önce AKP bayrakları asıp rabia pozu veren kişi, 5 yılın sonunda milyarder oluyor. Maalesef bu bir gerçek. Bunların hepsi AKP döneminin eseridir. Daha beş yıl önce AKP bayrakları asıp Rabia pozu veren 28 yaşındaki bir kişi; 5 yılın sonunda lüks araçlara, jetlere, yatlara ulaşıyor. Bunu yaparken de tek başına olduğunu söylüyor, biz de bunu yedik. Vahim tablonun devamı da var. Fon soruşturmasında tutuklanan eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci 2016 yılında dönemin Başbakanı, dönemin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve dönemin Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek tarafından atanmış. Fon soruşturmasından şu anda tutuklu. 2016-2023 arasında Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı yapan bir başka kişi de 2025’te ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık ve zimmet iddialarıyla yürütülen soruşturmasında tutuklanmıştı. Bakın, devletin en mahrem ve kritik kurumunda olan bitenler bunlar. Merkez Bankası bir devletin en hassas yerlerinden biri. Kimse kusura bakmasın, vurgunun ve hırsızlığın düzeyi sanıldığından daha yüksek. Cumhuriyet tarihinin en büyük borsa vurgunuyla karşı karşıyayız. Bakın, bu iktidarın net bir özelliği var; kandırılmak ve kandırmak. Hep skandallar, trajediler yaşandıktan sonra 'Atılması gereken adımları atıyoruz' lafları başlıyor. Milyonlarca vatandaşımızın etkilendiği fon skandalından sonra da 50 binin üzerinde vatandaşımızın hayatını kaybettiği depremden sonra da siyasi sorumluluk tarafından atılması gereken adımlardan bahsettiler."

"İKTİDARIN ANLATACAĞI BİR MİLLİ İRADE HİKAYESİ KALMADI"

"İktidarın İstanbul’da millet iradesini askıya alma sürecinin bir kez daha görüldüğünü" ifade eden Kavuncu, Adalar ve Üsküdar Belediyelerindeki gelişmelere değindi.

Kavuncu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yani demokrasi İstanbul’da, yerel yönetimlerde askıya alınmış durumda. Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa, Üsküdar derken Adalar’da da skandallar yaşandı. Şantaj ve tehditle adeta belediyeye çöktüler; Üsküdar’da yaşananların bir benzeri yaşandı. Sırf belediyeye çökmek için hukuk gücünü kullandıklarının bundan daha somut ve net bir göstergesi var mıdır? Bunun, yani bu sürecin İstanbul özelinde uzandığı yer de çok belli maalesef. Muhalefetin, bütünleşik muhalefet anlayışıyla, ki Genel Başkanımız bunu her zaman dile getirdi, bu süreci ciddi bir şekilde konuşması ve takip etmesi gerekiyor. Zira AKP iktidarının anlatacağı bir 'milli irade" hikayesi kalmadı. Artık tamamen bir güvenlik devletiyle, olağanüstü hal rejiminin normalleştiği bir siyasal düzenle karşı karşıyayız. Maalesef daha da trajik olan şu ki Üsküdar’da seçime katılmamaları için tuttukları meclis üyelerini şimdi serbest bırakmaya başladılar. Milletin korkularına oynayan bir iktidarla karşı karşıyağız, bunu en çok da uluslararası düzlemde yapıyorlar."

Kavuncu, 10-11 Ekim tarihinde parti genel merkezinde bir çalıştay düzenleneceğini de sözlerine ekledi.


Mektepli Gazete | Eğitim haberinin güvenilir adresi