Mektepli Gazete

Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası TÖB-SEN: Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in atanamayan öğretmenler için söylediği “Sınavı kazanamadıkları için atanamıyorlar, gidip merdiven altı kurs açıyorlar” sözleri kabul edilemez!

“Güvenirliği ve Geçerliliği Sorgulanan SınavıN Sonucuna Göre Öğretmenlere yönelik Kibirli Üslubu Kabul Etmiyoruz!” Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’da katıldığı bir programda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullanmıştır: “Sınavı kazanamadıkları için öğretmen olamıyorlar. Gidiyor, merdiven altı kurs açıyorlar. Burada bu sınavı kazanmış, daha çalışkan, daha başarılı öğretmenlerimiz varken, yıllarca öğretmenlik yapmış kişiler varken gidiyorsunuz. Akıl kârı bir iş değil.” Bu sözler, ataması yapılmayan öğretmenleri aşağılayan bir üsluptur. Böyle bir dil, bir bakana asla yakışmamaktadır. Sayın Bakan daha önce de özel sektörde veya dershanelerde çalışan öğretmenleri öğretmen olarak görmediğini dile getirmiş, 10 Mayıs’ta katıldığı bir etkinlikte kendisine tepki gösteren mülakat mağduru bir öğretmene hakaretler yağdırmış ve onu terörle ilişkilendirmiştir. Bu ifadeler bir bakana yakışmayacak sözlerdir. Biz, Bakan’ın bu kibirli üslubunu kabul etmiyoruz. Türkiye’de 83 bine yakın ücretli öğretmen, yaklaşık 700 bin atama bekleyen öğretmen vardır. Bakan emeğiyle geçinmek isteyen öğretmenlere hakaret etmek yerine; Neden yalnızca 20 bin atama yapıldığını, Neden ucube bir atama sistemi getirildiğini, AGS denilen uydurma sınavın neden uygulandığını, Mülakatlarda kaç öğretmenin yaşamını kararttığını, Partisinin seçim vaatlerinde yer almasına rağmen mülakatın neden kaldırılmadığını ve torpilin nasıl resmileştirildiğini, Ataması yapılmadığı için intihar eden kaç öğretmen olduğunu açıklamalıdır. Sayın Bakan, öğretmenlere hakaret etmek yerine bu sorulara yanıt vermelidir. Kabul etmiyoruz! Ataması yapılmayan her bir meslektaşımız, saygıdeğer bir öğretmendir.Özür Dileyiniz.. EĞİTİMDE DEVRİM YAPTIK DİYEREK GERÇEKLERİ KAPATAMAZSINIZ Evyap İbrahim Hakkı Fen Lisesi’nin 200 öğrenci kapasiteli pansiyonunun açılışı konuşmasında Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Cumhurbaşkanımızın desteğiyle 20 yılda eğitimde yapılanlar, 80 yıllık geçmişte yapılanlardan fazladır. Bugün Türkiye, eğitimde devrim gerçekleştiren ülkeler arasında anılacaktır.”şeklinde bir ifade kullanmıştır. Evet, Sayın Bakan; bir devrim gerçekleştirdiniz ama bu devrim gerici bir devrimdir. Eğitim sistemini bilimden, laiklikten ve kamusal temelden koparıp cemaatlere, vakıflara teslim ettiniz. Eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldırdınız. “Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM)” adı altında çocuk işçiliğini meşrulaştırarak övündünüz. Çocukları ucuz iş gücü olarak sermayenin hizmetine sundunuz. Bu sizin gözünüzde bir başarı, bir devrim olabilir; ancak gerçekte büyük bir iflasın itirafıdır. Gerçek bir devrim, eğitimde laikliği, bilimi ve kamusal eşitliği güçlendirmek olurdu. Siz ise eğitimi piyasalaştırarak, tarikat ve cemaatlerin denetimine bırakarak, gençleri ucuz iş gücü pazarına sürerek eğitim sistemini çökerttiniz. Bu nedenle bugün geldiğimiz noktada yaşanan şey bir “eğitim devrimi” değil, tam anlamıyla bir eğitim felaketidir. TÜM ÖĞRETMENLER BRİLİĞİ SENDİKASI ADINA YÜRÜTME KURULU BAŞKANI BAŞKAN DENİZ EZER için hiçbir sonuç bulunamadı. Güvenirliği ve Geçerliliği Sorgulanan SınavıN Sonucuna Göre Öğretmenlere yönelik Kibirli Üslubu Kabul Etmiyoruz! Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum da katıldığı bir programda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullanmıştır: Sınavı kazanamadıkları için öğretmen olamıyorlar. Gidiyor, merdiven altı kurs açıyorlar. Burada bu sınavı kazanmış, daha çalışkan, daha başarılı öğretmenlerimiz varken, yıllarca öğretmenlik yapmış kişiler varken gidiyorsunuz. Akıl kârı bir iş değil. Bu sözler, ataması yapılmayan öğretmenleri aşağılayan bir üsluptur. Böyle bir dil, bir bakana asla yakışmamaktadır. Sayın Bakan daha önce de özel sektörde veya dershanelerde çalışan öğretmenleri öğretmen olarak görmediğini dile getirmiş, 10 Mayıs ta katıldığı bir etkinlikte kendisine tepki gösteren mülakat mağduru bir öğretmene hakaretler yağdırmış ve onu terörle ilişkilendirmiştir. Bu ifadeler bir bakana yakışmayacak sözlerdir. Biz, Bakan ın bu kibirli üslubunu kabul etmiyoruz. Türkiye de 83 bine yakın ücretli öğretmen, yaklaşık 700 bin atama bekleyen öğretmen vardır. Bakan emeğiyle geçinmek isteyen öğretmenlere hakaret etmek yerine; Neden yalnızca 20 bin atama yapıldığını, Neden ucube bir atama sistemi getirildiğini, AGS denilen uydurma sınavın neden uygulandığını, Mülakatlarda kaç öğretmenin yaşamını kararttığını, Partisinin seçim vaatlerinde yer almasına rağmen mülakatın neden kaldırılmadığını ve torpilin nasıl resmileştirildiğini, Ataması yapılmadığı için intihar eden kaç öğretmen olduğunu açıklamalıdır. Sayın Bakan, öğretmenlere hakaret etmek yerine bu sorulara yanıt vermelidir. Kabul etmiyoruz! Ataması yapılmayan her bir meslektaşımız, saygıdeğer bir öğretmendir.Özür Dileyiniz.. EĞİTİMDE DEVRİM YAPTIK DİYEREK GERÇEKLERİ KAPATAMAZSINIZ Evyap İbrahim Hakkı Fen Lisesi nin 200 öğrenci kapasiteli pansiyonunun açılışı konuşmasında Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cumhurbaşkanımızın desteğiyle 20 yılda eğitimde yapılanlar, 80 yıllık geçmişte yapılanlardan fazladır. Bugün Türkiye, eğitimde devrim gerçekleştiren ülkeler arasında anılacaktır. şeklinde bir ifade kullanmıştır. Evet, Sayın Bakan; bir devrim gerçekleştirdiniz ama bu devrim gerici bir devrimdir. Eğitim sistemini bilimden, laiklikten ve kamusal temelden koparıp cemaatlere, vakıflara teslim ettiniz. Eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldırdınız. Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) adı altında çocuk işçiliğini meşrulaştırarak övündünüz. Çocukları ucuz iş gücü olarak sermayenin hizmetine sundunuz. Bu sizin gözünüzde bir başarı, bir devrim olabilir; ancak gerçekte büyük bir iflasın itirafıdır. Gerçek bir devrim, eğitimde laikliği, bilimi ve kamusal eşitliği güçlendirmek olurdu. Siz ise eğitimi piyasalaştırarak, tarikat ve cemaatlerin denetimine bırakarak, gençleri ucuz iş gücü pazarına sürerek eğitim sistemini çökerttiniz. Bu nedenle bugün geldiğimiz noktada yaşanan şey bir eğitim devrimi değil, tam anlamıyla bir eğitim felaketidir. TÜM ÖĞRETMENLER BRİLİĞİ SENDİKASI ADINA YÜRÜTME KURULU BAŞKANI BAŞKAN DENİZ EZER

Paylaş
Yazı boyutu
100%
“Güvenirliği ve Geçerliliği Sorgulanan Sınavın Sonucuna Göre Öğretmenlere yönelik Kibirli Üslubu Kabul Etmiyoruz!” Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’da katıldığı bir programda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullanmıştır: “Sınavı kazanamadıkları için öğretmen olamıyorlar. Gidiyor, merdiven altı kurs açıyorlar. Burada bu sınavı kazanmış, daha çalışkan, daha başarılı öğretmenlerimiz varken, yıllarca öğretmenlik yapmış kişiler varken gidiyorsunuz. Akıl kârı bir iş değil.” Bu sözler, ataması yapılmayan öğretmenleri aşağılayan bir üsluptur. Böyle bir dil, bir bakana asla yakışmamaktadır. Sayın Bakan daha önce de özel sektörde veya dershanelerde çalışan öğretmenleri öğretmen olarak görmediğini dile getirmiş, 10 Mayıs’ta katıldığı bir etkinlikte kendisine tepki gösteren mülakat mağduru bir öğretmene hakaretler yağdırmış ve onu terörle ilişkilendirmiştir. Bu ifadeler bir bakana yakışmayacak sözlerdir. Biz, Bakan’ın bu kibirli üslubunu kabul etmiyoruz. Türkiye’de 83 bine yakın ücretli öğretmen, yaklaşık 700 bin atama bekleyen öğretmen vardır. Bakan emeğiyle geçinmek isteyen öğretmenlere hakaret etmek yerine; Neden yalnızca 20 bin atama yapıldığını, Neden ucube bir atama sistemi getirildiğini, AGS denilen uydurma sınavın neden uygulandığını, Mülakatlarda kaç öğretmenin yaşamını kararttığını, Partisinin seçim vaatlerinde yer almasına rağmen mülakatın neden kaldırılmadığını ve torpilin nasıl resmileştirildiğini, Ataması yapılmadığı için intihar eden kaç öğretmen olduğunu açıklamalıdır. Sayın Bakan, öğretmenlere hakaret etmek yerine bu sorulara yanıt vermelidir. Kabul etmiyoruz! Ataması yapılmayan her bir meslektaşımız, saygıdeğer bir öğretmendir.Özür Dileyiniz.. EĞİTİMDE DEVRİM YAPTIK DİYEREK GERÇEKLERİ KAPATAMAZSINIZ Evyap İbrahim Hakkı Fen Lisesi’nin 200 öğrenci kapasiteli pansiyonunun açılışı konuşmasında Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Cumhurbaşkanımızın desteğiyle 20 yılda eğitimde yapılanlar, 80 yıllık geçmişte yapılanlardan fazladır. Bugün Türkiye, eğitimde devrim gerçekleştiren ülkeler arasında anılacaktır.”şeklinde bir ifade kullanmıştır. Evet, Sayın Bakan; bir devrim gerçekleştirdiniz ama bu devrim gerici bir devrimdir. Eğitim sistemini bilimden, laiklikten ve kamusal temelden koparıp cemaatlere, vakıflara teslim ettiniz. Eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldırdınız. “Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM)” adı altında çocuk işçiliğini meşrulaştırarak övündünüz. Çocukları ucuz iş gücü olarak sermayenin hizmetine sundunuz. Bu sizin gözünüzde bir başarı, bir devrim olabilir; ancak gerçekte büyük bir iflasın itirafıdır. Gerçek bir devrim, eğitimde laikliği, bilimi ve kamusal eşitliği güçlendirmek olurdu. Siz ise eğitimi piyasalaştırarak, tarikat ve cemaatlerin denetimine bırakarak, gençleri ucuz iş gücü pazarına sürerek eğitim sistemini çökerttiniz. Bu nedenle bugün geldiğimiz noktada yaşanan şey bir “eğitim devrimi” değil, tam anlamıyla bir eğitim felaketidir.

TÜM ÖĞRETMENLER BRİLİĞİ SENDİKASI ADINA YÜRÜTME KURULU BAŞKANI BAŞKAN DENİZ EZER
Mektepli Gazete | Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası TÖB-SEN: Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in atanamayan öğretmenler için söylediği “Sınavı kazanamadıkları için atanamıyorlar, gidip merdiven altı kurs açıyorlar” sözleri kabul edilemez!