Emekliler Çağlayan'dan seyyanen zam çağrısı yaptı: “Emekliyi yoksulluğa mahkum etmeyin”
İstanbul Adliyesi önünden seslenen DİSK'e bağlı Devrimci Emekliler Sendikası, Tüm Emeklilerin Sendikası ve diğer emekli örgütleri, emeklilerin ve memurların biriken gelir kayıplarının telafi edilmesini, seyyanen zam yapılmasını ve intibak yasasının çıkarılmasını istedi. Devrimci Emekliler Sendikası MYK Üyesi Hikmet Yıldız, “Seyyanen zam bir lütuf değil, emeğin hakkıdır... Emekliyi yoksulluğa mahkum etmeyin” dedi.

Haber: Zuhal ÇİLOĞLAN- Kamera: Belçim KILIÇKIRAN
(İSTANBUL) İstanbul Adliyesi önünden seslenen DİSK'e bağlı Devrimci Emekliler Sendikası, Tüm Emeklilerin Sendikası ve diğer emekli örgütleri, emeklilerin ve memurların biriken gelir kayıplarının telafi edilmesini, seyyanen zam yapılmasını ve intibak yasasının çıkarılmasını istedi. Devrimci Emekliler Sendikası MYK Üyesi Hikmet Yıldız, “Seyyanen zam bir lütuf değil, emeğin hakkıdır... Emekliyi yoksulluğa mahkum etmeyin” dedi.
Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi önünde emekli hakları için yapılan açıklamada konuşan DİSK Devrimci Emekliler Sendikası MYK Üyesi Hikmet Yıldız, yüksek enflasyon karşısında emekli ve memur maaşlarının her geçen gün eridiğini belirtti. Yoksulluğun kalıcı hâle geldiğini söyleyen sendika yöneticisi, “Saraylarda alınan kararlarla milyonların sofrasında zorunlu gıdalar azalıyor. Sofralardan her gün bir tabak eksiliyor” ifadelerini kullandı.
Yargı kararlarının uygulanmasına, hak arayan işçi ve sendikacılara yönelik baskılara ve seçilmiş belediyelere müdahalelere de tepki gösteren Yıldız, emeklilerin hak mücadelesini sürdüreceğini söyledi.
"SEYYANEN ZAM DERHAL YAPILMALI"
Sendikanın taleplerini sıralayan Yıldız, “Memurun ve emeklinin yıllardır biriken gelir kaybı telafi edilmelidir. Seyyanen zam derhal yapılmalıdır. Seyyanen zam bir lütuf değil, emeğin hakkıdır” dedi. İktidara “Emekliyi yoksulluğa mahkûm etmeyin” diye seslenen sendika yöneticisi, intibak yasasının da çıkarılmasını istedi.
Emeklilerin yalnızca geçim mücadelesi vermediğini belirten Yıldız, “Biz sadece ekmek mücadelesi vermiyoruz, demokrasi mücadelesi de veriyoruz. Hakkımızı alana kadar mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.
Tüm Emeklilerin Sendikası adına yapılan açıklamada da seyyanen zam talebiyle ilgili süreç şöyle anlatıldı:
"2023 yılında yapılan kamuoyu yoklamalarında AKP iktidarı, yaklaşan milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde umduğunu bulamayacağını anlayınca, önemli vaatlerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Mayıs 2023'te, seçimlere 3 gün kala, en düşük memur maaşını 22 bin lirayı bulacağını açıklarken, memur maaşlarındaki artışların memur emeklilerine de otomatik olarak yansıyacağını söyledi.
Aynı gün AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu yapılacak düzenlemye ilişkin, 'Bu düzenlemeden bütün emeklilerimiz de yararlanacak'açıklamasında bulundu.
"EMEKLİLERİ OYALAMA TAKTİĞİ"
Ancak seçimlerin ardından çıkarılan düzenlemede kamu görevlilerinin maaşlarına net 8077 TL seyyanen ödeme yapılırken, memur emeklilerinin aylıklarına hiç bir ekleme yapılmadı. Emeklilerin giderek toplumsal dengeleri değiştirmeye başladığı, kamu çalışanlarının iktidardan uzaklaştığı bir dönemde, AKP iktidarı, memurları yanına alıp, emeklilere de umut vererek, oy kayıplarını önlemeye çalıştı. Aradan geçen bunca zamana rağmen, emeklilere verilen vaadlere yönelik hiç bir adım atılmadı. Yaptığımız girişimlere hiç bir olumlu yanıt vermediler. Emekli sendikaları olarak, bir çok örneğine tanık olduğumuz bu tarzın, emeklileri oyalama taktiği olduğu çok açıktı."
Çıkarılan yasada emeklilerin dışarıda tutulmasının 4688 sayılı kanuna ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunun vurgulandığı açıklamada şu görüşlere yer verildi:
"İktidar, yasanın arkasında dolanmış, meseleyi bir oldu bittiye getirmiş, adeta hile yapmıştır. Aklımıza şu soru gelmiyor değildir! Siyasi iktidar seyyanen zam emeklilere de verilecek diye açıklama yapıp, sonra caymasının nedeni o tutarları seçimlerde kullanmayı tasarlamış olabilir mi?
Bu soruya tatmin edici bir yanıt almış değiliz.
"25 BİN 100 LİRAYI BULAN SEYANEN ZAM TÜM EMEKLİLERE VERİLMELİDİR"
Ayrıca memur emeklileri dışında kalan emeklilerin ezici bir çoğunluğu, dip aylık çeperinde aylık alan SGK, Bağ-Kur emeklilerine, dul ve yetim aylığı alanlara yönelik hiç bir açıklama yapılmamıştır. Oysa sorunun çözümü; emekliler arasında ayrımcılığı değil, eşitliği temel alan bir düzenlemeyle, emekli aylıklarının insanca yaşam koşullarına yükseltilmesinden geçer. Bugün 25 bin 100 lirayı bulan seyanen zam bu kapsamda değerlendirilmeli ve bütün emeklilere verilmelidir. Tekrar hatırlatmak istiyoruz. Çok sayıda girişimlerimiz, hak arama eylemlerimiz olmasına karşın, iktidar tarafından herhangi olumlu bir adım atılmamaya devam ediliyor. İktidar sesimizi duymalıdır.
Ne Cumhurbaşkanı, ne de bakanlıklar, ne de TBMM'de çoğunluğa sahip iktidar partisi ve ortakları sözünü tutmadı. Memur emeklileri için kulislerde 2024 yılı işaret edildiği lafları dolaştırıldı. Bu söylentiyi yayanlar, aslında seçimlerde oy kaygısıyla umut yaratmaya çalışıyorlardı. Beklenildiği gibi hiç bir adım atılmadı. Komik bir şekilde tatil yapacak emeklilerin kredi yurtlar kurumunda konaklayabileceklerini açıkladılar! Emeklinin tatil yapacak halleri mi vardır! Tok acın halinde ne anlar ki!
İktidar memur emeklilerine verilen sözü tutmadığı gibi, memur emeklisi dışında kalan emeklileri telafuz dahi etmediler. Ülke de adaletin, hukukun siyasal tercihlere göre biçimlendiğini biliyoruz. Yine de haksızlığın giderilmesi için bir umutla yargıya gidildi. Beklendiği gibi açılan davalar bir bir red edildi. Dava Anayasa Mahkemesi'ne kadar taşındı. Sürecin ilk mahkemelerde emeklilerin lehine sonuçlanmamasını siyasi karar olarak değerlendiriyoruz. İktidarın tercihi emekten yana değildir. Emeklilerden yana değildir. İktidar yoksuldan yana değildir.
"FON KRİZİYLE 1 TRİLYON LİRADAN FAZLA PARAYI HORTUMLAYANLAR İKTİDARLA İÇLİ DIŞLI"
Ülke kaynaklarının zenginlere, yandaşlara, faize aktarılmasında tereddüt etmeyenlerden, emeklinin sefaletini umursamalarını beklemiyoruz. Emeklilere 1000 lira vermemek için kırk takla atanların fon krizindeki hortumu açıklayacak yüzleri kalmamıştır. Fon kriziyle ay sonunu getirmek telaşındaki yoksulları umutlandırıp sonrada küçük küçük birikimlerini çalanların, 20 milyar doların üzerinde (1 trilyon liradan fazla) parayı hortumlayanların, iktidarla içli dışlı oluşuna bakılırsa, kimlerin kimlerle olduğu daha iyi anlaşılacaktır.
"GIDA, BARINMA KRİZİ HAD SAFHADA"
İktidar tavrını açıkça belirtiyor. Maden işçilerinin durumu, tekstil işçilerinin, emeklilerin, asgari ücretlilerin durumu ortadadır. Gıda krizi, barınma krizi had safhadadır. Devasa yoksulluk, hatta açlık ortada dururken, belediye başkanları, meclis üyeleri, parti başkanları, demokrasi diyenler bir bir tutuklanmaktadır.
Dolayısıyla seyyanen zam meselesi de, diğerleri de son derece siyasaldır. Pozisyonumuzu buna göre belirlemeliyiz. Sonuç olarak; seyyanen zamın emeklilere de verilmesi için açılan davalar Anayasa Mahkemesi'ne taşınmıştır. Anayasa Mahkemesi açılan davaları bir dosyada birleştirmiş ve sümen altında bekletmekteydi. Gelen teplikler ve ülke sathında alanlara çıkılacağının duyulması üzerine, davanın kabul edilebilir şartları olduğu ve konunun esasta görüşülmesi için dosyanın ilgili bölüme sevki kabul edilmiştir. Anayasa Mahkemesi davayı esastan görüşecektir.
Bu sürenin çok uzamaması gerekir. Sürenin uzatılması Anayasa Mahkemesi'ni şaibe altında bırakacaktır. Anayasa Mahkemesi iktidarın olası işaretini veya baskısını dikkate almamalıdır. Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu davayı zaman geçirmeden bir an önce görüşmesini, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe dur demesini 17 milyon emekliler adına bekliyoruz."
Emekli eylemine destek veren YENİ Parti İl Başkan Yardımcısı Sinan Karaca da “Aslında bugün burada emekli temsilcileri söylenebilecek birçok şeyi söyledi. Biz bugün buraya siyaset yapmak için gelmedik. Bu alanlarda artık siyaset yapılmaması gerektiğini düşünüyoruz." dedi.
Karaca şunları söyledi:
"İnsanlar evine ekmek getiremiyor. Ben İstanbul’da emeklilerle çalışıyorum. Üç dernekle birlikte bu işleri yaptık. Birçok arkadaşımızı görüyoruz; insanlar sosyalleşecek alan bulamıyor... Geçen bayramda emekli vatandaşlarımıza bin lira ikramiye vermemek için neler yapıldı arkadaşlar. Bugün o parayla, sekiz milyar lirayla, bu ülkedeki bütün emekliler evlerine bin lira para götürebilirlerdi.
Ama bildiğimiz gibi bu olaylar artık bizim ülkemizde normalleşti arkadaşlar. Yani Adalar’daki on tane meclis üyesi değişebilir, Üsküdar’daki belediye el değiştirirken bu ülkede kimse sesini çıkarmıyor. Biz ses çıkarmaya çalışsak da kanunla, adaletle, o yargı sopasıyla bu ülkedeki birçok şey, gördüğünüz gibi, maalesef sindiriliyor.
"HAKSIZLIĞA UĞRAYAN HERKESİN YANINDAYIZ"
Bugün de burada emekli kardeşlerimiz Türkiye genelinde bu sesi çıkarmak için buradalar. Biz de onların yanındayız. YENİ Parti olarak sonuna kadar emekçilerle, emekçi dostlarımızla, emeklilerimizle, can yoldaşlarımızla bu ülkenin bir tık daha ileriye gidebilmesi, en azından demokrasiye kavuşabilmesi amacıyla bugün buradayız. Sadece ve sadece belki bu ülkeye demokrasi gelir diye… Sandık geldiği gün, bu ülkedeki emekli vatandaşlarımızla birlikte bu iktidarı aldığımızda, inanın YENİ Parti’yle birlikte bu sorunların üzerine hep beraber gideceğiz. Başkanlarımız da bildiğiniz gibi bununla ilgili çalışmalar yapıyor. Hem eğitimciler için hem de diğer emekçiler için.
Aslında biz genelliyoruz. İnsanları, bildiğiniz gibi, kapitalizmin en kötü yönü olan 'parçala, yönet' şeklinde ayırıyorlar. Bu ülkedeki emekli öğretmen de aynı sıkıntıyı çekiyor. Bu ülkedeki normal madenci de, emeklisi de, çalışanı da aynı sıkıntıyı çekiyor. Biz bunların adını 'emekli' ve 'emekçi' olarak söylemek istiyoruz... İnsanları artık böldükleri, parçaladıkları, bizi birbirimizden ayrıştırdıkları; yani daha önceden yaptıkları gibi Kürt açılımı, Roman açılımı, Alevi açılımı… Kardeşim, biz ulus bir devletiz. Biz hepimiz biriz. Bizim kimsenin haklarını ayrı ayrı savunmamıza gerek yok. Bu ülkede yaşayan, haksızlığa uğrayan herkesin yanındayız. Sonuna kadar dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz.”