Mektepli Gazete

Dr.Öğr.Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: “Memlekete Yabancılaşma” Şiddeti Tetikliyor!

“Memlekete Yabancılaşma” Şiddeti Tetikliyor! Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Karaağaçlı 1.Şiddet Lekesi Son günlerde Türkiye Coğrafayası’nda Şiddet olgusunda hemen her gün “kadın cinayetleri” işleniyor. Şiddetin sosyolojik değişkenlerinden olan bireysel ve toplumsal yabancılaşma da şiddet eylemlerini olumsuz manada beslemektedir. Günlük yaşamda, eğitim, sağlık, siyasal, ve spor alanları diğer alanlardan ayrı bir olguymuş gibi görülürken; artan hayat pahalılığı ve insanların alım gücünün azalması insanların normal davranmalarına engel olmaktadır. Suçun bireyselliğinin göz ardı edilmesi de şiddet olaylarını artırmaktadır. 2.Şiddet Her Yerde! TBMM’de kürsü dokunulmazlığına rağmen; şiddet yaşanıyor. 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a rağmen; şiddet artıyor. 6222 Sayılı Sporda Şiddet Kanunu’na rağmen; her düzey yarışmacı spor sahalarında şiddet gözleniyor. Özne, parti ve şehir ayrımıyla şiddet meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Eşitsizlikler ve duyarsızlıklar şiddeti artırıyor: Toplumsal eşitsizlikler ve duyarsızlıklarla insanların birbirine kötü davranması olağan davranış kalıbı gibi görülüyor. 3.Yabancılaşma ve Şiddet Yabancılaşma yani anomi, özünde “kanunsuzluk” ya da “normsuzluktur.” Yabancılaşma sonucunda; Kişisel yön kaybolmaları yaşanır. Kurallar hiçe sayılır. Toplumsal dokular zayıflar. Toplumsal bağlar zedelenir. Toplumsal dayanışma giderek imha olur. Fransız sosyolog Durkheim (1858-1917) ve Amerikalı sosyolog Merton (1910-2003) yabancılaşmayı, toplumun istedikleriyle bireylerin kendi istekleri arasındaki farklılaşma olarak görmüşlerdir (Durkheim, 1951; 241 ve Merton, 1973:134). Yabancılaşma, bireylerin bir davranışta bulunması gerektiğinde hangi normu ölçüt alacaklarını bilememe ve toplumla çelişme durumudur. Çünkü; bireylerin toplumsal normları benimsemeyerek çelişmeleri toplumla bütünleşmelerini engeller ve düzensizlik durumu oluşturur. Yabancılaşmada; bireyin önce kendine, ailesine sonra topluma ve yönetsel kurallara doğru yabancılaşmaya doğru eğilim gözlenir. Durkheim’a göre, Marksist kuramın vurguladığı işçi-işveren ve endüstriyel sınıf çatışması da bir tür bir yabancılaşma belirtisidir (Durkheim, 1951; 247). Şiddet kaynaklı yabancılaşmada; “yalnızlık, yalıtılmışlık, kültürel ve sosyal yön bulmakta zorluk, güçsüzlük ve çaresizlik” duyguları kendini gösterir. 4.Şiddette Temel Sorun; “Empati Yoksunluğudur! Memleket olarak, “benden-bizden özneli” cümleler eylemleri de empatisiz yaptırıyor. Şiddet her yerde şiddettir. Kimlik, statü, tekil ya da çoğul şahıs olması şiddet gerçeğini değiştiremez. Şiddette temel sorunumuz empati eksikliği olduğu için karşımızdaki “ne yapar, ne hisseder, ne düşünür?” demeden hareket ediliyor! Siyasal, sosyal, eğitim ve aile içi hemen alanda şiddet, “ben ve biz” savunuları şiddet yapana destek oluyor. Oysa, her bağlamda şiddete “sıfır müsamahayla yaklaşmamız” gerekiyor. 5.Şiddette Temel Eksiklik; “Ulusal İradeli Yönetim Yoksunluğudur!” Şiddet gibi lekeli ve zedeli bir konu elbette “tek bir değişkenle açıklanamaz.” Bu bakış ise şiddetin yaşamı kapsadığı gerçeğinden hareketle, merkezi idareye (1)Özel düzenlemeler-Yasama, (2)Sorumlulular-Yürütme ve (3)Yaptırımlar-Yasama işlevlerini “bir hakkın, amasız-fakatsız-lakinsiz” yerine getirme yükümlüğü vermektedir. Bu bakıştan hareketle, şiddetin artmasının öncelikli nedeni; “Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden uzaklaşılarak, Türkiye Cumhuriyeti Devlet aklının, hafızasının, kültürünün, yurtta ve gezegende barışcıllık ilkesinin ve icra geleneğinin Yeni Türkiye güzellemelerine gündem yapılmasıdır (Karaağaçlı, 2024-1). Türkiye Coğrafyasında giderek artan şiddet olaylarının diğer tümel nedenleri ise; ulusal irade yoksunu siyasi tercihlerle; (1)6284 ve 6222 Sayılı Kanunların tam olarak uygulanmaması, (2İş, emek ve alınterisiz sanal paradan para kazanmaların yaygınlaşması, (3)Etik ikliminin bozulması, (4)Ahlak iklimin zayıflaması, (5)Merkezi ve bürokratik yetkililerin görev formasyonlarındaki yetersizliklerinden dolayı nepotizmle o yerlere gelmesi, (6)Yeni özneli tutucu ve kuşatmacı politikaların uygulanmasıdır. 6.Yargı ve Vargı Şiddet çok yönlü lekeli bir olgu olarak, toplumu oluşturan aile, eğitim, ekonomi, siyaset, devlet , hukuk, spor ve demokratik toplum kurumları bütünlüğü içinde ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Şiddet sorunsalının çözümünde paydaş ortak hedeflerine ve katılımına gereksinimler artmaktadır. Anılan bu gereksinimi gidermek amacıyla toplumu yeniden yapılandırmada öncü rolleri olan eğitim, okul, öğretmen ve öğrenci paydaşlarının ortak, dayanışmacı, eşgüdümlü, eşzamanlı ve eş görevli katılımları yaşamsal önem ve değer taşımaktadır. İşte bu nedenle, “eğitim gelecektir” bulgusunun ışığında yaşama ve eğitime, yabancılaştıran şiddet problematiğinin sıfır hoşgörüyle reel politikte ele alınması, kısa vadede azaltılması orta vadede ise tamamen ortamdan kaldırılması gereği dirik ve dinamik tutulmalıdır. Kaynaklar Durkheim, E. (1951). The Division of Labor in Society. Çev: Spaulding-Simpson. Division of Labor. USA. New-York. Merton, K. R. (1973). Social Structure and Yabancılaşmae, Social Theory and Social Structure. The Sociology of Science Volume:3; Issue:5. Karaağaçlı, M. (2019-3). Okullarda ve Eğitimde Şiddetin Evrilmesi. Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı. Ankara: 15-16 Kasım.2019. TC Cumhurbaşkanlığı THİEK. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (HİEK) 08.11.2019 tarih ve E1724 Sayılı yazısı. Çaliştaya sözlü bildirili ve sunumlu katılım. Ankara; Green Park Konferans Salonu. 16 Kasım 2019. Karaağaçlı, M. (2023).Yaşama, Eğitbilime ve Okul İklimine Yabancılaştıran Şiddeti Giderme Yaklaşımları. Şiddet Döngüsü ve Çözüm Önerileri Sempozyumu 22-23 Aralık 2023. Samsun: 19 Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü’nün Düzenlediği Sempozyum’a Çağrılı konuşmacı olarak katılım. Karaağaçlı, M. (2022-3).6222 Sayılı Yasa Gereği Şiddet Her Yerde Şiddettir! Niye Şehir Kimliği Öne Çıkarılıyor? Ankara: www.yurtspor.com. 29.11.2022. Karaağaçlı, M. (2023). Futbolunuz Batsın! Ankara: https://www.yurtspor.com/kose-yazisi/267. html/09.08.2023 Karaağaçlı, M. (2024-1).Kamusal Bürokrasinin İdeolojisi; Anayasa ve Cumhuriyetin Kurucu Düşünselidir http://www.mektepligazete.com.Köşe Yazıları 28.05 2024. İletişim ve Erişimi Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI T.C.Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğretim Üyesi e-posta-1: [email protected] e-posta-2: [email protected] Web-1 : w3.gazi.edu.tr/~mkara Web-2 :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara ORCID :https://orcid.org/0000-0003-3488-1021 Süren Yayın Ortamları ve Portalları Futbol-spor-yorum :www.yurtspor.com.yazarlar Eğitim,sosyoloji ve güncel:www.mektepligazete.com.köşeyazıları Bilim-araştırma :www.mektepligazete.tebeşirbülten.com Konuk yazarlığı-1 :www.bcp.org.tr Konuk yazarlığı-2 :www.derslerdergisi.comr Tüm yayınlar blogu :mustafakaragacli.blogspot.com Bilişim Medyaları Facebook-1 :Kirizma Facebook-2 :Mustafa Karaağaçlı X :M_Karaagacli_ İnstagram :mustafakaraagacli1 Youtube kanalı:http://www.akademikada.youtube.com/@

Paylaş
Yazı boyutu
100%
“Memlekete Yabancılaşma” Şiddeti Tetikliyor!
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Karaağaçlı
1.Şiddet Lekesi
Son günlerde Türkiye Coğrafayası’nda Şiddet olgusunda hemen her gün “kadın cinayetleri” işleniyor.
Şiddetin sosyolojik değişkenlerinden olan bireysel ve toplumsal yabancılaşma da şiddet eylemlerini olumsuz manada beslemektedir.
Günlük yaşamda, eğitim, sağlık, siyasal, ve spor alanları diğer alanlardan ayrı bir olguymuş gibi görülürken; artan hayat pahalılığı ve insanların alım gücünün azalması insanların normal davranmalarına engel olmaktadır.
Suçun bireyselliğinin göz ardı edilmesi de şiddet olaylarını artırmaktadır.
2.Şiddet Her Yerde!
TBMM’de kürsü dokunulmazlığına rağmen; şiddet yaşanıyor. 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a rağmen; şiddet artıyor. 6222 Sayılı Sporda Şiddet Kanunu’na rağmen; her düzey yarışmacı spor sahalarında şiddet gözleniyor.
Özne, parti ve şehir ayrımıyla şiddet meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Eşitsizlikler ve duyarsızlıklar şiddeti artırıyor: Toplumsal eşitsizlikler ve duyarsızlıklarla insanların birbirine kötü davranması olağan davranış kalıbı gibi görülüyor.
3.Yabancılaşma ve Şiddet
Yabancılaşma yani anomi, özünde “kanunsuzluk” ya da “normsuzluktur.”
Yabancılaşma sonucunda;
Kişisel yön kaybolmaları yaşanır.
Kurallar hiçe sayılır.
Toplumsal dokular zayıflar.
Toplumsal bağlar zedelenir.
Toplumsal dayanışma giderek imha olur.
Fransız sosyolog Durkheim (1858-1917) ve Amerikalı sosyolog Merton (1910-2003) yabancılaşmayı, toplumun istedikleriyle bireylerin kendi istekleri arasındaki farklılaşma olarak görmüşlerdir (Durkheim, 1951; 241 ve Merton, 1973:134).
Yabancılaşma, bireylerin bir davranışta bulunması gerektiğinde hangi normu ölçüt alacaklarını bilememe ve toplumla çelişme durumudur. Çünkü; bireylerin toplumsal normları benimsemeyerek çelişmeleri toplumla bütünleşmelerini engeller ve düzensizlik durumu oluşturur.
Yabancılaşmada; bireyin önce kendine, ailesine sonra topluma ve yönetsel kurallara doğru yabancılaşmaya doğru eğilim gözlenir.
Durkheim’a göre, Marksist kuramın vurguladığı işçi-işveren ve endüstriyel sınıf çatışması da bir tür bir yabancılaşma belirtisidir (Durkheim, 1951; 247). Şiddet kaynaklı yabancılaşmada; “yalnızlık, yalıtılmışlık, kültürel ve sosyal yön bulmakta zorluk, güçsüzlük ve çaresizlik” duyguları kendini gösterir.
4.Şiddette Temel Sorun; “Empati Yoksunluğudur!
Memleket olarak, “benden-bizden özneli” cümleler eylemleri de empatisiz yaptırıyor. Şiddet her yerde şiddettir. Kimlik, statü, tekil ya da çoğul şahıs olması şiddet gerçeğini değiştiremez. Şiddette temel sorunumuz empati eksikliği olduğu için karşımızdaki “ne yapar, ne hisseder, ne düşünür?” demeden hareket ediliyor!
Siyasal, sosyal, eğitim ve aile içi hemen alanda şiddet, “ben ve biz” savunuları şiddet yapana destek oluyor.
Oysa, her bağlamda şiddete “sıfır müsamahayla yaklaşmamız” gerekiyor.
5.Şiddette Temel Eksiklik; “Ulusal İradeli Yönetim Yoksunluğudur!”
Şiddet gibi lekeli ve zedeli bir konu elbette “tek bir değişkenle açıklanamaz.” Bu bakış ise şiddetin yaşamı kapsadığı gerçeğinden hareketle, merkezi idareye (1)Özel düzenlemeler-Yasama, (2)Sorumlulular-Yürütme ve (3)Yaptırımlar-Yasama işlevlerini “bir hakkın, amasız-fakatsız-lakinsiz” yerine getirme yükümlüğü vermektedir.
Bu bakıştan hareketle, şiddetin artmasının öncelikli nedeni; “Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden uzaklaşılarak, Türkiye Cumhuriyeti Devlet aklının, hafızasının, kültürünün, yurtta ve gezegende barışcıllık ilkesinin ve icra geleneğinin Yeni Türkiye güzellemelerine gündem yapılmasıdır (Karaağaçlı, 2024-1).
Türkiye Coğrafyasında giderek artan şiddet olaylarının diğer tümel nedenleri ise; ulusal irade yoksunu siyasi tercihlerle; (1)6284 ve 6222 Sayılı Kanunların tam olarak uygulanmaması, (2İş, emek ve alınterisiz sanal paradan para kazanmaların yaygınlaşması, (3)Etik ikliminin bozulması, (4)Ahlak iklimin zayıflaması, (5)Merkezi ve bürokratik yetkililerin görev formasyonlarındaki yetersizliklerinden dolayı nepotizmle o yerlere gelmesi, (6)Yeni özneli tutucu ve kuşatmacı politikaların uygulanmasıdır.
6.Yargı ve Vargı
Şiddet çok yönlü lekeli bir olgu olarak, toplumu oluşturan aile, eğitim, ekonomi, siyaset, devlet , hukuk, spor ve demokratik toplum kurumları bütünlüğü içinde ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Şiddet sorunsalının çözümünde paydaş ortak hedeflerine ve katılımına gereksinimler artmaktadır.
Anılan bu gereksinimi gidermek amacıyla toplumu yeniden yapılandırmada öncü rolleri olan eğitim, okul, öğretmen ve öğrenci paydaşlarının ortak, dayanışmacı, eşgüdümlü, eşzamanlı ve eş görevli katılımları yaşamsal önem ve değer taşımaktadır. İşte bu nedenle, “eğitim gelecektir” bulgusunun ışığında yaşama ve eğitime, yabancılaştıran şiddet problematiğinin sıfır hoşgörüyle reel politikte ele alınması, kısa vadede azaltılması orta vadede ise tamamen ortamdan kaldırılması gereği dirik ve dinamik tutulmalıdır.
Kaynaklar
Durkheim, E. (1951). The Division of Labor in Society. Çev: Spaulding-Simpson. Division of Labor. USA. New-York.
Merton, K. R. (1973). Social Structure and Yabancılaşmae, Social Theory and Social Structure. The Sociology of Science Volume:3; Issue:5.
Karaağaçlı, M. (2019-3). Okullarda ve Eğitimde Şiddetin Evrilmesi. Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı. Ankara: 15-16 Kasım.2019. TC Cumhurbaşkanlığı THİEK. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (HİEK) 08.11.2019 tarih ve E1724 Sayılı yazısı. Çaliştaya sözlü bildirili ve sunumlu katılım. Ankara; Green Park Konferans Salonu. 16 Kasım 2019.
Karaağaçlı, M. (2023).Yaşama, Eğitbilime ve Okul İklimine Yabancılaştıran Şiddeti Giderme Yaklaşımları. Şiddet Döngüsü ve Çözüm Önerileri Sempozyumu 22-23 Aralık 2023. Samsun: 19 Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü’nün Düzenlediği Sempozyum’a Çağrılı konuşmacı olarak katılım.
Karaağaçlı, M. (2022-3).6222 Sayılı Yasa Gereği Şiddet Her Yerde Şiddettir! Niye Şehir Kimliği Öne Çıkarılıyor? Ankara: www.yurtspor.com. 29.11.2022.
Karaağaçlı, M. (2023). Futbolunuz Batsın! Ankara: https://www.yurtspor.com/kose-yazisi/267. html/09.08.2023
Karaağaçlı, M. (2024-1).Kamusal Bürokrasinin İdeolojisi; Anayasa ve Cumhuriyetin Kurucu Düşünselidir http://www.mektepligazete.com.Köşe Yazıları 28.05 2024.
İletişim ve Erişimi
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI
T.C.Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi, EBB Öğretim Üyesi
e-posta-1: [email protected]
e-posta-2: [email protected]
Web-1 : w3.gazi.edu.tr/~mkara
Web-2 :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara
ORCID :https://orcid.org/0000-0003-3488-1021
Süren Yayın Ortamları ve Portalları
Futbol-spor-yorum :www.yurtspor.com.yazarlar
Eğitim,sosyoloji ve güncel:www.mektepligazete.com.köşeyazıları
Bilim-araştırma :www.mektepligazete.tebeşirbülten.com
Konuk yazarlığı-1 :www.bcp.org.tr
Konuk yazarlığı-2 :www.derslerdergisi.comr
Tüm yayınlar blogu :mustafakaragacli.blogspot.com
Bilişim Medyaları
Facebook-1 :Kirizma
Facebook-2 :Mustafa Karaağaçlı
X :M_Karaagacli_
İnstagram :mustafakaraagacli1
Youtube kanalı:http://www.akademikada.youtube.com/@
Mektepli Gazete | Dr.Öğr.Üyesi Mustafa KARAAĞAÇLI: “Memlekete Yabancılaşma” Şiddeti Tetikliyor!