Mektepli Gazete

Dr Mustafa Karaağaçlı: Memleketin 24 Kasım 2025’i “Reel Politikte Böbür Dilli, Pratikte ise Zedeli!”

Memleketin 24 Kasım 2025’i “Reel Politikte Böbür Dilli, Pratikte ise Zedeli!” Dr. Mustafa Karaağaçlı “Eğer insanlar öğretmen olarak doğarlar ve bu meslek için yetiştirilmeleri söz konusu olmazsa; aynı şey, doktorlar, mühendisler, kimyacılar, fizikçiler, iktisatçılar, vaizler, yönetseller, ve reel politikler için de geçerli değil midir?” 1.Öndeyi “Memleketin 24 Kasım 2025’i “Reel Politikte Böbür Dilli, Pratikte ise Zedeli” ” konulu bu makalenin amacı; Ulusal ölçekte kronikleşen öğretmen sorunlarına kamuoyunun dikkatini çekmektir. Alan yazın verilerine ek olarak yazarın postpozitivist görüşlerine ve gözlemlerine dayalı oluşturulan yazın; (1)Öndeyi, (2)Öğretmenler Günü Nasıl Doğdu? (3)Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Öğretmenler Gününe Tarihsel Bakış, (4)Ulusal Eğitim İstatistiklerde Böbür Dilli Ama; Öğretmen Öznesi Sorunlarla Dolu!, (5)Son Milli Eğitim Şurası’nda Öğretmen, (6)Sonuçlar, (7)Öneriler, (8)Vargı ve Yargı alt başlıklarında sistematize edilmiştir. 2.Öğretmenler Günü Nasıl Doğdu? Öğretmenler günü, öğretmenlik mesleğini yürüten öğretme uzmanlarını anmak ve onurlandırmak için kutlanan özel bir gündür. Evrensel ölçekte 1994’ten beri her yıl 5 Ekim Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) 1994 yılında aldıkları ortak bir kararla 5 Ekim’i “Uluslararası Öğretmenler Günü” olarak kutlanmasını önerdiler. 3.Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Öğretmenler Gününe Tarihsel Bakış 11 Kasım 1928 Bakanlar Kurulu kararıyla 24 Kasım 1928’de Millet Mektepleri Talimatnamesinin yayınlanmasıyla 24 Kasım 1928, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e "Millet Mektepleri'nin Başöğretmenliği" verildiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 “Atatürk Yılı” ise O’nun "başöğretmen" oluşunun yıldönümü olarak Türkiye ölçeğinde “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaya başladı (Atatürk, 2020). Öğretmenler Günü farklı ülkelerde farklı tarihlerde çeşitli etkinliklerle kutlanırken; Türkiye'de ise her yıl 24 Kasım günü Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor (Resmi Gazete, 1992). 4.Ulusal Eğitim İstatistiklerde Böbür Dilli Ama; Öğretmen Öznesi Sorunlarla Dolu! Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Örgün Eğitim Okullarında 1 milyon 187 bin 409 öğretmen görev yapıyor. Bu sayının 1 milyon 9 bin 671'i resmî okullarda, 177 bin 738'i özel okullarda istihdam ediliyor. Bu sayılarla böbürlenilen Ulusal eğitimde öğretmenlere dönük reel politiklerden 2025 güncelinde istenen ve beklenen iyileştirmeler gelmezken; artan sorunlar gözleniyor. Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Öğretmen Sorunlarından en çarpıcı olanları aşağıda ana çizgilerle tanıtılmaktadır: 4.1.Yeni maarif modeli öğretmenlere sevimli gelmedi: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla hazırlanan yeni öğretim programları okulöncesi, 1, 5 ve 9. sınıflarda 2024-2025 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlayan model öğretmenler tarafından benimsenemediği gözleniyor. Öğretmenler “etki, ihtiyaç analizi ve yansızlık” değişkenlerinde anılan modele eleştirilerini sürdürüyorlar. 4.2.Öğretmenlerin ders yükü-ücret dengesizliği: Öğretmenleri ders saatlerinin fazlalığıyla bu fazlalığın sonucu olması gereken “ders ücreti” ödemelerinin düşüklüğü ekonomik sorun olarak kayıtlarda duruyor. 4.3.Öğretmenlerin kurumsal aidiyet gereksinimi: Öğretmenlerin mesleğe, okula, sınıfa ve ulusal eğitimin önemli ve değerli bir üyesi olması temelli aidiyet duygusundaki ihtiyaçlar henüz giderilebilmiş görünmüyor. Bu konuda aidiyet Maslow’un ihtiyaçlar skalasında temel bir gereksinim olarak dururken; öğretmenlerin kurumsal aidiyet duyguları ve tavırlarının artırılması gereksinimi bulunuyor. 4.4.Öğretmen yetiştirme: Öğretmen yetiştirmede bilgi, beceri ve tutum bütünlüğünün sağlanamadığı gözlenmektedir. Bu konudaki formasyon yetersizliği eğitim fakültelerinde zorunlu-seçimli kategorilerindeki ders sayılarının fazlalığından dolayı öğretmenlik meslek bilgisi programında “uygulamalı” derslere yer verilmemektedir. 4.5.Milli Eğitim Akademi’lerinin defolarla dolu: MEA’lerinin (1)Derslerin kapsamındaki taklit defosu, (2)Uygulama yapılma gerekçesi, (3)dersleri yürütecek öğretim üyesi formasyonundaki farklılıklar, (4)Eğitsel fizik-mekan defosu ve (5)Konaklama defosu kalemlerinde somut çözümler bekleyen sorunlar bulunuyor. 4.6.Pedagojik formasyon sertifika eğitimi: 2025 güncelinde hala kırıntıları devam eden Pedagojik formasyon sertifika eğitim programının paralı kayıtlar karşılığında alınan belgeler öğretmen adaylarının “öğretmen profesyonelliğini” olumsuz olarak etkilemeye devam etmektedir. Pedagojik formasyon sertifika eğitim programının saha uygulamalarında dar zamanlı yürütülen programın bir programın temel öğelerinden olan (1)Hedef, (2)İçerik, (3)Eğitim durumları ve (4)Değerlendirme bütünselliğinden uzak yürütülmesi ulusal eğitimin öğretmen kaynağını olumsuz etkiliyor. 4.7. Öğretmen istihdamındaki farklı uygulamalar: Karl Marx’ın “gezegende her şey sınıfsaldır!” görüşünü bir kez daha teyitler nitelikteki; öğretmen istihdamındaki (1)kadrolu, (2)sözleşmeli ve (3)ücretli öğretmen statüleri kadrolu öğretmenlerin dışındaki diğer öğretmenlerin “her şey sınıfsaldır” lekesini daha da zedeleyen bu kadro farklılıkları sınıfsal ayrımlar temellinde aleyhlerine olmaktadır (Marx,2007). Bu durum ise başta ekonomik olmak üzere sırasıyla psikolojik, sosyolojik ve kültürel yönlerden sosyal statü, sosyal rol ve sosyal prestij öğretmen sorunlarını artırmaktadır. 4.8.Öğretmen atamalarındaki mülakat güvensizliği: Öğretmen atamalarında KPSS sonuçları sonrasında dikkate alınan ve İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında kaldırılacağı söylenen mülakatların güvenirliklerinin düşüklüğü tartışmaları devam ediyor (Karaağaçlı, 2024-1). 4.9.Öğretmenlik kariyer basamakları sınavı: Öğretmenlerin sosyo-ekonomik koşullarının iyileştirilmesi niyetli girişilen Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yazılı Sınav (ÖKBYS) sonucuna bağlanması da ve son yaşanan güncel öğretmen sorunlarındandır (Karaağaçlı, 2024-2). Anılan sınavın sorularının incelenmesi de sınavda öngörülen alanlara ait konular ile sorular ilişkisinde kapsam geçerliğinden ne kadar uzak olduğunun somut ipuçlarını vermektedir. Sahada görüşleri alınıp gözlenen sınava giren öğretmenler de “kendilerine yaşatılan stres, hazırlık ve mahalle-sosyal baskısının karşılığının bu b a s i t l i k t e ve i l k o k u l düzeyinde sorular olma-ması” hatta böylesine tuhaf bir sınavın hiç olma-ması yönündedir. 5.Son Milli Eğitim Şurası’nda Öğretmen 'Eğitimde Fırsat Eşitliği' başlığı altında 1-3 Aralık 2021’de gerçekleştirilen 20. Milli Eğitim Şurası’nın üç ana gündem maddesinden biri olan “Öğretmenlerin Mesleki Gelişiminin” ele alınması kararının Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yazılı Sınavına (ÖKBYS) endekslenmesi de öğretmenlerin mesleki-teknik gelişimlerinin test ile tost arasına sıkıştığının traji-dramatik bir yansımasıdır (www.meb.govtr. Kasım, 2021).  6.Sonuçlar “ “Memleketin 24 Kasım 2025’i “Reel Politikte Böbür Dilli, Pratikte ise Zedeli” konulu bu makalede elde edilen veriler ışığında beliren sonuçlar şunlardır: Öğretmen, eğitim-öğretim durumlarına ve eğitimin diğer öğelerine anlam katan rol ve görev tanımına sahiptir. Öğretmenlerin dört yıllık Eğitim Fakülteleri programlarını tamamlayıp mezun olmaları onları “birer öğretim uzmanı” yapmaktadır. Ayrıca bir uzman öğretmen gibi garip uygulamalı sınavlara alınması ve buna yasal dayanak aranması sosyo-ekonomik ve psiko-bilimsel bir yaklaşım değildir. Öğretmenlerin benimsemediği eğitim-öğretim programlarının ve modellerinin uygulanmasının istenmesi eğitim-öğretimin nitel standartlarını olumsuz etkilemektedir. Öğretmenlerin ders yükü-ücret dengesizliği onların kurumsal aidiyetlerini zedelemektedir. Pedagojik formasyon sertifika eğitimi süreçlerinin kayıt-belge ilişkili neden-sonucuyla alınan belgeler anılan öğretmen adaylarının “öğretmen profesyonelliğini” olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Öğretmen istihdamındaki farklı uygulamalar öğretmenlerin sosyal, ekonomik, psikolojik değişkenlerini ve motivasyonlarını düşürmektedir. Öğretmen atamalarındaki mülakat güvensizliği krizi sürmektedir. Öğretmenlik kariyer basamakları sınavına bağlı verilen öğretmen unvanları ve maddi farklar öğretmenler arasında farklı algı ve olgulara neden olmaktadır. 8.Öneriler “Memleketin 24 Kasım 2025’i “Reel Politikte Böbür Dilli, Pratikte ise Zedeli” konulu bu makalede ulaşılan sonuçlar ışığında geliştirilen öneriler aşağıda sıralanmaktadır. Öğretmenlerin sosyo-ekonomik bağlamlı iyileştirme girişimlerini Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yazılı Sınavına (ÖKBYS) bağlamak yerine; 24 Kasım Öğretmenler gününde her öğretmene maaş iyileştirmeleri yapılmalıdır. Ulusal bütçe planlamalarında aslan payının eğitime ayrıldığı kaynak övüncü ve böbür dili yerine; (1)öğretmenlerin, (2)eğitimin, (3)okulların ve (4)öğrencilerin okul yemeği ve sağlıklı su gibi anılan bütçeden pay almaları sağlanmalıdır. Öğretmenlere 24 Kasım’larda verilecek maaş haklarıyla (ikram değil!) mesleki aidiyet ve profesyonel öğretim uzmanlığına somut katkılar sağlanmalıdır. Öğretmen konusu yaşayan bir konu olarak gündemde tutulması için, 20. Milli Eğitim Şura kararlarının tavsiye niteliğinin ötesinde yasalaştırılması sağlanmalıdır. Öğretmenlerin benimsemediği programların ve modellerin uygulanması istenmemelidir. Öğretmenlerin ders yükü-ücret dengesizliğini giderecek özel yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Pedagojik formasyon sertifika eğitimi süreçleriyle öğretmen hazırlama yaklaşımından vazgeçilmelidir. Öğretmen istihdamındaki farklı uygulamalardan vazgeçilmelidir. Öğretmen atamalarındaki mülakat güvensizliği krizi ivedilikle giderilmelidir. Öğretmenlik kariyer basamakları sınavına bağlı verilen öğretmen unvanları ve maddi farklar yeniden gözden geçirilmelidir. 9.Vargı ve Yargı 2025 Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Ulusal Eğitimde, eğitim süreçlerinin toplam kalite standartlarını doğrudan etkileyen öğretmen temelli sorunlar varlığını sürdürmektedir. Öğretmen yetiştirme ve istihdamında niteliksel kaygılar eğitim bilim araştırma ve geliştirme çalışmaları içinde öncelikli bir konu haline gelmiştir. Öğretmenlerin neleri bileceği ve neleri yapabileceği konusu, öğretmen eğitimi ve öğretmenlerin öğrenci başarısı üzerindeki etkileri ilgili araştırmaların odağı haline gelmiştir (World Bank, 2005; Darling-Hammond, 2000; Grand and Gillette, 2006; Imig and Imig, 2006). Öğretmen yetiştirme ve öğretmenlerin sosyal ve ekonomik formasyonlarının iyileştirilmesi için gerekli girişimler ve düzenlemeler kamuoyunun, politika yapıcılarının ve ilgili paydaşların eşgörevli, eş katılımlı çalışmalarıyla gündemde tutulmalıdır. Kaynaklar Atatürk, G.M.K. (2020). Cumhuriyetimizin Emanetçisi Olan Çocuklarımız İçin Nutuk. Kripto Basın Yayın. Darling-Hammond, L. (2000). Teacher Quality and Student Achievement: A Review Of State Policy Evidence. Education Policy Analysis Archives. 8(1). Grant, C. A. and Gillette, M. (2006). A Candid Talk To Teacher Educators About Effectively Preparing Teachers Who Can Teach Everyone’s Children. Journal of Teacher Education. 57(3), pp. 292-299.  Imig, D. G. And Imig, S. R. (2006). What Do Beginning Teachers Need To Know? Journal of Teacher Education. 57(3), pp. 286-291.  Karaağaçlı, M. (2023). 24 Kasım Duygusalında Kronikleşen Öğretmen Sorunsalları 24. 11. 2023. www.mektepligazete.com. Karaağaçlı, M. (2024-1). Öğretmen Atamalarında; Sözlü Sınavlar-Mülakatlar Güvenilir Değildir! http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 03.07.2024. Karaağaçlı, M. (2024-2). Türkiye Eğitim Coğrafyası’nın 24 Kasım 2024 Özelinde Öğretmen Sorunları. http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 24.11.2024. Marx, K. (2007). Das Kapital. Resmi Gazete (1992). 19-26 Kasım 1992 —Sayı: 21417. Yönetmelik. MEB, Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği. Etiksel Gerekçe “Memleketin 24 Kasım 2025’i “Reel Politikte Böbür Dilli, Pratikte ise Zedeli” bu makalede; Hazırlık, plan, yazım, alıntı ve raporlaştırma süreçlerinde araştırma yöntem bilim ilkelerine göre; atıf ve alıntı kurallarına uyulmuş, alan yazın verilerinde bir intihal ve manipülasyon yapılmamıştır. Etiksel İlke Burada yer verilen görüşlerden yapılan alıntılarda kaynak gösterilmesi etiksel olarak uygun olacaktır. İletişim ve Erişimi e-posta : [email protected] Web (1) : w3.gazi.edu.tr/~mkara Web  (2) :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara ORCID:https://orcid.org/0000-0003-3488-1021 Süren Yayın Ortamları ve Portalları Futbol-spor-yorum :www.yurtspor.com.yazarlar Eğitim,sosyoloji,güncel:www.mektepligazete.com.köşeyazıları Bilim-araştırma :www.mektepligazete.tebeşirbülten.com Tüm yayınlar blogu :mustafakaragacli.blogspot.com Bilişim Medyaları Facebook (1): Kirizma Facebook (2): Mustafa Karaağaçlı X : M_Karaagacli_ İnstagram : mustafa.karaagacli1 Youtube :AkademikAda

Paylaş
Yazı boyutu
100%
Memleketin 24 Kasım 2025’i
“Reel Politikte Böbür Dilli, Pratikte ise Zedeli!”
Dr. Mustafa Karaağaçlı
“Eğer insanlar öğretmen olarak doğarlar ve bu meslek için yetiştirilmeleri söz konusu olmazsa; aynı şey, doktorlar, mühendisler, kimyacılar, fizikçiler, iktisatçılar, vaizler, yönetseller, ve reel politikler için de geçerli değil midir?”
1.Öndeyi
“Memleketin 24 Kasım 2025’i “Reel Politikte Böbür Dilli, Pratikte ise Zedeli” ” konulu bu makalenin amacı; Ulusal ölçekte kronikleşen öğretmen sorunlarına kamuoyunun dikkatini çekmektir. Alan yazın verilerine ek olarak yazarın postpozitivist görüşlerine ve gözlemlerine dayalı oluşturulan yazın; (1)Öndeyi, (2)Öğretmenler Günü Nasıl Doğdu? (3)Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Öğretmenler Gününe Tarihsel Bakış, (4)Ulusal Eğitim İstatistiklerde Böbür Dilli Ama; Öğretmen Öznesi Sorunlarla Dolu!, (5)Son Milli Eğitim Şurası’nda Öğretmen, (6)Sonuçlar, (7)Öneriler, (8)Vargı ve Yargı alt başlıklarında sistematize edilmiştir.
2.Öğretmenler Günü Nasıl Doğdu?
Öğretmenler günü, öğretmenlik mesleğini yürüten öğretme uzmanlarını anmak ve onurlandırmak için kutlanan özel bir gündür. Evrensel ölçekte 1994’ten beri her yıl 5 Ekim Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) 1994 yılında aldıkları ortak bir kararla 5 Ekim’i “Uluslararası Öğretmenler Günü” olarak kutlanmasını önerdiler.
3.Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Öğretmenler Gününe Tarihsel Bakış
11 Kasım 1928 Bakanlar Kurulu kararıyla 24 Kasım 1928’de Millet Mektepleri Talimatnamesinin yayınlanmasıyla 24 Kasım 1928, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e "Millet Mektepleri'nin Başöğretmenliği" verildiği gündür.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 “Atatürk Yılı” ise O’nun "başöğretmen" oluşunun yıldönümü olarak Türkiye ölçeğinde “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaya başladı (Atatürk, 2020).
Öğretmenler Günü farklı ülkelerde farklı tarihlerde çeşitli etkinliklerle kutlanırken; Türkiye'de ise her yıl 24 Kasım günü Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor (Resmi Gazete, 1992).
4.Ulusal Eğitim İstatistiklerde Böbür Dilli Ama; Öğretmen Öznesi Sorunlarla Dolu!
Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Örgün Eğitim Okullarında 1 milyon 187 bin 409 öğretmen görev yapıyor. Bu sayının 1 milyon 9 bin 671'i resmî okullarda, 177 bin 738'i özel okullarda istihdam ediliyor.
Bu sayılarla böbürlenilen Ulusal eğitimde öğretmenlere dönük reel politiklerden 2025 güncelinde istenen ve beklenen iyileştirmeler gelmezken; artan sorunlar gözleniyor.
Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Öğretmen Sorunlarından en çarpıcı olanları aşağıda ana çizgilerle tanıtılmaktadır:

Fotoğraf: pera mezat

4.1.Yeni maarif modeli öğretmenlere sevimli gelmedi: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adıyla hazırlanan yeni öğretim programları okulöncesi, 1, 5 ve 9. sınıflarda 2024-2025 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlayan model öğretmenler tarafından benimsenemediği gözleniyor. Öğretmenler “etki, ihtiyaç analizi ve yansızlık” değişkenlerinde anılan modele eleştirilerini sürdürüyorlar.
4.2.Öğretmenlerin ders yükü-ücret dengesizliği: Öğretmenleri ders saatlerinin fazlalığıyla bu fazlalığın sonucu olması gereken “ders ücreti” ödemelerinin düşüklüğü ekonomik sorun olarak kayıtlarda duruyor.
4.3.Öğretmenlerin kurumsal aidiyet gereksinimi: Öğretmenlerin mesleğe, okula, sınıfa ve ulusal eğitimin önemli ve değerli bir üyesi olması temelli aidiyet duygusundaki ihtiyaçlar henüz giderilebilmiş görünmüyor. Bu konuda aidiyet Maslow’un ihtiyaçlar skalasında temel bir gereksinim olarak dururken; öğretmenlerin kurumsal aidiyet duyguları ve tavırlarının artırılması gereksinimi bulunuyor.
4.4.Öğretmen yetiştirme: Öğretmen yetiştirmede bilgi, beceri ve tutum bütünlüğünün sağlanamadığı gözlenmektedir. Bu konudaki formasyon yetersizliği eğitim fakültelerinde zorunlu-seçimli kategorilerindeki ders sayılarının fazlalığından dolayı öğretmenlik meslek bilgisi programında “uygulamalı” derslere yer verilmemektedir.
4.5.Milli Eğitim Akademi’lerinin defolarla dolu: MEA’lerinin (1)Derslerin kapsamındaki taklit defosu, (2)Uygulama yapılma gerekçesi, (3)dersleri yürütecek öğretim üyesi formasyonundaki farklılıklar, (4)Eğitsel fizik-mekan defosu ve (5)Konaklama defosu kalemlerinde somut çözümler bekleyen sorunlar bulunuyor.
4.6.Pedagojik formasyon sertifika eğitimi: 2025 güncelinde hala kırıntıları devam eden Pedagojik formasyon sertifika eğitim programının paralı kayıtlar karşılığında alınan belgeler öğretmen adaylarının “öğretmen profesyonelliğini” olumsuz olarak etkilemeye devam etmektedir.
Pedagojik formasyon sertifika eğitim programının saha uygulamalarında dar zamanlı yürütülen programın bir programın temel öğelerinden olan (1)Hedef, (2)İçerik, (3)Eğitim durumları ve (4)Değerlendirme bütünselliğinden uzak yürütülmesi ulusal eğitimin öğretmen kaynağını olumsuz etkiliyor.
4.7. Öğretmen istihdamındaki farklı uygulamalar: Karl Marx’ın “gezegende her şey sınıfsaldır!” görüşünü bir kez daha teyitler nitelikteki; öğretmen istihdamındaki (1)kadrolu, (2)sözleşmeli ve (3)ücretli öğretmen statüleri kadrolu öğretmenlerin dışındaki diğer öğretmenlerin “her şey sınıfsaldır” lekesini daha da zedeleyen bu kadro farklılıkları sınıfsal ayrımlar temellinde aleyhlerine olmaktadır (Marx,2007).
Bu durum ise başta ekonomik olmak üzere sırasıyla psikolojik, sosyolojik ve kültürel yönlerden sosyal statü, sosyal rol ve sosyal prestij öğretmen sorunlarını artırmaktadır.
4.8.Öğretmen atamalarındaki mülakat güvensizliği: Öğretmen atamalarında KPSS sonuçları sonrasında dikkate alınan ve İnsan Hakları Eylem Planı kapsamında kaldırılacağı söylenen mülakatların güvenirliklerinin düşüklüğü tartışmaları devam ediyor (Karaağaçlı, 2024-1).
4.9.Öğretmenlik kariyer basamakları sınavı: Öğretmenlerin sosyo-ekonomik koşullarının iyileştirilmesi niyetli girişilen Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yazılı Sınav (ÖKBYS) sonucuna bağlanması da ve son yaşanan güncel öğretmen sorunlarındandır (Karaağaçlı, 2024-2).
Anılan sınavın sorularının incelenmesi de sınavda öngörülen alanlara ait konular ile sorular ilişkisinde kapsam geçerliğinden ne kadar uzak olduğunun somut ipuçlarını vermektedir. Sahada görüşleri alınıp gözlenen sınava giren öğretmenler de “kendilerine yaşatılan stres, hazırlık ve mahalle-sosyal baskısının karşılığının bu b a s i t l i k t e ve i l k o k u l düzeyinde sorular olma-ması” hatta böylesine tuhaf bir sınavın hiç olma-ması yönündedir.
5.Son Milli Eğitim Şurası’nda Öğretmen
'Eğitimde Fırsat Eşitliği' başlığı altında 1-3 Aralık 2021’de gerçekleştirilen 20. Milli Eğitim Şurası’nın üç ana gündem maddesinden biri olan “Öğretmenlerin Mesleki Gelişiminin” ele alınması kararının Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yazılı Sınavına (ÖKBYS) endekslenmesi de öğretmenlerin mesleki-teknik gelişimlerinin test ile tost arasına sıkıştığının traji-dramatik bir yansımasıdır (www.meb.govtr. Kasım, 2021).
6.Sonuçlar
“Memleketin 24 Kasım 2025’i “Reel Politikte Böbür Dilli, Pratikte ise Zedeli” konulu bu makalede elde edilen veriler ışığında beliren sonuçlar şunlardır:
Öğretmen, eğitim-öğretim durumlarına ve eğitimin diğer öğelerine anlam katan rol ve görev tanımına sahiptir.
Öğretmenlerin dört yıllık Eğitim Fakülteleri programlarını tamamlayıp mezun olmaları onları “birer öğretim uzmanı” yapmaktadır. Ayrıca bir uzman öğretmen gibi garip uygulamalı sınavlara alınması ve buna yasal dayanak aranması sosyo-ekonomik ve psiko-bilimsel bir yaklaşım değildir.
Öğretmenlerin benimsemediği eğitim-öğretim programlarının ve modellerinin uygulanmasının istenmesi eğitim-öğretimin nitel standartlarını olumsuz etkilemektedir.
Öğretmenlerin ders yükü-ücret dengesizliği onların kurumsal aidiyetlerini zedelemektedir.
Pedagojik formasyon sertifika eğitimi süreçlerinin kayıt-belge ilişkili neden-sonucuyla alınan belgeler anılan öğretmen adaylarının “öğretmen profesyonelliğini” olumsuz etkilemeye devam etmektedir.
Öğretmen istihdamındaki farklı uygulamalar öğretmenlerin sosyal, ekonomik, psikolojik değişkenlerini ve motivasyonlarını düşürmektedir.
Öğretmen atamalarındaki mülakat güvensizliği krizi sürmektedir.
Öğretmenlik kariyer basamakları sınavına bağlı verilen öğretmen unvanları ve maddi farklar öğretmenler arasında farklı algı ve olgulara neden olmaktadır.
8.Öneriler
“Memleketin 24 Kasım 2025’i “Reel Politikte Böbür Dilli, Pratikte ise Zedeli” konulu bu makalede ulaşılan sonuçlar ışığında geliştirilen öneriler aşağıda sıralanmaktadır.
Öğretmenlerin sosyo-ekonomik bağlamlı iyileştirme girişimlerini Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yazılı Sınavına (ÖKBYS) bağlamak yerine; 24 Kasım Öğretmenler gününde her öğretmene maaş iyileştirmeleri yapılmalıdır.
Ulusal bütçe planlamalarında aslan payının eğitime ayrıldığı kaynak övüncü ve böbür dili yerine; (1)öğretmenlerin, (2)eğitimin, (3)okulların ve (4)öğrencilerin okul yemeği ve sağlıklı su gibi anılan bütçeden pay almaları sağlanmalıdır.
Öğretmenlere 24 Kasım’larda verilecek maaş haklarıyla (ikram değil!) mesleki aidiyet ve profesyonel öğretim uzmanlığına somut katkılar sağlanmalıdır.
Öğretmen konusu yaşayan bir konu olarak gündemde tutulması için, 20. Milli Eğitim Şura kararlarının tavsiye niteliğinin ötesinde yasalaştırılması sağlanmalıdır.
Öğretmenlerin benimsemediği programların ve modellerin uygulanması istenmemelidir.
Öğretmenlerin ders yükü-ücret dengesizliğini giderecek özel yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Pedagojik formasyon sertifika eğitimi süreçleriyle öğretmen hazırlama yaklaşımından vazgeçilmelidir.
Öğretmen istihdamındaki farklı uygulamalardan vazgeçilmelidir.
Öğretmen atamalarındaki mülakat güvensizliği krizi ivedilikle giderilmelidir.
Öğretmenlik kariyer basamakları sınavına bağlı verilen öğretmen unvanları ve maddi farklar yeniden gözden geçirilmelidir.
9.Vargı ve Yargı
2025 Türkiye Eğitim Coğrafyası’nda Ulusal Eğitimde, eğitim süreçlerinin toplam kalite standartlarını doğrudan etkileyen öğretmen temelli sorunlar varlığını sürdürmektedir. Öğretmen yetiştirme ve istihdamında niteliksel kaygılar eğitim bilim araştırma ve geliştirme çalışmaları içinde öncelikli bir konu haline gelmiştir.
Öğretmenlerin neleri bileceği ve neleri yapabileceği konusu, öğretmen eğitimi ve öğretmenlerin öğrenci başarısı üzerindeki etkileri ilgili araştırmaların odağı haline gelmiştir (World Bank, 2005; Darling-Hammond, 2000; Grand and Gillette, 2006; Imig and Imig, 2006). Öğretmen yetiştirme ve öğretmenlerin sosyal ve ekonomik formasyonlarının iyileştirilmesi için gerekli girişimler ve düzenlemeler kamuoyunun, politika yapıcılarının ve ilgili paydaşların eşgörevli, eş katılımlı çalışmalarıyla gündemde tutulmalıdır.
Kaynaklar
Atatürk, G.M.K. (2020). Cumhuriyetimizin Emanetçisi Olan Çocuklarımız İçin Nutuk. Kripto Basın Yayın.
Darling-Hammond, L. (2000). Teacher Quality and Student Achievement: A Review Of State Policy Evidence. Education Policy Analysis Archives. 8(1).
Grant, C. A. and Gillette, M. (2006). A Candid Talk To Teacher Educators About Effectively Preparing Teachers Who Can Teach Everyone’s Children. Journal of Teacher Education. 57(3), pp. 292-299.
Imig, D. G. And Imig, S. R. (2006). What Do Beginning Teachers Need To Know? Journal of Teacher Education. 57(3), pp. 286-291.
Karaağaçlı, M. (2023). 24 Kasım Duygusalında Kronikleşen Öğretmen Sorunsalları 24. 11. 2023. www.mektepligazete.com.
Karaağaçlı, M. (2024-1). Öğretmen Atamalarında; Sözlü Sınavlar-Mülakatlar Güvenilir Değildir! http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 03.07.2024.
Karaağaçlı, M. (2024-2). Türkiye Eğitim Coğrafyası’nın 24 Kasım 2024 Özelinde Öğretmen Sorunları. http://www.mektepligazete.com. Köşe Yazıları. Mustafa Karaağaçlı, 24.11.2024.
Marx, K. (2007). Das Kapital.
Resmi Gazete (1992). 19-26 Kasım 1992 —Sayı: 21417. Yönetmelik. MEB, Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği.
Etiksel Gerekçe
“Memleketin 24 Kasım 2025’i “Reel Politikte Böbür Dilli, Pratikte ise Zedeli” bu makalede; Hazırlık, plan, yazım, alıntı ve raporlaştırma süreçlerinde araştırma yöntem bilim ilkelerine göre; atıf ve alıntı kurallarına uyulmuş, alan yazın verilerinde bir intihal ve manipülasyon yapılmamıştır.
Etiksel İlke
Burada yer verilen görüşlerden yapılan alıntılarda kaynak gösterilmesi etiksel olarak uygun olacaktır.
İletişim ve Erişimi
Web (1) : w3.gazi.edu.tr/~mkara
Web (2) :https://avesis.gazi.edu.tr/mkara
ORCID:https://orcid.org/0000-0003-3488-1021
Süren Yayın Ortamları ve Portalları
Futbol-spor-yorum :www.yurtspor.com.yazarlar
Eğitim,sosyoloji,güncel:www.mektepligazete.com.köşeyazıları
Bilim-araştırma :www.mektepligazete.tebeşirbülten.com
Tüm yayınlar blogu :mustafakaragacli.blogspot.com
Bilişim Medyaları
Facebook (1): Kirizma
Facebook (2): Mustafa Karaağaçlı
X : M_Karaagacli_
İnstagram : mustafa.karaagacli1
Youtube :AkademikAda