Suriyeli çocuklar bizim çocuklardan daha çok okullaştı

Ülkemizde zorunlu eğitim çağ nüfusu içerisinde 1 milyon 47 bin Suriyeli öğrenci bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı Suriyeli çocuklardan kaçının zorunlu eğitim çağ nüfusunda olduğunu tespit etmiş. İlkokul düzeyinde 382 bin 748, ortaokul düzeyinde 300 bin 748, lise düzeyinde 269 bin 236 gibi net rakamlar vermiş.
Bu öğrencilerin 645 bini bir devlet okuluna kayıtlı. Suriyelilerin okullaşma oranı ortalama yüzde 61,6 civarında. Bu oran ilkokulda yüzde 96,3’ü ortaokulda yüzde 58,1’i, lise düzeyinde ise yüzde 26,3’ü geçmiş görünüyor.
Buraya kadar her şey normal görünüyor. Suriyeli öğrencilerin okullaşması, nitelikli eğitim alması, eğitimli bireyler olarak yetişmesi ve ülkelerine en kısa sürede dönmeleri hepimizin canı gönülden istediği bir durumdur.
Hangi düzeyde kaç Suriyeli çocuğun okul yaş çağında olduğunu tespit eden MEB bizim çocuklarımızın sayını tespit edebilmiş mi? Tabi ki tespit edememiş…

***

İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen okullaşamayan öğrenci sayısının kaç olduğunu MEB’e sormuş. Bakanlık rakam verememiş, özetle “… eğitimin her kademesinde 6287 sayılı kanun gereği, öğrencilerin yaş sınırını doldurmadığı sürece sistem dışına çıkması mümkün değildir” demiş. Başka bir deyiş ile eğitim yaş çağına gelen tüm çocuklar okullaşmak zorunda, demiş. Peki okullaşmak zorunda ise ilkokullarımızda yaklaşık 10 öğrenciden biri, ortaokullarımızda yaklaşık 20 öğrenciden biri, liselerde 5 öğrenciden biri neden okullaşmadı? Nerede bu çocuklar?
Daha ilginç olanı, Suriyeli çocukların ilkokul düzeyinde okullaşma oranını yüzde 96,3’e yükseltmişiz. Gayet güzel. Gönlümüz yüzde yüz olmasından yana. UNCHCR’a göre mültecilerin dünya genelinde okullaşma oranı yaklaşık yüzde 61 civarındadır. Biz bu oranın 35 puan üzerine çıkmışız.
Peki bizim çocuklarımızda durum ne?
4+4+4 sonrası kendi çocuklarımızın okullaşmasını yüzde 98,6’dan, yüzde 91,5’e düşürmüşüz. İlkokul düzeyinde bizim 10 çocuğumuzdan biri okullaşamazken, Suriyeli çocukların 20’sinden biri okullaşamamış. Yani Suriyeli çocukları okula kavuştururken, kendi çocuklarımızı göz ardı etmişiz.
Elbette Suriyeli öğrencilerin okullaşmasının yüksek olması, o çocukların nitelikli eğitim alarak donanımlı bireyler haline gelmesi hepimiz tarafından canı gönülden istenmektedir. Ancak Suriyeli çocukları okula kavuştururken kendi çocuklarımızı okullaştıramamamız düşündürücüdür.
Tüm bunlar yaşanırken, bakanlık ne yapıyor?
Ortaöğretim Genel Müdürü Cevdet Vural, ders saatlerine ilişkin düzenleme nedeniyle özetle “…Şu kadar öğretmen norm dışına çıkacak…” dediği için Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Mustafa Safran ile tartışıyor. Safran hoca, yılların bürokratı Cevdet Vural’ı bir çırpıda gözden çıkarıyor. 10 gündür tüm eğitim kamuoyu bunu tartışıyor.
Keşke, kendi çocuklarımızın, Suriyeli çocuklar kadar okullaşamamasının sebeplerini de Safran hocanın yaptıkları kadar tartışabilseydik.