Öğretmenden öğrencisine mektup

   Öğretmenden öğrencisine mektup

Öğretmenden öğrencisine güzel bir mektup  yazıldı. Türkçe Öğretmeni Oğuz Akkaş’ ın yazdığı mektup şu şekilde; 

     

    ” Sevgili Öğrencim,

Herkes ne kadar da meraklı değil mi, senin hangi mesleği seçeceğine? “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusunu kim bilir kaç kez işitti kulakların. Peki var mı bu soruya bir yanıtın? Pilot mu olacaksın, doktor mu? Öğretmen mi olacaksın, mühendis mi? Yoksa ne bileyim son zamanların şu çok havalı mesleklerinden birini mi seçeceksin? Dur hemen cevap verme, biraz sohbet edelim.

İnsanlar girecek hayatına, bugüne kadar olduğu gibi. Kahkahanı paylaşacaksın kimi zaman, kimi zamansa hüznüne ortak olacaksın bir canın. Görecek ve bileceksin ki zor kurulur dostluklar ve kolay yıkılır. Sen dost bildiklerini önemse, dostuna vakit ayır, onun güvenebileceği bir liman ol. Senin dostun oldukları için şanslı hissederlerse kendilerini insanlar doğru yoldasındır. O nedenle sen her şeyden önce iyi bir dost ol.

Anneni sever misin, kardeşin var mı, onu da sever misin ? Varsa mutlaka seversin değil mi? Bu da soru mu şimdi öğretmenim diyorsun. Sorun sevmekte değil zaten , sevdiklerini ne kadar önemsediğinde ve onlara ne kadar vakit ayırdığında. Kıymetini bil ailenle geçirdiğin zamanın, yaşamının en güzel yılları olacak belki de bunlar. Ailedir en sağlam destekçisi insanın. Sıcak yuva, bir tatlı sohbettir. O nedenle sen her şeyden önce iyi bir evlat ol.

                Sınıflarımızda yazı tahtasının hemen üstünde yer alan bir çerçeve var, görmüşsündür. Ne kadar dikkatle inceledin bilemem ama emin ol o çerçevenin içinde senin, benim , bu toprakları vatan bilenlerin en kıymetli hazineleri bulunuyor. Bir yanda “İstiklal Marşı”mız, bağımsızlığın sembolü… Her dizesi inançla yazılmış bir destan… Diğer yanda “Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi”, her satırı bizlere yol gösteren, bilinç aşılayan bir öğreti; mutlaka oku, anlamaya çalış. Tam ortada ise mavi gözlü bir dev “Atatürk” … Atası Türklerin… Saygı, minnet ve özlemle anılası…Yaşamını bu yurda adamış bir asker, bir fikir adamı, bir siyasetçi, bir yurtsever… Mirasıdır Cumhuriyet. Sahip çıkmak en kutsal görevin. O nedenle sen her şeyden önce bir vatansever ol.

                Saygı duruşunda bulunuyoruz ya zaman zaman tüm şehitlerimiz için. Sanma ki şehitlerimiz bundan haberdar olur. Onların haberi olmaz ama sen o bir dakikalık sürede tarihine, vatanına, atana ve şehitlerine nasıl sahip çıktığını dosta düşmana göstermiş olursun.

                Binlerce yıllık bir toprak parçası ayağımızın altındaki. Binlerce yıllık bir türün soyundanız hepimiz. Bir mağara insanından günümüz insanına geçişte basamak basamak kurulan düzenin adıdır medeniyet. İnsan olma, insan kalma ve insanca yaşama mücadelesidir. Diğer insanların haklarına saygı duyarak “bir ağaç gibi tek ve hür; bir orman gibi kardeşçesine” yaşayabilmektir en güzeli. Sıtaya girmeyi öğren mesela, yerlere çöp atmamayı, hak etmediğin unvanları elinin tersiyle it, o zaman alacağın unvan inan bana çok daha değerli olacaktır. O nedenle sen her şeyden önce medeni ve dürüst bir insan ol.

                Biliyorsun kökü çok çok eskilere dayanan bir dilimiz var bizim. Bir araştırsan tarihini “oha falan olursun” yani o derece. “Selfie” çekinirken gülücükler saçarsın çevrene. 🙂 Şu altını çizdiğim sözcükleri kullanma sen , boşver. “Şaşır”, “hayret et” hatta git telefonunun belleği doluncaya kadar “özçekim” yap. Diline sahip çıkarsan ve en güzel şekilde kullanmaya çalışırsan en önemli derslerden birini almışsın demektir. Varsın tüm testlerden “full çekme” zamanı gelir biraz daha çalışır ve “tamamını doğru” yaparsın. Sana güveniyorum. Bir de “her şey” sözcüğünü bitişik yazma artık, lütfen. “OK” mi 🙂 şaka şaka , anladın sen dilimizin ne kadar önemli olduğunu.

Şimdi hala “büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna vereceğin yanıtı mı düşünüyorsun. O kadar çok düşünme, bak boşuna bazı cümleleri koyu renkle yazmadım. Zeki insansın sen… İster terzi ol, ister astronot ol. Ama önceliğin asla maddiyat olmasın. Sen bizim geleceğimizsin. Mutlu ol, mutlu et. İnsanca bir yaşamın mücadelesini ver.

Yolun açık olsun.

 

Oğuz AKKAŞ / Türkçe Öğretmeni