Gündem
Eğitim
Kamu Haberleri
Sendikalar
Yazarlar
Köşe Yazıları
İletişim
  UYAN TÜRKİYEM UYAN, DURUM ÇOK VAHİM!!!

UYAN TÜRKİYEM UYAN, DURUM ÇOK VAHİM!!!

Bir genç öldüğünde, gelecek ölür, umutlar ölür, insanlık ölür…

Bugün basında intihar eden üniversiteli kızımızın haberini okuyunca kahrolduk. Umutsuzluk ve çaresizlik, gencecik bir kızımızı ölüme götürmüş.

Bu ne kadar acı bir durum farkında mıyız?

Üniversiteye giden gençler ne durumda haberimiz var mı?

Kendi üniversite yıllarımdan günümüze dek hiçbir şeyin değişmemiş olması büyük bir utanç!

Ben üniversitede okurken de üniversiteli gençliğin cebinde para yoktu. Tek öğün yemekle günü geçiriyorlardı ve hala durum değişmemiş demek ki.

Tok tutsun diye ekmek arası patates yiyen gençlikten harikalar bekliyoruz.

Bütün gün okulda olacağı için, okulda sıcak su bedava diye evinden poşet çay ve fincanını getiren garibim öğrencilere sıcak suyu paralı yapan zihniyet, gençliğe umut bağlıyor ya hayret!

Liseyi dahi yurtdışında okumayı seçen gençlerin sayısı büyük hızla artıyor. Üniversiteden, iyi bir iş bulmaktan umudunu yitirmiş ki henüz ergenliğinin başında ülkesini terk ediyor.

Anne ve babalar çocuklarının geleceğini düşündükleri için böyle zor bir karar alıyor, bırakın üniversiteyi liseden itibaren yolluyor çocuğunu, bu durumdan utanması gereken tek kişi ve kurum devletimizdir.

Öğrencilere hayatı kolaylaştıracak destekleri sağlamak devletin görevidir. Tüm öğrencilere ayda bir tiyatro bileti verilerek kültürel destek sağlanmalıdır.

Tüm öğrencilerin günde bir öğün yemeği okulda verilmelidir.

Kütüphanede ders çalışacak gence çayını yanında getirdi diye bir sıcak su esirgenmemelidir.

Burslar para olarak verildiğinde çoğu aylık ihtiyaç planlamasını yapamıyor ve hepsini harcayabiliyor, bunun yerine ulaşım kartı, günlük yemek kartı ve bir tiyatro bileti bir miktar nakit, burs olacak şekilde verilse, öğrencilerin en temel ihtiyaçları karşılanmış olacaktır.

Devletin en temel yatırımı insana ve gençliğe yapması gerekirken, geleceğimize fayda sağlamayacak yatırımlar yapmasını mantık çerçevesine oturtamıyorum.

Ülke sınırlarımıza binlerce Suriyeli dayanmış durumda, zaten kaç yıldır gelenler yüzünden ülkemin dengesi düzeni bozuldu ve hala gelmeye, benim devletim de onları almaya devam ediyor.

Bu yazımı okuyanlara bir soru sormak istiyorum;

Türkiye’de bir savaş çıktığında tası tarağı toplayıp hemen Yunanistan Bulgaristan sınırına mı dayanırsınız yoksa kalıp ülkeyi mi savunursunuz?

Ben kalanlardanım, savaşa savaşa ölürüm ama ne Yunan kapısına ne Bulgar kapısına dayanmam ki ailem Balkan göçmeni olduğundan oralara gitme olanağım olmasına rağmen Türkiye için kalırım.

Anadolu’nun kıymetli evlatlarının hepsinin cevabı kalmaktan yana olacaktır.

Öyleyse hiç kimse bu Suriyelilere demiyor mu ülkenizde kalın ve oraları savunun!

Kalın, savaşın ve ülkenizi yeniden inşa edin!

Türkiye’deki kayıtlı Suriyeli sayısı 25 Aralık 2019 tarihi itibariyle 3 milyon 571 bin 30 kişi oldu.

(Kayıtsız olanların sayıları ne kadar bilemiyoruz.)

Bu kişilerin 1 milyon 926 bin 630’u (%53,9) erkeklerden, 1 milyon 644 bin 400’ü (%46,1) ise kadınlardan oluşuyor. 

Mülteciler Derneğinin sayfasındaki rakamlar bunlar ve benim memleketimde Suriyeli kadından çok Suriyeli erkek var. Kendi topraklarını korumaktan aciz bu erkeklerin benim ülkeme ne faydaları var?

0-4 yaş aralığındaki çocuk sayısı 590 bin…

Ve doğan bebeklerle rakam hızla yükseliyor.

Bu rakamlara bakarak 10 yıl sonrasını hayal etmek istemiyorum.

KORKUNÇ…

Kendi öğrencilerimiz açlıktan intihar ediyor, gençlerimiz gelecekten umutsuz, aileler işsizlikten perişan ama olsun biz savaştan kaçan korkaklara pardon mültecilere kucak açıyoruz…

Bir öğrenci KARNIM AÇ VE UMUDUM YOK diye intihar ediyorsa ve sınırımıza dayanan kendi ülkesini korumaktan acizleri de ülkeme alıp onları doyuruyorsak yazmaya da isyana da acıya da yazacak kelimelerim yetersiz kalıyor...

UYAN TÜRKİYEM UYAN, DURUM ÇOK VAHİM!!!