Gündem
Eğitim
Kamu Haberleri
Sendikalar
Yazarlar
Köşe Yazıları
İletişim
  Sınıf Meclisleri

Sınıf Meclisleri

Sınıf Meclisleri


Ön Yazı

Son yıllarda sınıf meclisi etkin bir pedagojik uygulama olarak yaygınlık kazandı, özellikle Kuzey Almanya okullarında yerleşik bir uygulama haline geldi.

Aşağıda yer alan çeviri yazı; direk sahada çalışan öğretmen Elke Klatt tarafından yazılmıştır. Belirli bir sistematik içinde, daha çok Almanca bilen eğitimciler için yazılan bu yazının başında; birincil ve ikincil kaynakların tanıtımı yer alıyor. Bu bölümdeki kaynaklar, Almanca bilmeyenler için ne yazık ki kullanılamayacak. 

Sınıf meclisleri, okul öncesinden başlayarak çocuklara ulusal müfredatlarda yer verilmeyen yeni  bir alan açar: Topluluk içinde yaşamanın gerektirdiği sorumlulukları üstlenmek ve özkararlar verebilmektir bu alan. Demokratik katılımın sağlandığı bir sınıfta, topluluğun etkin bir üyesi olarak çocuk kendi evreninde ve hayatında „değiştirebilme“ olanaklarını ve gücünü farkeder. 

Türkiye´de bu yöntemi uygulayan bazı okullar ya da öğretmenler olsa da, henüz yaygınlık kazanmadığını düşünüyorum. BBOM okullarından iki tanesi(Ankara Meraklı Kedi ve Eskişehir Uçan Bisiklet) her hafta „Okul Meclisleri“ yapıyor. Okul meclisleri önemli olmakla birlikte, sınıf meclislerinin yerini tutmaz. Daha çok, sembolik bir değer taşır. Okul meclislerinin „topluluk demokrasisini“ çocuklara edindirmek gibi bir anlamı ve yöntemsel değeri çok sınırlıdır.

Bildiğim kadarıyla, özel bir okul (Eğitim Adası) uzun yıllara dayanan deneyimler yarattı. Kendi bildirimlerine göre:

„Her pazartesi sınıflar, kendi başlarına öğretmenlerin katılımının olmadığı bir toplantı yapar ve okulda yapılacak işleri eşit bir şekilde paylaşırlar. Bu işler okuldaki tüm işleri kapsar.

Okulda çocuklara bireysel sorunlarını çözmeleri için ayrılmış barış ve uzlaşı masaları var.

Çocuklar gurup sorunlarını çözmek için, her bir öğrenci tüm sınıf topluluğunu çembere davet eder ve sorun tartışılır.“ 

 

Bir çok okulda uygulanan „sabah çemberleri“ ise yine yöntem ve içerik olarak sınıf meclislerinden farklılık gösterir. Sabah çemberleri; günün akışını planlamak, gün içindeki önemli (sıradışı) programları konuşmak, çocukların doğum günü gibi özel günlerini kutlamak, sabah sohbetleriyle çocuklara kendini ifade olanakları yaratmak/paylaşmak gibi amaçlar etrafında şekillenir. 

Klatt´ın bir yöntem olarak anlatımını yaptığı sınıf meclisleri ise, sistematik kurgusuyla öncelikle topluluk içinde, birlikte barışcıl yaşamanın sürekli yinelenen ve kendini üreten dinamizmine dikkat çeker. Sınıf atmosferi genelde çatışmaların yoğun yaşandığı ortak mekanlardır. Klasik eğitim anlayışında sınıf içi çatışmalar öğretmenler ve ebeveynler tarafından istenmez. Çatışmaların engellenmesi için de öncelikle ceza uygulamaları dahil bir çok önlem alınır. Aynı mekanı gün içinde paylaşmak zorunda kalan çocuklar için, çatışmalar doğaldır ve olması gerekir. Çatışmalardan çocuklar bir çok yeni sonuçlar çıkarır ve kişiliklerini etik, ahlak, hiyerarşi, otorite, güç kullanımı, şiddet vb. gibi alanlarda geliştirme şansı bulurlar. Bahsedilen bu insani ilişkilerin görünümleri  ve onlarla baş edebilmek ancak çatışmanın direk kendisinde olanak bulur, sözel olarak, öğretmen ya da ebeveyn tarafından yapılacak aktarımlarla edinilemez. Pratik içinden doğan yaratıcı çözümlerdir bunlar. Sınıf meclisleri, birlikte yaşamın getirdiği zorluk ve çatışmalarda çocuğa sorumluluk vererek, onu bir birey olarak kabul eder. Ona kendini ifade alanları açar ve bir çok çatışmayı daha başlamadan önsel olarak, geliştirici bir sonuca bağlar. 

Sınıf meclisleri(yazıda da vurgulandığı gibi) sadece çatışmaları önleyici bir yöntem değildir. Hatta bu yöndeki yoğun kullanımı, bir süre sonra çatışmaları artıran bir rol bile oynayabilir.

Sınıf meclislerinin, vurgulanması gereken bir diğer kazanımı ise; çocuğun öğretmen otoritesi karşısındaki güçlü ve eşit hakka sahip olduğu konumudur. Bilinen klasik hiyerarşik öğrenci–öğretmen ilişkisi öğrenci nezdinde kendini özgür ifade etme yollarını engellediği gibi, korku ve endişelere de yol açar. Öğretmenin insancıl, demokratik tavır ve davranışları bu olumsuzluğu yumuşatsa da, aslında ilişkinin en kırılgan ve çocuk için ketleyici yanını ortadan kaldırmaz. Meclislerde öğretmenin de eleştirilebilirliği, öğretmenin davranış ve uygulamalarının sorgulanabilmesi, sınıfa daha ilk andan itibaren çocuğu özgürleştiren bir hava katar. Öğretmenlerin otoritelerinin ve hatta davranışlarının çocuklar tarafından sorgulanıyor olması, onlar için kolayca kabul edilebilir değildir. Ellerindeki güçten feraget etmeleri gerekir. Sınıf meclisinde her çocuk kadar konuşma hakları vardır. Üstelik çocuklar öğretmenlerini eleştirmeyi sever. Öğretmene yapılan her eleştiri aslında, çocuğun otorite karşısındaki duruşuna sağlam katkılar yaratır, korkularını ve kaygılarını azaltır.

Elke Klatt´ın bu önemli yazısını Türkçeye çeviren Sanat Egitimcisi Deniz Wohlwend´e minnattarız. Ayrıca, benimle birlikte, düzeltmelerde çok titiz bir emek veren İzmir Sudbury Okul Girişimi´nden Sevgili Eylem Kurulgan´a da çok teşekkür ederiz.

Sinan Erdoğan-Bremen

Sınıf Meclisi

Yazan:Elke Klatt

Çeviren: Deniz Atay-Wohlwend

1.Yöntemin Kısa Anlatımı

Bir grup veya bir sınıf, tüm katılımcıların eşit haklara sahip olarak tartıştığı (öğretici de dahil olmak üzere) ve oy kullandığı ortak bir meclis kurar. Sınıf meclisi; demokrasi temelli karar verme süreçlerini destekler ve okulla ilgili karar verme veya çatışma çözme sürecinde grup ve/veya sınıflarda uygulanabilir. Sınıf meclisi modeli, birlikte sıkça vakit geçiren insan gruplarının hemen hemen hepsinde uygulanabilen bir yöntemdir. Karar vermede ve/veya çatışma çözmede kullanılabilecek bu demokrasi temelli prensip toplantılarda, proje gruplarında, dernek buluşmalarında veya aile içinde rahatlıkla uygulanabilir.

2.Birincil ve İkincil Kaynaklar

2.1 Birincil Kaynaklar

Sınıf Meclisi, özellikle John Dewey’in bu konuda temel oluşturan demokratik eğitim anlayışına ve örneğin Celestin Freinet gibi reform pedagojisi alanındaki yaklaşımlara bağlanır. Yöntem olarak genellikle Açık Ders’in ana öğelerinden biridir. Çocuk parlamentosu ve Summerhill-Okul’u da çeşitli açılardan demokrasi temelli benzer yaklaşımlarla ilişkilendirilebilir.

John Dewey’in öğrenci katılımıyla ilgili demokratik yöntemlerine (anlatım ve yorumlarıyla) şu kaynaktan ulaşılabilir: 

Bonsack, Fritz: Erziehung zur Demokratie: John Deweys Pädagogik und ihre Bedeutung für die Reform unserer Schule. Ravensburg 1976

Açıklama: Bohnsack’ın bu çalışması Dewey Pedagojisine giriş niteliğindedir. Öğrenci katılımından yola çıkarak Dewey’in otoriter bir bakış açısına sahip olmadığını ve katılımı birlikte harekete geçmeye bağladığını aktarır. Bohnsack, Dewey’in şu anda Toplu Eserleri içinde bulunan ingilizce metinlerine gönderme yapar.

Dewey hakkında daha fazla bilgi için: Dewey

Sınıf meclisinin, temel okul eğitimindeki gerekliliğini ayrıntılı bir biçimde açıklayan başka bir önemli eğilim ise Freinet Pedagojisi içinde olmuştur. Çevirisi, orjinali ile boy ölçüşebilecek nitelikte olmasa da bu alandaki klasikleşmiş eser şudur: Freinet, C.: Die moderne französische Schule. Paderborn 1979

2.2 İkincil Kaynaklar:

URL: http://www.freinet.paed.com/phfrei/i-frei.htm

Açıklama: Freinet Pedagojisinin sınıf meclisi ile ilgili web-sayfası. Ayrıntılı olmamakla birlikte duvar gazetesi ile ilgili kombinasyondan söz edilmektedir.

http://de.wikipedia.org/wiki/Klassenrat 

Açıklama: Wikipedia’dan sınıf meclisi konusunda ön bilgilendirme.        

Bruns, Angélique: Zum Demokratie-Aspekt in den Ansätzen von Célestin Freinet und Paulo  Freire. Magisterarbeit. Berlin 1999 http://www2.tu-berlin.de/fak1/gsw/gl/dok/mag_bruns.html 

http://www.bobi.net/msm/klassenrat/KlaRa.htm Kommentar. 

Açıklama: Burada sınıf meclisinin işlevinden söz edilmektedir. Sınıf meclisi yöntemsel olarak açıklanmaktadır.

Jörg, Hans (Hrsg.): Praxis der Freinet-Pädagogik: Übersetzung und Bearbeitung des Buches von Célestin Freinet „Les techniques Freinet de l’école moderne“. Paderborn 1981 

Açıklama: Bu kaynak, Freinet’in pedagoji alanındaki düşünceleri ve pratik yaklaşımı hakkında ayrıntılı bilgi vermektedir. Öğrenci sorumluluğu hakkındaki pratik uygulamalarla ilgili bölümlere kısaca değinilmiş olsa bile, bu kaynak reform pedagojisi alanındaki pratik önerileri açısından okunmaya değer nitelik taşımaktadır.

Reich, Kersten: Systemisch-konstruktivistische Pädagogik: Einführung in Grundlagen einer  interaktionistisch-konstruktivistischen Pädagogik. Weinheim (Beltz) 2005 (5. Aufl.) 

Açıklama: Yapısalcı pedagoji alanında geniş çaplı bir giriş bölümün ardından 9. Bölümde, Freinet Pedagojisi hakkında yapısalcı bir yaklaşım yer almaktadır.

Schoch, Adrian: SchülerInnenmitwirkung – Partizipation in der Schule.   http://www.schuletg.ch/file_uploads/bibliothek/k_24_SchulkulturTagesstru/k_46_Mitwirkung vonSchleri/165_0_Schlermitwirkung-180102.pdf 

Açıklama: İsviçre’nin Zürich Kantonu’ndaki „Volksschulreform“ çerçevesinde ortaya çıkmış bir metindir. Yarı bağımsız „Volksschule“ler hakkında konsept örneklerine yer verilmiştir.

http://www.blkdemokratie.de/materialien/demokratiebausteine/programmthemen/klassenrat.html

Açıklama: BLK Programı’ndan alınmıştır. Sınıf meclisi hakkındaki açıklamalar önemlidir. Bir çok pratik uygulama önerisi, çocukların sınıf meclisi üzerinden neler öğrendikleri, öğretmenin değişen rolü ile ilgili öneriler ve bir uygulama örneğine yer verilmiştir.

http://www.learn-line.nrw.de/angebote/p21/nrw/pdf/ppr_klara.pps

Açıklama: Başarılı bir Power-Point sunum ile sınıf meclisinin fikir babaları tanıtılmış ve Peter Paul Ruben Gymnasium’unda sınıf meclisi fikrinin uygulamaya geçiriliş süreci aktarılmıştır.

3.Teorik ve Pratik Çerçeve

3.1 Teorik Çerçeve:

John Dewey’e göre, demokrasi sadece temsili olarak değinilebilecek ve soyut bir biçimde yorumlanması mümkün olan bir teori değildir. Demokrasi eğitimi küçük yaşta başlamalıdır. Bu cümlede bile, eğer demokrasiyi somut olarak yaşamak yerine sadece öğretmekten bahsediliyorsa bir çelişki söz konusudur. Demokratik katılımın öğrenilmesi için çocukların(yeterince) büyümesi de beklenmemelidir. Demokrasi en baştan itibaren, yaş grubunun nitelikleri de göz önünde bulundurularak uygulanmalıdır. Bu bağlamda yapısalcı bir didaktiğin de temsil edildiği katılımcı bir pedagojik yaklaşım güdülmelidir.

Freinet Pedagojisi´nin amacı; öğrencilerin kendi kendilerine harekete geçmelerini mümkün olduğunca desteklemektir. Sınıf meclisinin, kendi başına karar almayı en yüksek oranda sağlamak gibi politik  bir görevi vardır. Bu ders tekniği (Freinet ‘metod’ yerine ‘teknik’ kavramını tercih eder) geleneksel okulda bile ders içi bir reform gerçekleştirilebilmesi için uygundur. Sınıf meclisi, sadece sınıf içi etkinliklerin oylanması ve planlanması için değil; Dewey’in de değindiği gibi, demokrasiyi süreç olarak deneyimlemeyi sağlamalıdır. Öğrenciler bu sayede geniş kapsamlı olarak kendi kararlarının ve davranışlarının sorumluluğunu almayı öğrenirler ve bu onları politik olarak otonom davranmaya motive eder veya etmelidir.

Yapay öğrenme alanlarındaki alışılmış hiyerarşik yapılanmalar, öğrencilerin ders süreçlerinde sorumluluk alarak katılım göstermelerine çok kısıtlı izin verir. Öğretmenin işlevi, okul sisteminin bir temsilcisi olarak öğrenciler üzerinde tek taraflı otorite kurmaktır, bu pek tabi onlara katılım şansı verilmediği zaman ortaya çıkan bir tablodur.

Katılımı gerçekten pratikte uygulayabilmek için kurallar, yönergeler ve koşullar hazırlamak ve bu süreci  yapısalcı bir diskurs çerçevesinde katılımcıların her birine şeffaf ve anlaşılabilir kılmak gereklidir. İçeriksel amaçlar belirlendiğinde, sınıf meclisi öğretici otoritesinin kısıtlanmasına ve tüm katılımcıların kendi kararlarını kendileri almalarına, sorumluluk hisleri ve sosyal davranışlarının gelişmesine hizmet etmektedir (bkz. Dewey Katılım Prensibi). Sınıf meclisinin hem öğrenci hem de öğretmenler tarafından ciddiye alınması için okul sisteminin önemli ve vazgeçilmez bir parçası haline getirilmesi gerekmektedir.

Sınıf meclisi, grupların ve/veya sınıfların okulla ilgili planlama ve anlaşmazlıklarının veya grup dinamiğinin, sosyal yapının veya iletişimin iyileştirilmesi gibi konularda karar alma sürecinin demokratik olarak ilerlemesini sağlar. Kanaat oluşumu (fikir oluşumu), eleştiri yeteneği, kendi ilgilerini korumak ve bir başkasının hakkına saygı göstermek, sınıf meclisi sürecinde gelişir. Tüm gurup, karar verme süreci ve görev dağılımında rol aldığı ve birbirini karşılıklı destekleyip yardım ettiği için öğretmen ‘hakim’ ve ‘yaptırımcı’ rolünden kurtulmuş olur. Öğreten ve öğrenenin eşit haklara sahip olduğu bir ilişki kurulmaya çalışılır. Anlaşmazlıklara bulunan çözümlerin, birlikte çalışılıp oylama yöntemi ile belirlendiği ve herkes tarafından anlaşılır kılındığı taktirde, gurup tarafından kabul görmesi daha yüksek şansa sahiptir. Freinet’te öğretici, her şeye rağmen yine de belli bir otorite tekeline sahiptir çünkü tartışmaları oylamayla etkileyebilir ve buna ek olarak veto etme hakkına sahiptir. Ancak bu pratik uygulamada çok nadir karşımıza çıkan bir olgudur. Sınıf meclisinde tartışma ve oylamayla desteklenen ve hep birlikte oluşturulan yaratıcı süreçte anlamlı ve mantıklı kararlar alınması amaçlanır. Alınan kararların gerçekleştirilmesi ise grup veya sınıf içinde, hatta okul sisteminde yeni dinamiklerin keşfedilmesini ve deneyimlenmesini sağlar. Halihazırdaki yapılara, süreçlere ve sistemlere dair kuşku duyulması ve eleştirel bir bakış açısı geliştirilmesine ve bunun dışa yansıtılmasına olanak verilmiş olur. Yeni yollar ve yöntemler bu sayede görünür kılınır.

3.2 Pratik  Çerçeve:

Amaçların belirlenmesinde, belirli içeriklerin çalışılmasında hem de ilişki içindeki anlaşmazlıklarda kendini duygusal olarak bir başkasının yerine koyabilmeyi ve anlayış göstermeyi öğrenmek çok önemlidir. Bu bağlamda grup ve/veya sınıf meclisi öğretenin uygulamayı, kendi amaçları için kullanamayacağı önemli bir araçtır. Sınıf meclisinde kurallar birlikte oluşturulur, üzerinde tartışılır ve oy yöntemiyle karara bağlanır. Bu kurallara grubun her bir üyesi uyum sağlamak zorundadır. Kurallarla birlikte bu kurallara uyulmama durumunda, nasıl bir uygulama yapılacağı da belirlenmelidir. Böylece her katılımcı başkalarının özgürlüğünü kısıtlamadan, kendi özgürlüğünü yaşayabileceği bir öğrenme ve ilişki kültürünün, grup içinde birbirini anlayarak nasıl kurgulanabileceğini en iyi şekilde öğrenir. Uygulamada otorite boşluğu kesinlikle oluşmaz, çünkü kuralların varlığı kontrol mekanizmasının devam etmesini sağlar. Bu kontrol mekanizması, grubun kendi isteği çerçevesinde, üstelik grubun kendi gelişimini sağlamak için grup üyeleri tarafından oluşturulmuştur. Böylelikle dışarıdan dayatılabilecek normlara göre çok daha fazla kabul görür ve katılımcılar tarafından içselleştirilir. Sınıf meclisi veya benzer katılımcı formlar, böylelikle sadece katılımın asgari ölçü olarak kabul edildiği yapısalcı didaktik gibi demokratik yaklaşımların değil, aynı zamanda öğrenme gruplarınında mutlaka uyulması gereken grup oluşturma çalışmalarından biri olarak da karşımıza çıkar. Öğrenenler, her zaman kurdukları ilişkilerden kendileri sorumludur. Eğer öğretenler, onlardan kendi kendilerine ilişki kurma ve kendi kendilerine çözüm üretme olanaklarını esirgiyorsa aynı zamanda öğrenenlerin uyumlu, açık ve eleştirel ilişkiler kurabilmesini de engelliyor demektir. 

4. Yöntemin Anlatımı

Devamlılığa sahip olmak ve toplantının ciddiyet ve kuralları olduğunun altını çizmek için sınıf meclisi düzenli olarak aynı zaman aralıklarında, aynı saatte ve aynı yerde toplanmalıdır. Meclise katılanların uymak zorunda oldukları kurallar ve yerine getirmek durumunda oldukları görevleriyle sorumlulukları  yanında; toplantının gerçekleşeceği zaman aralığı ve uzunluğu da katılımcılar tarafından birlikte belirlenir ve bağlayıcıdır. Sınıf meclisinin tüm katılımcıları, öğretmen de dahil olmak üzere eşit haklara sahiptir.

İki öğrencinin; birinin oturum yöneticisi, diğerinin de tutanak yazarı olarak belirlenmesi önerilir. Bu seçim, her toplantının başında yeniden gerçekleştirilir, böylece görev dağılımı saglanır. Tutanak yazma sorumlusu da tartışma yöneticisi de her toplantının başında yeniden seçilir. Her toplantıda başka bir öğrencinin bu görevlerden birini üstlenmesi önerilir, böylece her öğrenci sorumluluk üstlenir ve meclis için kendisini sorumlu hisseder. Sınıf meclisi için uygun olan düzen ise çember biçiminde oturmaktır.

Sınıf meclisi toplantısının gündem konuları (örneğin ortak planlar veya endişeler; genel olumlu ve olumsuz eleştiriler; güncel olaylar, anlaşmazlıklar, okul veya sınıf projeleri vb.) herkes tarafından görülebilir bir şekilde kayıt altına alınmalı ve birbiri ardından sırayla toplantıda ele alınıp sonuca bağlanmalıdır. Gündem maddelerinin toplanması için, örneğin duvar gazetesi yöntemi uygundur. Toplantıda hangi konuların ele alınacağı ise toplantının başlangıcında oylama yöntemi ile belirlenir. Toplantıda sadece sınıfın bütününü ilgilendiren konular ele alınır. Diğer, daha özel veya kişisel konular başka organizasyon yöntemleriyle değerlendirilmelidir.

Tartışma yöneticisi toplantıyı açar ve ilk olarak bir önceki sınıf meclisi toplantısının tutanağını okunur. Her bir konu, o konuyu toplantıya önerip gündeme alınmasını sağlamış olan öğrenciler tarafından okunur. Konuların daha önceden bir şikayet kutusunda veya grup odasında bir duvarda, yanında açıklamalarıyla birlikte toplanması da düşünülebilir. Çoğunluk oylamasıyla hangi konunun mecliste tartışılacağına karar vermeden hemen önce, öğrenciler  sırayla bu konular hakkında kendi düşüncesini açıklar. Oylamayla bir öğrenci veya öğretmene herhangi bir yaptırım uygulanması gerektiği sonucuna varıldı ise, öncelikle bu kişi durumun iyileştirilmesi veya zararın en aza indirilmesi konusunda öneride bulunma hakkına sahiptir. Eğer bu öneri çoğunluk oylamasıyla reddedilirse çözüme yönelik diğer öneriler toplanır ve oylama yöntemiyle yaptırım karara bağlanır. Ancak sınıf meclisi, hiç bir zaman belirli bir yaptırımı uygulamak için bir araç olarak kullanılmamalıdır. Meclis sorunları çözmek veya anlaşmazlıkları gidermek  amacıyla bir yöntem olarak uygulanabilir, ama ağırlıklı olarak belirli bir konuda birlikte karar vermek için uygulanmalıdır. Meclis öncelikle, sınıf topluluğunun yaratıcı bir biçimde ve kendiliğinden harakete geçmesini destekler. Sınıf meclisi toplantılarında alınan kararlar ve bu kararlar doğrultusunda ortaya çıkan sonuçlar, olaylar, faaliyetler, değişimler vb.takip eden toplantıda eleştirel bir bakışla değerlendirilir; buna uygun sonuçlara bağlanır.

Sınıf meclisi için belirli bir diyalog ve söz alma biçiminin ve tartışma kurallarının belirlenmesi önerilir: 

Herkes söz alma hakkına sahiptir

Diğerlerinin sözünü bitirmesine izin verilmelidir

Her fikir veya toplantıya yapılan her katkı en iyi şekilde değerlendirilmeli ve dikkatlice dinlenmelidir

Toplantıya katılımın dengeli olması desteklenmelidir

İhtiyaca göre daha başka kurallar da bu listeye eklenebilir. Kurallar sınıf meclisi bu konuda başka bir karara varıncaya kadar geçerli ve bağlayıcıdır. Bunun ardından da kaç kişilik bir çoğunlukla alınan kararların geçerli olabileceği ve en az kaç kişinin katılımıyla sınıf meclisinin geçerli kararlar alabileceği de bir karara bağlanmalıdır. Sınıf meclisinin her üyesi bir oya sahiptir. Sınıf meclisi, öğretmen katılımı olmadan da meclisin toplanabileceği kararına varabilir. Ancak böyle bir durumda, öğretmen her zaman ulaşılabilir olmalıdır. Genel olarak bakıldığında, öğretmenin sınıf meclisindeki rolü daha çok danışmanlık seviyesindedir ve öğrencilerin toplantı sürecini kendi kendilerine yönetmelerini destekler niteliktedir. Öğretmen, hakkında daha çok bilgi sahibi olduğu konuları kullanıma sunan ama kesinlikle daha iyi bilirimci davranmayan (çünkü bunu yaptığı durumda kendisinin hiç bilmediği bazı konularda da sınıf bu rolü üstlenecektir) bir moderatör rolündedir. Çoğunluk oyuyla verilen kararlara, sınıf meclisinin her bir üyesi uymak zorundadır. Öğretmenin veto hakkını kullanması halinde (ki aslında bu, öncesinde gerçekleşecek tartışmalarla önlenebilecek bir durumdur) bu uygulamanın nedenlerini açıklaması ve sınıf meclisinde tartışmaya açması gerekmektedir. Uygulamada, öğrencilerin sınıf meclisi içeriklerine büyük bir anlayışla yaklaştıkları ve sorunlara en uygun çözümleri aradıkları gözlemlenmiştir. Sadece kendi verdikleri kararın uygun ve uygulanabilir olduğuna dair duydukları güven bile kazançtır; böylece öğrencilerin özdeğerleri güçlenmekte; özgüvenleri artmaktadır. 

5. Örnekler

Sınıf meclisi için konu örnekleri:

İlişkilerdeki anlaşmazlıklar (öğrenci-öğrenci, öğrenci-öğretmen arasında)

Dışlanma sorunları

Öğretmenlerle iletişim

Öğretmen değerlendirmesi

Proje haftasının planlanması

Oturma düzeninin değiştirilmesi

Güncel ve okul dışındaki konuların derslere katılması

Bir ders konusunun işlenisi veya bir dersin kurgusu

Ders kalitesinin iyileştirilmesi vb.

Bu konuların sınıf meclisinde tartışılması için konu ya da sorunun gerçekten de sınıfın bütününü ilgilendiriyor olması ve meclisin sorunu çözmek için etkili kararlara varabilmesi için kaynaklara sahip olması gerekmektedir. Bu kriterlerin karşılanıp karşılanamadığı ise meclis toplantısında tartışılarak karara bağlanır. 

Biz burada konuyu biraz olsun somutlaştırabilmek için örneklerle anlatacağız:

Örnek 1:

Sınıf meclisi toplantısında bir grup öğrenci, spor dersinde futbol oynayanların topa çok sert vurmasının kendilerini rahatsız ettiğini dile getirir. Hatta bir defasında, top bir öğrencinin yüzüne isabet etmiştir ve bu öğrenci zarar görmüştür. Bu tip deneyimler, diğer öğrencilerin futbol oyunundan zevk almalarının önüne geçmektedir.

Toplantıda, öncelikle hakkında şikayet edilenler söz alırlar. Onlara göre topa sert vurmak oldukça normaldir; çünkü sadece hızlı paslaşma sonucunda başarılı  bir şekilde gol atılabilir.

Bu açıklamanın ardından, tüm öğrenciler sırayla söz alır ve sorunla ilgili düşüncelerini açıklar. Herkes kendi fikirlerini açıkladıktan sonra, bu toplantıda öğrencilerin çoğunluğunun spor dersinde maruz kaldıkları bu ‘saçmalığı’ rahatsız edici, hatta üstüne üstlük korkutucu buldukları su yüzüne çıkar.

Böylelikle hep birlikte yaşanan bu soruna bir çözüm aranmaya başlanır. Çözüm önerileri toplanır ve herkes tarafından rahatlıkla görülebilecek şekilde oturma çemberinin ortasına konumlandırılmış olan planlama kartonuna her bir çözüm önerisi tek tek not edilir. Tüm öneriler kartona yazıldıktan sonra, her biri olumlu veya olumsuz olarak eleştirilir; çoğunluk prensibine göre oylamaya sunulur.

Bizim örneğimizde çoğunluk, futbol oynayanların topa bu derece sert vurmamasına karar vermiştir. Yerden yüksek atılacak şutlara bu kadar hızlı vurulmamalıdır, ancak yerden yapılan paslaşmaların sertliğine karışılmamalıdır. Bu karara ek olarak, futbolu mutlaka sert paslaşmalarla oynamaktan vazgeçmek istemeyen 8 öğrenci, spor öğretmeniyle konuşacak ve her spor dersinde son 15 dakikayı dörde dört oynayacakları ve istedikleri kadar sert paslaşacakları futbola ayırmasını isteyeceklerdir.

Son olarak bu kararlar ve kurallar sınıf meclisi protokolünde kayıt altına alınır. Verilen kararların uygulamasıyla ilgili yapılacak olan değerlendirme ise bir sonraki sınıf meclisi toplantısının gündem maddelerinden biridir.

Örnek 2:

X öğretmenin dersinde, sınıfta yüksek sesli konuşmalar, bağırmalar ve etrafa fırlatılan nesnelerle ders akışı, öğrenciler tarafından sürekli kesintiye uğratılmaktadır. Bu durum, sınıf atmosferini genellikle olumsuz yönde etkilemekte; X öğretmen de bu huzursuzluğun A ve B öğrencilerinden kaynaklandığını düşünmektedir. Bu durum, öğretmen ve her iki öğrenci arasında gerilimli bir ilişkinin oluşmasına sebep olur. Sonuç olarak, X öğretmen duvar gazetesine «sınıfta huzursuzluk» notunu düşmüştür.

Bunu takip eden sınıf meclisi toplantısında (çünkü bu etkinlik sınıfın değişmeyen bir parçasıdır) bu konu pek tabii ele alınır. Öğretmen, konu hakkındaki kendi notunu yüksek sesle mecliste okur ve olay hakkında kendi bakış açısına göre açıklamasını yapar. Konu hakkında kendisini nasıl hissetiğini ve durumu nasıl algıladığını da bu açıklamaya eklemekten kaçınmaz. Sınıf meclisi yaptırımcı bir deneyim değildir; bu sebeple X öğretmen bu açık ve saygılı ortamda A ve B öğrencilerine doğrudan hitap edebilmekte duygu ve düşüncelerini dile getirebilmektedir. Bu doğrudan hitap, pek tabii ki sadece tarafsız, objektif ve saygılı bir biçimde gerçekleştiğinde kabul edilebilir. X öğretmen, durumu ne denli hoşnutsuz bir biçimde deneyimlediğini paylaşır. Öğrencilerle aslında iyi ve keyifli bir ilişki kurmak istediğini, hoş bir sınıf atmosferi dilediğini de ekler.

Bu paylaşımda doğrudan A ve B isimli öğrencilere hitab edildiği için söz hakkı ilk olarak onlara aittir. Onlar, kendilerini huzursuzluk kaynağı olarak görmemektedir; ancak yine de öğretmenleriyle aralarında gerilimli bir ilişki olduğunu farketmiş bulunmaktadırlar. Bu açıklamanın ardından, diğer öğrenciler de söz almaya başlar. Bir kaç öğrencinin paylaşımlarından sonra öğrencilerin bir çoğunun, sınıftaki huzursuz ortamını pek de hoş bulmadıkları ortaya çıkmıştır. Derste genellikle A ve B isimli öğrencilerin başlattıkları küçük haraketleri bir dizi başka eylem takip etmekte ve bütün sınıfın katılımı ile büyümektedir. Bu noktada bir ara bilanço hazırlanmış ve tutanak yazıcının notları ışığında durum aktarılmıştır. Derste yaşanan düzensizlik sınıfın genelini rahatsız etmektedir, ama yine de bu durumdan sadece A ve B isimli öğrencileri sorumlu tutmanın haksızlık olabileceği kararına varılmıştır. Düzensizlik tüm sınıfın katılımıyla ortaya çıkmaktadır. X öğretmen ise bu durumdan kaynaklanan hoşnutsuzluğunu, sadece A ve B isimli öğrencilere bağladığını ve bunu sözel olarak da sadece A ve B’ye yönelttiğini kabul eder. Toplantıda bu noktaya gelindikten sonra, yaşanmakta olan bu sorunun nasıl çözümlenebileceği konuşulmaya başlanır. Söz alan bir öğrenci, dersi bozmaya ve diğerlerini de kışkırtmaya çalışan her öğrencinin, sınıf kasasına 50 kuruş ceza ödemesi gerektiğini önerir. Diğer bir öğrenci ise A ve B’nin bundan böyle derste düzensizlik çıkarmamaları halinde sorunun zaten çözüleceğini ileri sürer. Başka bir öğrenci ise buna cevap olarak; belli eylemlere sınıftaki diğer öğrencilerin katılmamaları ve bunları devam ettirmemeleri halinde her hangi bir sorunun oluşmasının da önüne geçilebileceğini ifade eder. Takip eden diğer görüş bildirimlerinin de ardından, sınıf meclisinde toplanan bu öneriler hakkında oylama yapılır; henüz bu konuda hiç bir yaptırım uygulanmayacağına oylama ile karar verilir. Derslerde çıkan huzursuzluktan genellikle sınıfın tümü sorumlu olduğundan, bu düzensizliklere karşı toplu bir duruş sergilemek gerekmektedir. Varılan bu antlaşma, bir sonraki sınıf meclisi toplantısına kadar geçerliliğini koruyacaktır. Etkili olup olmadığına gelecek toplantıda karar verilmek üzere konu kapatılır. 

‘Klassenrat’ kavramı altında http://www.google.de adresinde ‘Klassenrat’ uygulaması hakkında bir çok anlatıma ulaşmak mümkündür. Ancak bu anlatımlarda sınıf meclisi uygulamasının genellikle anlaşmazlıkları çözmekte bir araç olarak kullanıldığı göze çarpıyor. Buna karşılık, öğretimin ve öğrenimin daha demokratik ve katılımcı bir hale dönüştürülmesinde temel öğe olarak uygulanışına ise çok daha az rastlanmaktadır. 

6.Yöntem Hakkında Eleştirel Yorum

6.1 Yöntemin Yetkinliği

Sınıf meclisi, her yaştan grup ve okul sınıfında uygulanabilir. Uygulama grup lideri veya öğretmen tarafından, katılımcı veya öğrencilerin olgunluk, deneyim derecesine göre kolayca uyarlanabilir. (Örneğin birinci sınıflarda öğretmen tutanak yazma görevini üstlenmek durumundadır.)

Sınıf meclisinde, kendi düşüncelerinin grupla birlikte veya gruba rağmen dile getirilmesi deneyimlenir. Böylece demokrasi, küçük yaştan itibaren hayatımızın bir parçası haline gelir.

Etkin bir içerik ve ilişki iletişimi ile bir bağlantı kurulması da bu yöntemin uygulanabilmesi için gereklidir. Yöntem yetkinliği olarak sınıf meclisi; öğretme ve öğrenme sürecinde uygulanan kuralları veya gurup içi iletişim ve işbirliği hakkındaki tüm diğer uygulamaları destekler. Uzun süre birlikte çalışan guruplar, katılımcı ve demokratik yetkinlikler geliştirebilmek için sınıf meclisi yöntemine ihtiyaç duyar.

6.2. Yöntemin Zenginliği

Sınıf meclisi yaratıcı buluşlara, yaratıcı üretime, keşif ve yeni buluşların uygulanmasına olanak verir. Yapıcı tartışma yöntemi ile her seferinde güncel olan konuların işlenişi hakkında birbirinden oldukça farklı yaklaşımlar önerilebilir; bu yaklaşımlar hayata geçirilebilir veya hakkında daha fazla araştırma yapılabilir; geri bildirimlerle olumlu yönde değerlendirilebilir. Bu bağlamda, daha önceden de kullanılmakta olan metodlara yeniden geri dönülebilir, bunlar eleştirilebilir veya yeniden uyarlanabilir ya da tamamen yeni konseptler yaratılabilir. Yeni ve farklı metodların uygulanmasına dair olan istek tartışma konusu olabilir ve oylanabilir. 

6.3. Yöntemler Arası Geçişler

Sınıf meclisi, grup ve sınıf katılımıyla gerçekleşen ders ve okul sistemleri arasında yer alır. Yapısalcı bir didaktik çatı altında gerçekleşebilecek tam bir katılımcılık ise sadece sınıf meclisi ile sağlanamaz. Diğer yöntemlerle de desteklenmesi gerekir. Farklı ve çeşitli yöntemlerin sınıf meclisine entegre edilmesi, meclisin işini somut anlamda kolaylaştırır. Bu durum pek tabii ki sınıf meclisi çercevesinde uygulanabilecek, daha önceden de değindiğimiz küçük yöntem ve etkinlikler için söz konusudur. Ama buna ek olarak, sınıf meclisi de kendisinden daha geniş kapsamlı sistemlerin eleştirilmesi veya yeniden uyarlanması için uygulanabilecek bir yöntemdir.

7. Uygulama Deneyimleri

Oldukça fazla sayıda uygulama raporuna internet üzerinden ulaşmamız olanaklıdır. Sınıf meclisi uygulaması, özellikle ilkokul alanında karşımıza çıkan bir yöntemdir. 

http://www.montessori-bonn.de/Konzept%20Klassenrat.pdf

İçerik: Buradan bir Montessori Okulu örneğine ulaşılabilir.

Ancak orta öğretimde sınıf meclisi uygulanması da mantıklıdır. Örneğin Renate Schallehn’in deneyimleri bunu gözler önüne sermektedir. (alıntı: http://www.renateschallehn.de/id181.htm)

«Yanyanalık, hatta birbirine karşı yarışır şekilde değil de öğrenme ortamında, hep birlikte yaşanan deneyimlerin anlamı her gün daha sık karşımıza çıkmaktadır. ... Bu bağlamda, sınıf meclisi öğrencilerin belirli bir zaman aralığında, kendi kendilerine yönetebilecekleri bir enstrüman olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çatı altında belirlenmiş bir zaman aralığında, sınıf topluluğunun içinde yaşanan anlaşmazlıklar masaya yatırılır, birlikte çalışmak için kurallar düzenlenir (veya değiştirilir), görevler dağıtılır, sınıf içi mekanı düzenlenir (kitap köşesi, duvar gazetesi, bitkiler vs.), yeni ve ortak projeler için fikirler oluşturulur. Burada öğrenciler, sadece kendi kişisel çıkarlarını tüm gruba dayatmaya çalışmaz, tüm sınıfın kendini iyi hissedebileceği çözümler bulmaya odaklanır. Kurallar ‘sadece bir anlamları’ olduğunda korunur. Sorumluluk hissi, sadece üstlenildiği zaman gelişir. Karar verme sürecini etkileyen öğrenci cesaretlenir ve güçlenir; kendine olan güveni artar. Ayrıca birbirlerine olan güvenleri de artar. Sınıf meclisi, hızlı bir şekilde sınıfın neredeyse vazgeçilmez bir öğesi haline gelir, çünkü daha önceden çıkan sorunlar ve anlaşmazlıklar günlerce halledilmeden havada kalırken, sınıf meclisi uygulaması bunların yoğun ve hedef odaklı bir biçimde öğrencilerin eşit haklı katılımıyla gerçekleşen bir forum oluşturur. Sınıf meclisi bu sayede zaman ve enerji bakımından oldukça ekonomik bir metoddur. Sınıf meclisinin demokratik bir kurul olarak başarıya ulaşması için bir ön koşul oluşturmak, her zaman kolay değildir: Ben bile öğretmen olarak kendi otoriter duruşumu bir yana bırakarak öğrencilerle işbirliği kurmakta zorlanmaktayım.Bu, içinde tekrarlar da barındıran bir öğrenme sürecidir. Kendi deneyimlerimden yola çıkarak, öğrenciler öğretmenlerinin bu yöntem içinde yaşadıkları zorlukları; -arada bir olsa da- bunları dile getirmelerini genellikle anlayışla karşılamakta ve onları küçük düşürmemektedirler. 

http://www.reformzeit.de/index,php?id=103

İnternet sitesinden alıntı: Braunschweig’da beni, en çok öğrencilerin konular hakkında açıkça düşüncelerini söyleyebilmeleri ve öğrenme sürecini hep birlikte gerçekleştirmeleri etkiledi. Bizim öğrencilerimiz de sorumluluk almayı ve hedef odaklı bir biçimde toplantı yönetebilmeyi öğrenmeliler. Bizim ders programımız, haftanın belirli  bir gününde, hep birlikte boş bir zaman dilimine sahip olmamıza olanak sağlamıyor. Bu yüzden bir önceki dersten kesinti yapmaya karar verdik. Biz, bunun öğrencilerimiz için yararlı olduğunu düşünüyoruz. Biz, onların sosyal yeteneklerinin gelişmesi gerektiği kanısındayız. Kendi düşüncelerini ifade etmeyi öğrenmeleri gerekmektedir. Öğrencilerin  bir hafta önceki öğrenimlerinden memnun olup olmadıkları hakkında birbirleriyle konuşabilmeleri, neyin değişmesine ihtiyaç duydukları ve başka bir öğrencinin hangi davranışını iyi ya da başarılı bulduklarını ifade edebilmeleri gerekmektedir. Bu yeteneklerin gelişmesine pek tabii ki gurup çalışmalarında da ihtiyaç duyulmaktadır. Bir görevin değerlendirilmesi söz konusu olduğunda, kimin neye, ne kadar enerji harcadığının konuşulabiliyor olması herkes için yararlıdır. Zaman içinde, sınıf meclisi öğrenciler tarafından talep edilen sarsılmaz ve güvenilir bir kurumsallık kazanmıştır. Benim sınıfımda, şu anda arzu eden her öğrenci sınıf meclisini yönetebilme yeteneğine sahiptir. Ancak herkes bir tutanağı tam ve doğru biçimde hazırlayabilme konumunda değildir. Kendi kendilerini değerlendirmeleri söz konusu olduğunda, benim kendi deneyimlerim ve gözlemlerimden yola çıkarsak eğer, öğrencilerin kendileri hakkında oldukça eleştirel ve gerçekçi bir tavır sergiledikleri görüşündeyim. Bu noktada öğrencilere kesinlikle daha fazla güvenebiliriz ve öğretmen olarak notlandırmaya alternatif olarak başka biçimlerden de yararlanabiliriz.

Yazar: Elke Klatt (Spreewald okulunda öğretmen) 

http://www.methodenpool.uni-koeln.de


Yazan: Elke Klatt

Çeviri: Deniz Wohlwend