Gündem
Eğitim
Kamu Haberleri
Sendikalar
Yazarlar
Köşe Yazıları
İletişim
  Kantinlerde neler oluyor? Şırıngalı çikolata cadı avı

Kantinlerde neler oluyor? Şırıngalı çikolata cadı avı

Kantinlerde neler oluyor? Şırıngalı çikolata cadı avı.

Ankara Keçiören Şehit Ahmet Kabukçu İlkokulu birinci sınıf öğrencisi 7 yaşındaki Mert Yağız Köksal boğazına takılan kantinden aldığı çikolatanın kabıyla hayatını kaybetti. 

Olay olduktan hemen sonra Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ben gerekeni yaptım feryatlarıyla üzerindeki sorumluluğu atmak adına göstermelik olarak okul müdürünün görevden aldı ve kantinin sözleşmesine son verdi. Okuldaki ve çevredeki ne kadar o şırıngalı çikolata varsa toplattı. Sanki o kantinde ve çevre dükkanlarda tek tehlikeli yiyecek ya da tüketim maddesi o gibi.

Sonrasında basın açıklaması   yapan MEB, “Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından görevlendirilen Maarif Müfettişlerince tüm yönleriyle kapsamlı bir şekilde soruşturulmaktadır. Bakanlık Maarif Müfettişleri tarafından yapılan ilk incelemede, söz konusu kantin işletmesinin, ilgili mevzuat gereği okulda oluşturulan komisyon tarafından 15 Kasım 2019 tarihinde, Keçiören İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından ise son olarak 29 Kasım 2019 tarihinde denetlendiği görülmüştür.” dedi. 

MEB sorumluluktan kaçıyor

Ben görevimi yaptım, soruşturuyorum diyerek sorumluluğu geçici olarak açığa alacağı okul müdürüne ve kantinciye atacağı bu açıklamalardan anlaşılıyor. 

Bu arada MEB, gayri resmi olarak okul müdürlerine mesaj göndererek, “Dün KEÇİÖREN ilçemizdeki bir okulumuzda bir öğrencimiz vefat etti. Kesin olmamakla birlikte merhumun yediği bir yiyeceğin veya bir cismin nefes borusuna gitmesi sonucu vefat ettiği düşünülüyor. Bu yiyeceği de okul kantininden almış olabileceği basında yer alıyor. Basında yer alan çikolatanın hala diğer okul kantinlerinde de satıldığına yönelik duyumlar gelmektedir. Buradan hareketle; tüm okul kantinlerimizin acil okullarımızdaki komisyonlarca denetlenmesi, okul yöneticilerinde ve nöbetçi öğretmenlerimizce günlük kontrol edilmesi için gereğini rica ederim.” mesajıyla yapmadığı işi itiraf etti.

Okullarda kantinciden başlayarak, nöbetçi öğretmen, müdür yardımcısı, okul müdürü sorumlu onun dışında kimse sorumlu değil. Gayri resmi atılan ve okulları uyaran bu mesaj şırıngalı çikolata arama telaşından başka bir telaş değil. Kantinlerde o şırıngalı çikolatanın ötesinde bakalım daha neler var.

Genelgeler açık

MEB’ in okul sağlığı ile ilgili web sitesinde paylaşılan ve kantinlerin nasıl denetleneceğini gösteren yönetmelik, Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile ilgili kurum/kuruluşlarca hazırlanan 10.03.2016 tarih ve 28552893 sayılı Okul Kantinlerinde Satılacak Gıdalar ve Eğitim Kurumlarındaki Gıda İşletmelerinin Hijyen Yönünden Denetlenmesi Konulu Genelge  2016-2017 eğitim-öğretim yılından itibaren yürürlüğe girdi.

Genelge ne diyor? Bu genelge; “İllerde Valinin onayı ile İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Halk Sağlığı Müdürlüğü, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü temsilcilerinden oluşan İl Denetim Komisyonu ve ilçelerde Kaymakamının onayı ile İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, TSM ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü temsilcilerinden oluşan  İlçe Denetim Ekipleri kurulacaktır.” diyor.  Kurulan İl Denetim Komisyonu ile İlçe Denetim Ekipleri aşağıda  yer alan Okul/Kurumlardaki Yemekhane, Kantin, Kafeterya, Büfe, Çay Ocağı Gibi Gıda İşletmelerinin Kontrol ve Denetimine İlişkin Uygulama Kılavuzuna göre okul/kurumlardaki gıda işletmelerinin kontrol ve denetimlerinin gerçekleştirilmesi için gerekli tedbirler alınacak ve sonucu uygulama kılavuzuna göre Bakanlığımız Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne bildirmesi gerekiyor. Yani genelge direkt MEB’ i, İL ve İlçe MEM’ lerin sorumlu olduğunu ve denetleme görevinin direkt bu kurumlara verdiğini yazıyor. 

Bu okul ise , Keçiören İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından son olarak 29 Kasım 2019 tarihinde denetlendiği MEB’ in basın açıklamasından anlaşılıyor. 

Okullar denetleniyor gibi mi yapılıyor?

Peki bu okullar denetleniyor da nasıl oluyor da o kantinler her şeyi satabiliyor? Her gün o okulda o tüketim maddeleri satılmıyor mu? O denetimde o maddeler görülmedi mi? Gerçekten o okula denetim için gidildi mi? Denetim fotoğrafları var mı? Yoksa o denetleme, her şeyde olduğu gibi bir belge düzenlemesinden başka bir şey değil mi?  Okullar denetleniyor gibi mi yapılıyor?

Oysa “ Okul/Kurumlardaki Yemekhane, Kantin, Kafeterya, Büfe, Çay Ocağı Gibi Gıda İşletmelerinin Kontrol ve  Denetimine İlişkin Uygulama Kılavuzu” ve “Okul/Kurumlardaki Gıda İşletmeleri Kontrol ve Denetim Uygulama Faaliyeti (ilçe Denetim Ekipleri Tarafından Kullanılacak)” yönetmelikler var ve MEB titizlikle hazırlamış. Titizlikle de hazırlasan  Kant’ ın dediği gibi en iyi yasayı yapsan da onu uygulayacak insan yoksa ortamda değişen hiçbir şey olmuyor. Okullarda, ilçelerde, illerde ve MEB merkez teşkilatındaki yapılanma liyakat değil sadece belli türden olunca insan faktörünün getireceği durum da bu oluyor.

Sayın Bakanın, il ve ilçe milli eğitim müdürlerinin sorumluluktan kaçarak okul müdürünün daha sonra olay soğuğunca geri göreve iade edileceği  bu olayda, en başta MEB ve sayın bakan sorumludur. Bu olay bu işlerin bakanlıkta süslü toplantılarda, show yaparak olmayacağının göstergesidir. 

Özel okula teşvik veren MEB, okulları para sorunlarıyla yalnız bırakıyor

Kantinlerin ihaleleri ilçede yapılan komisyonlarca yapılıyor ve durum il ve bakanlığa bildiriliyor. Kantinler ya bir tanıdığa veriliyor ya da ihaleye giren firmalar tekliflerini yüksek veriyorlar. Bu ihalelerde neler döndüğünü kimse tam anlamıyla bilmiyor. Tek bilinen şu gerçek, ihaleyi alan firma daha fazla kar etmek ve okula kira, ilçeye katkı payı  vermek için daha çok satması gerçeğiyle her şeyi satma yoluna gitmesi. 

Kantin ilçeye katkı, okula kira ödesin de ne satarsa satsın mantığıyla yapılan ihaleler ve uyduruk hazırlanmış denetim raporları bu olayın en önemli gerçeklerindendir. Ne bu kantin ihalelerinde ne de kantin denetimindeki sorumluluktan MEB kaçabilir. Bunların tüm sorumlulukları yönetmeliklerle MEB’ in tüm teşkilatını ilgilendirmektedir. Bu olay da öyledir.  

Özel okullara teşvik veren ama okullarında neler oluyor denetlemeyen MEB, okulları kantinlerden gelecek kiraya mahkum ederek bu olayın birinci sorumlusudur.  Özel okulda bir hemşire ve sağlık odasını mecbur kılan MEB, kendi okullarında hiçbir koşula uymamaktadır.

Bu olay bir okul müdürünün görevden alıp kantin sözleşmesi iptal ederek kurtulunacak bir durum olamaz. Kaldı ki tüm okullarda buna benzer satılan tehlikeli tüketim malzemeleri var. 

Bir olay olmadan kimse denetleme yapmıyor

Okulda bir öğrenciyi kaybetmek mi gerekiyor o kantini kapatmak için. MEB’ te gerçekten denetim olsa bakalım kaç kantin kapanacaktır. Kaç müdür görevden alınacaktır. MEB yapmadığı denetimin faturasını yine birilerine çıkarıp bu işten sıyrılacak gibi görünüyor. Bu durum, her kaybımız olduğunda cadı avı  yapar gibi şırıngalı çikolata aramayla mı çözülecektir. MEB şimdi kantinleri tüm okullarda gayri resmi gönderdiği mesajlarla asıl görevi bu olmayan öğretmenlerine denetletecektir. Bu aman bir kantinde başka bir şırıngalı çikolata çıkmasın telaşıdır. Bir olay olmadan kimse denetleme yapmıyor.

Bunların hepsi liyakatsız idareciler, parasız ve başının çaresine nasıl bakarsan bak mantığıyla yalnız bırakılmış okullar nedeniyle oluyor. Bakan hala sosyal medya hesabında şunu yaptık resimleri paylaşıp, pahalı reklam videoları ve sunuları hazırlatmaya devam ediyor. Bir kelime MEB’ in basın açıklamasından başka, bu olaydan beri yok. Olay başka olsaydı pahalı bir video hazırlatıp sosyal medyada paylaşılırdı.

Bu olayda da inşallah ateş düştüğü yeri yakmaz. Tüm sorumlular sorumluklarını bilir kimse almadan kendileri istifa ederler. 

Tüm eğitim camiasının başı sağolsun.


ALİ Taştan
Eğitim Uzmanı

İlgili Haber: