Gündem
Öğrenciler
Öğretmenler
Yazarlar
Üniversiteler
Sınavlar
Kamu Haberleri
Bir Zamanlar Eğitim
İletişim
Künye
  İşsiz öğretmenler sorununa dair çözüm önerileri

İşsiz öğretmenler sorununa dair çözüm önerileri

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü 5 Ekim Cuma günü bütün Dünya öğretmenlerinin gündemi olacak.Dünya halkları kapıtalizmin küreselleşme süreci denilen bir dönemini yaşıyor. Bütün ülkelerde öğretmenler uygulama yöntemleri farklı olsa da benzer sorunlar ve sonuçlarla karşı karşıya. İşsizlik,istihdam koşullarında iş güvencesinden yoksunluk, düşük ücretler, baskı,mobing, şiddet, yasaklar, kayırmacılık, ayrımcılık ve değer görmeme. Oysa öğretmenler bulundukları ülkelerin okullarında çocukları geleceğe hazırlamak için büyük  ve önemli sorumluluklar üstlenmişlerdir. Öğretmenlerin statü tavsiye belgesinin kabulu üzerinden on yıllar geçmiş olmasına rağmen belgeyi imzalayan ülkelerin bir bölümünde bu belgede yer alan hususların uygulanması konusunda hala büyük dirençlerle karşılaşılmaktadır.Türkiye bu ilkeleri uygulamak konusunda direnç gösteren ülkeler sıralamasında üst sıralarda yer almaktadır.   Çeşitli ülkelerin öğretmenlerinin yaşadığı genel sorunların yanında Türkiye öğretmenlerinin yaşadığı öğretim sürecinden başlayarak atanmaya,atanmadan başlayarak emekli olana kadar süren daha özgün sorunlar bulunmaktadır. Söz konusu sorunların başında hiç kuşkusuz öğretmenlik için uygulanan yükseköğretim programlarından mezun olan ve büyük bir bölümünü etkileyen  işsizlik ilk sırada gelmektedir. Bu bağlamda bu 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü ülkemiz öğretmenlerinin öğretmenliğe hazırlık için  uygulanan yükseköğretim programlarının yeniden örgütlendirilmesine,işssiz öğretmenlerin  işsizlik kabusundan kurtarılmasına yönelik çözüm önerileri  bulunmaktadır.Sokrates’ten bu yana eğitim öğretmensiz olmuyorsa ve bundan sonrada olmayacksa o zaman genelde bütün öğretmenlerin özelde ise işsiz öğretmenlerin yaşadığı sorunların çözümüne  dair daha sahici,kalıcı ve somut çözümler üretmek gerekmektedir.   “Eğitim Bilimleri Üniveritesi” Kurulmalıdır Öğretmenlik alanı özel ihtisas ve uzmanlık gerektiren  bir alandır.O nedenle öğretmenlik alanının kaynağı orttaokula dayandırılmalı,ortaöğretim öğretmenlik programları güçlendirilnelidir. Öğretmenlik için yükseköğretim süresi son bir yılı uygulama ve staj dönemi olmak üzere beş yıl olacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.Gelecek yıldan itibaren yedi bölgede birer öğretmenlik bilimleri üniversitesi kurulmalıdır.Kurulacak üniversitelerde öncelikli olarak aşağıda yer alan faküllteler bulunmalıdır.Bu fakültelerde alanlara göre ülkenin öğretmen gereksinimini karşılayacak alt programlar/bölümler yer almalı,öğrenciler gereksinim planlamasına göre bu programlara/bölümlere yerleştirlmelidir.   Bölümler/Programlar;pedagojik formasyon,genel kültür ve alan bilgisinin yanında iletişim ve halkla ilişkiler temelleri üzerine oturmalıdır. Bu yıl öğretmenlik programlarına alınan öğrenciler mezun olana kadar mevcut model içinde öğretim hayatlarına devam etmelidir.Pedagojik  fornasyon sertifika programları azaltılarak dört yıl içerisinde tamamen sonlandırılmalıdır.Kurulacak olan söz konusu yeni üniversitelerden mezun olanların atanma kriterleri arasında;   dört yıllık öğretim süresince gördüğü derslerden aldığı notların ortalaması,uygulama ve staj notu,son sınıfta gireceği yeterlilik ve bitirme sınav notunun ortalamasından oluşan puan yeterli olmalıdır. Öğretmenlik öğretim programlarında  görev yapan akademik ve idari kadrolar herhangi bir hak kaybına uğratılmaksızın kurulacak olan yeni öğretmenlik öğretim bilimleri üniversitelerine nakledilmelidir.Aşağıda bulunan fakülte ve bölümlere ihtiyaç halinde yeni fakülte  ve bölümler  eklenebilir. Üniversitede Bulunması Önerilen Fakülte,Bölüm/Programlar; Temel Eğitim Fakültesi                                        Eğitim Yönetimi ve Denetimi Fakültesi -Erken çocukluk eğitimi öğretmenliği                    -Okul yöneticiliği bölümü -Sınıf öğretmenliği bölümü                                     -Teşkilat yöneticiliği bölümü -Özel özel eğitim öğretmenlik bölümü                    -Teftiş ve denetim bölümü -Yaygın ve yetişkin eğitim öğretmenliği bölümü   Dil ve Edebiyat Fakültesi Davranış Bilimleri Fakültesi                                -Türkçe öğretmenlik bölümü -Psikoloji öğretmenliği bölümü                               -Edebiyat öğretmenlik bölümü -Felsefe öğretmenliği bölümü                                 -Yabancı diller öüretmenlik bölümü -Dil terapisti öğretmenlik bölümü                           -Yaşayan dil ve lehçeler öğretmenlik bölümü -Sosyoloji öğretmenlik bölümü -Rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümü   Teknik Bilimler Fakültes                                                Spor Bilimleri Fakültesi -Bilişim teknolojileri öğretmenlik bölümü                       -Beden eğitimi öğretmenlik bölümü -Meslek ve teknik dersler öğretmenlik bölümleri             -Spor ve sağlık öğretmenliği bölümü -Medya ve iletişim teknolojileri ööğretmenliği bölümü   -Beslenme ve diyet öğretmenliği bölümü   Temel Bilimler Fakültesi                                            İslam İlimleri Fakültesi -Fen bilgisi öğretmenliği bölümü                                    -DKAB öğretmenlik bölümü -Matematik öğretmenliği bölümü                                   -Diğer din öğretimi derleri öğretmenlik bölümleri -Tarım ve ziraat bilgileri öğretmenliği bölümü              Sosyal Bilimler Fakültesi -Biyoloji öğretmenliği bölümü                                      -Tarih öğretmenlik bölümü -Kimya öğretmenliği bölümü                                        -Sosyal bilgiler öğretmenlik bölümü -Fizik öğretmenliği bölümü                                          -Coğrafya öğretmenlik bölümü                                                                                        -İnsan hakları öğretmenlik bölümü 10-Görsel Sanatlar Fakültesi -Resim öğretmenliği bölümü -Müzik öğretmenliği bölümü -Sahne sanatları öğretmenliği bölümü -Drrama öğretmenliği bölümü   Öğretmenlerin İşsizlik Sorununa Çözüm Önerileri YÖK Başkanı 2016 yılında AA basın odasında yaptığı söyleşide ‘öğretmenliğe 2017 yılından itibaren 240 bin barajı getireceklerini’ açıkladı. Ve bu baraj 2017 yılında uygulanmaya başladı.  Önceki dönem Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürü yaptığı sunumunda ‘atanmayı bekleyen öğretmen sayısının önümüzdeki yıllarda 1 milyonu bulacağını, atanmayı bekleyen öğretmenlerin öğretmenlik dışında başka alanlara yönelmeleri gerektiğini’ ifade etti. Eski MEB Müsteşarı ise 2020 yılına kadar öğretmen ihtiyacının 100 bin olacağını’ söyledi. Bakan Sayın Selçuk’ta bu açıklamayı yineleyerek “önümüzdeki yıllar için öğretmen ihtiyacının 100 bin olacağını ve bunun planlamasını 2019 yılı Şubat ayında kamuoyuyla paylaşacaklarını” belirterek “öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden ele alınacağını” duyurdu. Vekâlet ile yürütülen idareciliğin kadroya dönüşmesi, özel eğitim ve okulöncesi eğitimde okullaşmanın yüzde yüz olması, emeklilik vb gibi nedenlerle ihtiyacın 150 bin olması kaçınılmaz olacaktır.   2018 yılının son çeyreğinde 20 bin öğretmen daha atanacağının açıklanmış olması olumlu olmakla birlikte yetersiz olduğu herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir konudur. Ancak bu sayınında işsizlik sorununu çözmeye yetmeyeceği yine hepimizin bildiği bir ülke sorunu olarak gündemde kalmaya devam edecektir. 2018 yılında yapılan KPS eğitim bilimleri sınavına 440 bin 311 başvuru yapılmış, 416 bin 449 kişi sınava girmiştir. Eğitim bilimleri sınava girenlerden 306 bin 213’ü 16 branşta yapılan ÖABT’a başvuru yapmış bunlardan 276 bin 343’ü ÖABT sınavına girmiş görünmektedir. Umudunu kaybederek başvuru yapmayanlar ile birlikte bu sayının 500 bine yaklaştığını geçmiş yıllarda yapılan başvuruların karşılaştırılmasından anlaşılmaktadır.   Türkiye'de bugün itibariyle devlet üniversitelerinde 78, vakıf üniversitelerinde 18 olmak üzere toplamda 96 eğitim fakültesi bulunuyor.31 üniversitede eğitim fakültesi bulunmamaktadır. Devlet üniversitelerindeki eğitim fakültelerinde yaklaşık 200, vakıf üniversitelerinde ise 13 bin öğrenci okumaktadır. İkinci öğretim programı sadece rehberlik ve psikolojik danışmanlık ile okul öncesi öğretmenliği bölümlerinde bulunmaktadır. Pedagojik formasyon programlarına devam edenler ile birlikte bu sayının açıklanan rakamların çok üzerinde olduğu bilinmektedir. İşsizlik sorunun yarattığı umutsuzluğun hamaset, vaat ve ajitasyonlar ile çözülemeyecek kadar büyük olduğu olgusunun soğukluğu içimizi sızlatmaktadır. Halk arasında “Sorunu yaratmış olanlarla yaratılan soruna çözüm bulamaz” dense de, bu soruna hep birlikte ortak akıl ile çözüm üretmekten başka şansımız bulunmamaktadır. Çözüme katkı olur düşüncesiyle aşağıda yer alan önerileri 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü vesilesiyle bir kez daha kamuoyunun tartışmasına sunuyorum. Kamunun yanında özel sektöründe sorumluluk almasını gerektiren önerilerin dikkate alınacağına dair umudumu koruduğumu da ifade etmeliyim.   Çözüm Önerileri! *Emeklilik yaşını doldurmuş olanlara bir defaya mahsus olmak üzere alacakları bir yıllık maaş tutarlarına karşılık gelecek ‘ek ikramiye’ adı altında emekliliğe teşvik ikramiyesi verilmelidir. Uygulama zorunlu olmamalı isteğe bağlı olarak gerçekleştirilmelidir. Eş zamanlı olarak öğretmenlerin ek göstergesi 3600 çıkarılmalı, öğretmenlerin çalışırken aldıkları aylıkla emekli olduklarında alacakları aylık arasındaki makasın kapanmasının yaratacağı olumlu etki ile emekli olacak sayı artacaktır. Nitekim on binlerce öğretmen 24 Haziran seçimleri öncesinde 3600 ek gösterge için verilen vaat nedeniyle emekliliğinin ertelemiş durumdır.5 yılda emeklilik nedeniyle boşalacak 50 bin kadroya atama yapılarak birikimin eritilmesine olanak sağlanabilir. *Öğretmen akademileri yukarıda belirlenen üniversiteler kurulana kadar belli merkezlerde eğitim fakültelerinin bünyesinde açılabilir. Öğretmen üniversitelerinin kurulmasının ardından akademiler bu üniversitelerde ayrı bir bölüm olarak oluşturulmalıdır. Akademiler hem mevcut öğretmenlerin hizmet içi eğitimlerine, yeterliliklerine ve niteliğine katkıda bulunmalı hem de işsiz öğretmenlere alanlarına dair statüleri esas olmak üzere yan dal statü hakkı tanınmalıdır. Kendi alanları dışında ihtiyaç duyulan alanlarda öğretmenlere tanınan bu yan dal alan statüsüne yönelik alan bilgisi temelli sertifika programları düzenlemelidir. Bu sertifika programlarının ağırlığını psikoloji ve rehberlik alanı programları oluşturmalıdır. *21 yy çalışma koşulları iş yerlerinde çalışanlara yoğun stres, gerilim psikolojik sorunlar yaşatmaktadır. Bu sorunların çözümüne katkıda bulunmak için alt sınırı 100 olmak üzere, her 100 çalışana karşılık (kamu-özel)  engelli ve iş yeri hekimi çalıştırma zorunluluğu örneklerinde olduğu gibi bir rehberlik ve psikolojik danışman çalıştırma zorunluluğu getirilmelidir. Bu yolla yüz elli bine yakın öğretmen istihdam olanağı bulabilir. Akademilerin rehberlik ve psikolojik danışmanlık sertifika programını bitiren öğretmenler bu iş yerlerinde görevlendirilmelidir. Böylece öğretmenler ‘turist rehberliği’ değil, öğretmenlik alanı ile ilgili bir iş yapmış olacaktır. İstihdam edilecek bu öğretmenlerin çalışma sözleşmeleri iş güvencesi esasına göre düzenlenmelidir.  Söz konusu öneri öğretmenlerin toplumsal sorumluluk ve yarar ilkesi ve kendi mesleksel gelişmelerinin ilerlemesi anlamında yapılan bir öneridir. Bu ilke çerçevesinde sağlanan olanaklar ile öğretmenler aynı zamanda toplumsal ve kamusal yaşama katılma olanağı bulacaktır. Bu kapsamda özel sektörde istihdam edilecek öğretmenlerin ekonomik ve sosyal hakları kamuda istidam edilen öğretmenlerin altında olmaması genel kural olarak yasada yer almalıdır. *Mevcut birikimin eritilmesi için 50’ye kadar öğretmeni olan her okula 1,50-100 arası 2,100-150 arası 3,150-200 arası 4,200 ve üzeri öğretmen kadrosu bulunan okullara 5 fazla öğretmen atanmalıdır. Bunun gerekçesi bünyesinde bu sayılarda öğretmen bulunan okullarda her gün bir öğretmenin değişik mazeretle okulda bulunamamasıdır. Mazereti olan öğretmenin derslerinin boş geçmemesi için bu öğretmenlerden yararlanılacaktır. Bu yolla en az 50 bin öğretmen istihdamı sağlanmış olacaktır. *2017 performans hedeflerinde hafta sonu yapılmakta olan destekleme ve yetiştirme kurslarında görev alacak öğretmenlere 850 milyon, özel öğretim kurumlarından alınacak hizmete karşılık teşvik amaçlı bu okullara 1 milyar 250 milyon bütçe ayrıldığı bilgisi yer almaktadır. Toplamda 2 milyar 100 milyonluk bütçe ile(özel öğretim kurumlarına teşvikten vaz geçilerek) devlete maliyeti 3 bin 700 lira olan 50 bin kadrolu öğretmen atanabilir. Atanan bu öğretmenlerin görev alanı hafta sonu okullarda açılan destekleme ve yetiştirme kurslarında görev yapmak olmalı, kursların olmadığı dönemlerde de aylıkları ödenmelidir. Bütün bu alternatif istihdam seçeneklerinin yanında yaygın eğitim kurumlarında yetişkinlerin eğitimi için işsiz öğretmenlere istihdam olanağına kavuşabilir. Yetişkinlerin yaygın eğitim kurumlarında alacakları eğitim yoluyla toplumun eğitim yılı ortalamasının da yükselmesi sağlanabilir. *Özellikle mesleki teknik ortaöğretimde bazı branşlarda öğretmenlerin iş yükü çok yoğundur. Bu branşları rahatlatmak için öğretmenlerin okutmakla zorunlu olduğu ders saatleri ekonomik kayıplara uğratılmaksızın azaltılabilir. Bu yolla doğacak öğretmen ihtiyacını karşılamak içinde mevcut işsiz öğretmenler arasından atama yapılabilir. Yapılacak atamaların rakamsal karşılığı çok büyük olmasa da öğretme-öğrenme süreçlerinin niteliğinin yükseltilmesine önemli katkılar sağlayacaktır. *Ülkenin bazı kentlerinde buluna okulların sınıflarında ikinci öğretmenin bulunmasına gereksinim duyulmaktadır. Özellikle Kürt ve başka etnik nüfusların yoğun yaşadığı illerde bu gereksinim karşılamak açık bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır.  Bu gereksinimin karşılanmasına yönelik öğretmenlik programları yerelin özgünlüğü üzerinden değerlendirilerek öğretmen istihdamı yoluna gidilebilir. Böylece ülkenin bazı coğrafi bölgelerinde yaşayan çocukların yaşadığı yoksunluklar giderilip dezavantajlı olma halleri de ortadan kaldırılmış olur.   Sonuç olarak,her bir önerinin ayrı ayrı tartışma platformları oluşturularak tartışılıp, zenginleştirilerek ayrıntı ve detaylarının yapılacak projeler ve çıkarılacak yasal düzenlemeler ile kısa, uzun ve orta vadeli bir planla yürütülmesi yararlı olacaktır. Yapılacak bütün tartışma toplantıları alanda faaliyet yürüten kurumların katılımına açık olacak şekilde gerçekleştirilmelidir. Birikmiş işsiz öğretmen sayısının azaltmanın yanında, öğretmenlik için yürütülen yükseköğretim programlarına getirilecek sınırlamalar sonrasında önümüzdeki 5 yıl içerisinde bu sorun büyük oranda çözülmüş olacaktır. Çözüme dair üretilecek politikaların gecikmesi ileride aşmada daha çok zorlanacağımız bir tablo ile karşı kalmamıza neden olabilir.Şu ana kadar öğretmen olarak atanmadığı için bunalıma girerek intihar eden veya öğretmenlik alanı dışında çalıştığı işlerde iş cinayetlerinde yaşamını kaybedenlerin sayısının mevcut koşullar sürdükçe artması kaçınılmaz olacaktır.