Gündem
Öğrenciler
Öğretmenler
Yazarlar
Üniversiteler
Sınavlar
Kamu Haberleri
Bilim ve Teknoloji
İletişim
Künye
  Dindar ve Kindar Gençlikten Dindar Gençliğe

Dindar ve Kindar Gençlikten Dindar Gençliğe

DİNDAR VE KİNDAR GENÇLİKTEN DİNDAR GENÇLİĞE

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 70'inci Yıl Kutlama Töreni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde yapıldı.

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen törende katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “bir büyüğünüz olarak, Cumhurbaşkanınız olarak sizlere bir ricada bulunacağım. O da şu; bir, niçin ilahiyat mezunları gerek imam hatip okullarında gerekse diğer düz liselerde öğretmenlik için görev almada tereddütler yaşarlar? Öğretmen bulmada maalesef sıkıntı yaşıyoruz. Nedense ilahiyat mezunları öğretmen olmaya teşebbüs etmiyor. Öğretmen olmak için gayret etmiyor ve şu anda birçok imam hatiplerde Kur'an derslerinin boş geçtiğini biliyorum. Biliyorsunuz tercihli bir sistem getirdik, özellikle de düz liselerde isteyenler Siyer-i Nebi, Kur'an-ı Kerim dersine girebilir. Ama maalesef ilk yıl bir teşebbüs oldu, ondan sonra azalma oldu, şu anda ciddi manada azalma var. Bir diğer taraftan da hoca bulmada sıkıntı var. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine hoca bulunmuyor dersem, yalan söylemiş olmam" dedi.

Din derslerine girecek öğretmen bulmada neden sıkıntı çektiğimizi sayın Cumhurbaşkanına anlatan olmamış. “Sayın Cumhurbaşkanı, din dersine giren öğretmenlerin neredeyse tamamını müdür, müdür yardımcısı yaptık, o nedenle öğretmen bulmakta zorluk çekiyoruz. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenleri “ceketimi koysam okul müdürü olur” diye caka satıyor okullarda” DİYEMİYORLAR.

Siyer-i Nebi, Kur'an-ı Kerim derslerini seçen öğrencilerde ciddi azalma meydana geldiğini belirtiyor.  Cumhurbaşkanının söylediği doğru. 2012-2013 eğitim öğretim yılında 9 uncu sınıfta 556 bin öğrenci Hz. Muhammed’in Hayatı, 374 bin öğrenci Kuranı Kerim dersi seçmiş, 510 öğrenci ise Siyer dersi seçmişti. Bu sayının her geçen gün düştüğü biliniyor. Bakanlık bu verileri artık açıkla/YA/mıyor. 

Cumhurbaşkanı doğru söylüyor, ancak öğrencilerin bu dersleri neden seçmediğinin sebeplerini araştırıyor mu? Bakanlık yetkilileri bu hususta gerçek bilgileri veriyor mu? Elbette ver/E/miyor. 

2012-2013 eğitim öğretim yılı itibarı ile bu dersler çocuklara zorunlu-seçmeli olarak okutulmaya başlandı. Okul yöneticileri başka ders açmadığı için çocuklar bu dersleri zorunlu olarak aldı. Sonrasında yavaş yavaş din derslerinden uzaklaştı. Okul müdürleri artık kraldan çok kralcı olmayı bırakacak. Baskı yapmayacak. Yalakalık hiç yapmayacak. Dinimizi baskı yapmadan sevgi ile öğretmenin yöntemlerini kullanacak. Demek ki dinde zorlama olmazmış.

Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Bana imam hatipliler bile saldırdı"

Karşısında bu mevcut durumu alt üst edecek bir nesil gördüğünü vurgulayan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ülkemin dört bir yanında sizi görev bekliyor. Nereden geldik, elhamdülillah nereye? Bir zamanlar, 'Dindar bir nesil' dedim bana imam hatipliler bile saldırdı. Geçmişinde imam hatip var, 'Nereden çıktı bu iş, nereden çıktı bu tespit' gibi sözde köşe yazarı dahi bana saldırdı. Üstelik de imam hatip mezunu. 'Dindar bir gençlik istiyoruz, dindar bir nesil yetiştireceğiz' dediğim için. Bugün yine aynısını söylüyorum, inşallah dindar bir gençlik, dindar bir nesil sizin ellerinizde yetişecek. Bunu başardığımız takdirde, çarşıda, sokakta, pazarda o zaman tinercisini, hırsızını, Allah'ın izniyle o zaman görmeyiz veya minimize ederiz...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2012 yılında AKP Gençlik Kolları Kongresi’nde “dindar nesil tartışmasına, Necip Fazıl’a verdiği referansla şöyle değinmişti: “Altını çiziyorum; modern, dindar bir gençlikten bahsediyorum. Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlikten bahsediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen 7 yılda söylemlerini biraz daha yumuşatmışa benziyor. Dindar ve kindar bir gençlik yerine “dindar gençlik” söylemi ön plana çıkmış durumda.

İmam hatip liselerinin öğrenci sayılarına baktığımızda 2015-2016 eğitim öğretim yılından bugüne okul sayısında %41,25 artış gerçekleşmesine karşın, öğrenci sayısında yüzde %10,41 oranında azalış yaşanmıştır. 

Eğitim süreci içerisinde dayatılan hiçbir husus çocukların öğrenme ve davranış geliştirme sürecine anlamlı bir katkı sunmamıştır. Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı 17 yıllık politikalarını yeniden gözden geçirmeli. LİYAKATİ yeniden tesis etmeli. Hiç kimse “CEKETİNİ KOYSAM OKUL MÜDÜRÜ OLUR” diyemediğinde bir arpa boyu yol kat edebiliriz.


Ali Taştan yazdı. / Eğitim Uzmanı