Gündem
Eğitim
Kamu Haberleri
Sendikalar
Yazarlar
Köşe Yazıları
İletişim
  Cem Yılmaz ve Eğitimli Toplum

Cem Yılmaz ve Eğitimli Toplum

Cem Yılmaz ve Eğitimli Toplum

İyi eğitimli olma durumu üzerinde çok da mutabık olunan bir kavram değil: iyi eğitimli kişiyi sosyal açıdan nasıl tanımlayabiliriz? Eğitimli kişi kibar olan mıdır, yoksa mesleğini iyi yapan mıdır, yada sahip olduğu diplomalar sayesinde çok para kazanan kişi midir? Peki toplumların eğitimli olma ölçütü nedir diye sorarsak, toplumdan ne anladığımıza bağlı olarak konu daha bir çetrefilli hale gelir. 

Ben bu yazıda bu karmaşıklığı bir yana bırakıp, Amerika ve Türkiye üzerinden toplumların eğitim düzeyini politik esprileri hoş görebilme yetisi üzerinden yaklaşacağım. İrlanda kökenli Amerikalı komedyen, yazar, aktör ve eleştirmen George Carlin’in (1937-2008) bir gösterisini izlemiş ve çok etkilenmiştim. Adam sahnede ciltler dolusu kitaba sığmayacak mevzulara ilişkin, değindiği konuları bağlamından koparmadan ve entelektüel düzeyden taviz vermeden, birbirinden kaliteli espriler yapıyordu. Amerikan toplumuna özgü kurumsal, toplumsal, bireysel ve politik iki yüzlülükleri, yalanları ve çelişkileri ustaca sahneye yansıtıyor ve izleyenleri gülmekten kırıp geçiriyordu.  

Sanırım 2006 sonuydu; New York’ta bir kitapçıdan George Carlin külliyatını satın aldım. Bir haftada tüm videolarını izledim ve tüm kitaplarını okudum.  Bu benim için çok ilginç bir serüvendi. Carlin 70’li yıllardaki gösterilerinde son derece yaratıcı espriler yapmasına rağmen bir şey dikkat çekmekteydi: etliye sütlüye bulaşmadan ortalama izleyici kitlesine seslenmekteydi. Gösterilerinde hiçbir şekilde politik konulara ve toplumsal çelişkilere girmiyordu.           

Seksenlerin sonuna doğru Carlin gösterilerinde radikal bir değişim oldu. Birden politik konulara olağanüstü bir ustalıkla girmeye başladı. Bir röportajında insanları güldüren bir soytarı olmaktan bıktığını ve bundan sonra etliye sütlüye ve de başka şeylere dokunacağını söylemişti. Ve öylede yaptı. Sahnede Amerika’daki dincileri, sağcıları ve bazı devlet kurumlarını en sert ve keskin esprilerle yerden yere vurmaktaydı; bizim Türkiye’de yapılsa adamı ipe götürecek espriler... Kimsenin ipe gittiği yoktu ve George Carlin gösterileri kapalı gişe oynuyordu. 

Bu durumun burjuva toplumlarında özgü göreceli bir eğitimli olma haliyle açıklanabileceği kanısındayım. Toplumun belirli bir gurubunun tabu saydığı değerleri-konuları diğer bir gurubun eleştirebilmesi toplumsal gelişmişliğe ve dolayısıyla eğitim düzeyine bağlanabilir. Dahası var, Carlin kendisini izlemeye gelenleri de eleştirmekte ve alkış almaktaydı. Yani eleştirilerinde sadece bir cepheden yana saf tutup diğerine karşı durmuyordu.   

George Carlin’in bu dönüşümü Cem Yılmaz’ı aklıma getirmişti. Toplumsal açmazları gözlemleme ve espriye dökmede en az Carlin kadar yeteneklidir Cem Yılmaz. Herhalde buna itiraz edecek birileri yoktur Türkiye’de. Ama hepimizin bildiği gibi gösterilerinde politik ve tartışmalı konulara girmez. Dikkatle bakılırsa, Yılmaz kullandığı espri malzemelerini özenle seçmekte ve toplumun ayrıştığı konuları tamamen dışarıda tutmakta. Bir televizyon programında bu konu kendisine sorulduğunda politik espri yapsam can güvenliğim tehlikeye girer demişti. Haksız da değil: Türkiye linç kültürünün yaygın olduğu bir diyar. 

Ne ilginçtir ki bu diyarın insanları siyasal-toplumsal konularla ilgili esprilere karşı son derece hassas ve hoşgörüsüz iken tarikat yurtlarında çocukların tecavüze uğramalarına tepki vermiyor; yolsuzlukları “çalıyorlar ama çalışıyorlar” diye meşru kılıyor; kandırılmaktan ve manipüle edilmekten adeta zevk alıyor... Elbette bu çelişki sadece eğitimle açıklanamaz, ama bunun ana sebeplerinden biri eğitimin bağımsız bireyler yaratamamış olmasıdır. Türkiye’nin yarısı halen on dokuzuncu yüzyıl cemaat kültürü ile günlük hayatını devam ettiriyor: bu yarının içerisinde diplomalılarda dahildir. 

Bir an için Cem Yılmaz’ı sahnede muktedirlerin bugün kara dediklerine yarın ak deyip geniş kitleleri nasıl ikna ettiğini dalgaya aldığını hayal edin; Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesini eleştirdiğini düşünün mesela; ya da son dönemde ayyuka çıkan kadın cinayetlerini konu edindiğini; ya da eğitimin nasıl iflas ettirildiğini. Toplumun büyük bir bölümü buna tahammül edemez çünkü bu çelişki ve çirkefin şu ya da bu şekilde bir parçasıdır. 

Toplumsal eğitim düzeyini espri kültürü üzerinden tanımladığımızda, Türkiye ne zaman eğitimli bir toplum olur sorusunu , Türkiye Cem Yılmaz’ın George Carlin gibi olabildiği zaman diye cevaplayabiliriz.  

Bülent Avcı

Aralık 2019

Seattle, Washington

İlgili Haber: