Gündem
Öğrenciler
Öğretmenler
Yazarlar
Üniversiteler
Sınavlar
Kamu Haberleri
Bir Zamanlar Eğitim
İletişim
Künye
  YKS, KPSS kontenjanlar ve gerçekler

YKS, KPSS kontenjanlar ve gerçekler

2019 yılının YKS  puanları üzerinden üniversite adaylarının yaptığı  tercih sonuçları açıklandı. Üniversitelerin örgün ve açık öğretim programlarına tercihlerine göre yerleşen adaylardan sonra kalan boş kontenjanlar bu yıl da sınav gündeminin önemli tartışma konusu oldu. Bu tartışmanın yanı sıra sınava ilişkin başka veriler ve bulgular ise gençliğin gelecek hayallerinin kaybolmakta olduğunu göstermektedir. Bu veriler; yapılan standart sınavlara (TYT ve AYT) başvuranların, sınava girenlerin, doğru soru çözme ortalamalarının, oluşan puanların, kontenjanların, tercihlerin ve yerleşmelerin karşılaştırılmasının neticesinde ortaya çıkmaktadır.
2018 YKS sayısal bilgilerine bakıldığında;
  • Sınava başvuran adaylardan%70.14’nün örgün yükseköğretim programlarının dışında kaldığını,
  • Tercih yapma hakkı olmasına rağmen adayların %31’nin tercih yapmadığını,
  • Tercih yapan adaylardan %28.97’sinin (açıköğretim dahil)   tercih yapmasına rağmen açıkta kalarak yerleşemediğini,
  • Yapılan tercih ve yerleştirme sonuçlarına göre ön lisans ve lisans programlarının %15.31’nin boş kaldığını,
  • Yerleşen adayların %24.6’sının bir üniversiteyi bitirmiş ya da halen bir üniversitede okumakta olanlardan oluşturduğunu göstermektedir.
Benzer analizler 2019 YKS için yapıldığında;
  • Sınava başvuran adaylardan %70.20’sinin örgün yükseköğretim programlarının dışında kaldığını,
  • Tercih yapma hakkı olmasına rağmen adayların %36.78’inin tercih yapmadığını,
  • Tercih yapan adaylardan  %18.81’inin (açıköğretim dahil) tercih yapmasına rağmen açıkta kalarak yerleşemediğini,
  • Yapılan tercih ve yerleştirme sonuçlarına göre ön lisans ve lisans programlarına ayrılan kontenjanların %8.64’nün boş kaldığını,
  • Yerleşenler içinde halen üniversitede okuyan ve bir üniversite bitirenlerin oranının %23.29 olduğunu göstermektedir.
Okul türleri açısından örneklem olarak ele aldığımız üç okul türünü (AL,GENEL LİSE VE AİHL) incelediğimizde,
2018 yılında;
  • Genel lise türünden sınava başvuranların sayısı 423.271 genel mezunlar içindeki oranı %17.71,başvuran bu 423.271 adayın %20.35’i örgün yükseköğretim programlarına yerleşirken,yerleşenlerin örgün yükseköğretim programları için ayrılan genel kontenjan içindeki oranı %12.11 olmuştur.
  • Anadolu Lisesi türünden sınava başvuranların sayısı 539.032 genel mezunlar içindeki oranı %22.64, başvuran bu 539.032 adayın %41.16’sı örgün yükseköğretim programlarına yerleşirken, yerleşenlerin  örgün yükseköğretim programlarına ayrılan genel kontenjan içindeki oranı %31.21 olmuştur.
  • AİHL türünden sınava başvuranların sayısı 234.657 genel mezunlar içindeki oranı %9.85,başvuran bu 234.657 adayın %28.80’i örgün yükseköğretim programlarına yerleşirken,yerleşenlerin örgün yükseköğretim programları için ayrılan kontenjanların içindeki oranı %9.51 olmuştur.
2019 yılında;
  • Genel lise türünden  sınava başvuranların sayısı 385.024 genel mezunlar içindeki oranı %15.23,başvuran bu 385.024 adayın %18.51’i örgün yükseköğretim programlarına yerleşirken, yerleşenlerin örgün yükseköğretim programlarına ayrılan kontenjan içindeki oranı %9.46 olmuştur.
  • Anadolu Lisesi   türünden  sınava başvuranların sayısı 639.016,başvuran bu 639.016 adayın  %41.422'si örgün yükseköğretim programlarına yerleşirken,yerleşenlerin örgün yükseköğretim programları için ayrılan kontenjan içindeki oranı %35.14 olmuştur.
  • AİHL türünden sınava başvuranların sayısı 243.380 genel mezunlar içindeki oranı %9.63,başvuran bu 243.380 adayın %27.56’sı örgün yükseköğretim programlarına yerleşirken,yerleşenlerin örgün yükseköğretim programları için ayrılan kontenjanlar içindeki oranı %8.90 olmuştur.
Tartışma ve sonuç
YKS’nin uygulanmaya başladığı 2018 yılı ile 2019 yılı arasında genel bir karşılaştırma yapıldığında değişim boyutunda söylenebilecek önemli göstergeler;
  • Tercih  yapma hakkı elde etmesine rağmen 2019’da 2018’e göre boş kontenjanlarda %6.67 azalma olmuştur.Boş kontenjan oranında görülen bu azalma olumludur. Ancak 2019’da görülen düşüşün ayrılan kontenjan sayısındaki artışa bağlı olduğunu da görmek gerekmektedir.
  • Sınava başvuran genel lise mezunlarının sayısı her geçen yıl azalmaktadır. Yaşanan bu azalmanın nedeni genel liselerin kapatılmasından kaynaklanmaktadır.
  • Tercih yapma hakkı elde eden her üç adaydan biri hala tercih yapmamaktadır. Kontenjan artışına rağmen oransal olarak 2019’da tercih yapmayanlar 2018’e göre %5.78 daha fazladır. Adaylar büyük bir güven bunalımı ve gelecek kaygısı yaşamaktadır.
  • Kontenjanlara yerleşenlerin arasında her dört adaydan biri halen bir üniversitede okuyanlardan ve üniversiteyi bitirip yeniden sınava girenlerden oluşmaktadır. Bu durum genel bir memnuniyetsizliğin ve elde olan veya alınacak olan diplomanın bir işe yaramayacağının ifadesidir.
  • Okul türleri açısından bakıldığında 2018’e göre 2019 yılında Anadolu Liselerinden başvuranların örgün yükseköğretim programlarına yerleşmesinde çok küçük oranlı bir artış görülürken, genel liselerde 2, AİHL’de ise 1.24 puanlık bir düşüş yaşanmıştır. Genel liselerden başvuranlar tamamen geçmiş dönemde mezun olanlardan ya da açık lisede okuyanlardan oluşmaktadır. Oradaki düşüşü anlamak mümkün. Ancak AİHL'den başvuranların %50’si son sınıf düzeyinde olanlardan oluşmuştur.O nedenle bu okullardaki 1.24 puanlık düşüşün; her anlamda kayırılmalarına,korunmalarına ve öncelenerek yatırım yapılmasına rağmen yaşanıyor olması sonuca çok yönlü bakılmasını gerekli kılmaktadır.
Üniversite kontenjanlarını 2003-2018 yılları arasında 15 yılda lise,ön lisans ve lisans KPSS’sine giren 25.363.973 kişi ile öğretmenlik, güvenlik ve sağlık alanı dışında kamuya atananların sayısının 260.041(%4) kişi olma durumunu birlikte düşündüğümüzde, adayların tercih hakkı elde etmesine karşın tercihte bulunmaması geniş ölçekli psiko-sosyal, sosyo-ekonomik ve işsizlik olgusu analizi yapılmasını gerekli kılmaktadır. Ayrıca ele alınması gereken diğer bir olguda üniversitelere yüklenen “meslek elemanı” yetiştiren kurumlar olma vasfı yüklenen bakış açısıdır. Bütüncül bir yaklaşımla soruna yaklaşıldığında makro düzeyde sorunlar çözülmeden, başka bir ifade ile “bataklık” kurutulmadan çıkış yolunun bulunmayacağını anlayış olarak kabul etmekten geçmektedir.