Gündem
Öğrenciler
Öğretmenler
Yazarlar
Üniversiteler
Sınavlar
Kamu Haberleri
Bir Zamanlar Eğitim
İletişim
Künye
  Sayıştay'dan Ankara Üniversitesi'ne sert uyarı

Sayıştay'dan Ankara Üniversitesi'ne sert uyarı

Sayıştay, Rektör Erkan İbişyönetimindeki Ankara Üniversitesi’ne uyarılarda bulundu. Ankara Üniversitesi’ne bağlı hastanelerin borçlarının son beş yıldaki artışına dikkat çeken Sayıştay, durumun “sürdürülemez” olduğu tespitini yaptı. Cumhuriyetin ilk üniversitesinde binlerce tarihi eserin de yıllardır kayıt altına alınmadığı Sayıştay incelemeleri ile ortaya çıktı. Cumhuriyetin ilk üniversitesi olan Ankara Üniversitesi’ndeki nadide eslerlerin kayıt altına alınamamasından, rektör yardımcılarının sayısındaki fazlalığa, hastane borçlarından üniversitenin alacaklarına kadar birçok tespit yapan Sayıştay, yıllardır düzeltilemeyen hatalar için uyarılarda bulundu.

Gelir-gider dengesizliği” ve “finansal kırılganlık”

Cumhuriyet'ten Ozan Çepni'nin haberine göre, Sayıştay raporunun en dikkat çeken yanını Ankara Üniversitesi yönetimindeki hastanelerinin mali yapısına yönelik tespitler oluşturdu. Raporda, Tıp Fakültesi Hastanesi Döner Sermayesi’ne ilişkin “gelir-gider dengesizliği” ve “finansal kırılganlık” teşhisi konuldu. Üniversite hastanelerinin mali durumlarını düzeltmek için Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yasal düzenlemesi de Sayıştay’ın değerlendirmesi kapsamında yer aldı. Sayıştay, düzenlemenin ardından ortaya çıkan tablo için “oluşmuş borç yükünün azaltılması yönünde bir katkı sağlamadığı, yıl sonu itibarıyla borç yükünün artarak, devam ettiği” tespitini yaptı. Yapılan düzenleme kapsamında Hazine tarafından ödenen tutarın geri ödemesinin 2020 yılında başlayacağı, 60 ay boyunca üniversitenin SGK alacaklarından kesintiyle tahsil edileceği de raporda yer aldı. Raporda, üniversite hastanesinin 2014 yılında 241 milyon TL olan borcunun 2018’de katlanarak 461 milyon 908 bin TL’ye ulaştığına dikkat çekildi. Sayıştay, “Ankara Üniversitesi 2016 ve 2017 denetim raporlarında da belirtildiği üzere hastanenin ödeme güçlüğünün yapısal problemlerden kaynaklandığı ve çözülemeyen bu problemlerin kümülatif olarak yıllar içerisinde mali yapıyı ve finansal bütünlüğünü bozduğu tespit edilmiştir. Üniversitenin gelir-gider kalemlerindeki son 5 yıllık değişim ve finansal kırılganlıkla beraber bu mali yapı ile sürdürülemezliğin devam ettiği değerlendirilmektedir” dedi. “Üniversitenin borç/alacak dengesizliğindeki makasın da yeniden açılmakta olduğu” tespitini de yapan Sayıştay, “Kurumun SGK’den Global Bütçe kapsamındaki alacaklarında, 2020 yılında kesintilerin artmasıyla beraber mali durumda finansal kırılganlığın daha da artacağı öngörülmektedir” dedi.

Mevzuata aykırı olarak fazla sayıda rektör yardımcısı

Raporda, İbiş yönetiminin mevzuata aykırı olarak fazla sayıda rektör yardımcısının görev yaptığı tespiti de yer aldı. Sayıştay, “Yapılan incelemeler sonucunda, Ankara Üniversitesi’nde rektör tarafından üç öğretim üyesinin rektör yardımcısı kadrolarına asaleten atandığı ve daha sonra iki öğretim üyesinin de tedviren rektör yardımcısı olarak görevlendirildiği tespit edilmiştir. Bu görevi tedviren yürüten rektör yardımcıları, diğer rektör yardımcıları gibi üniversite yönetiminde icraatta bulunmakta ve yetkili olarak imza atmaktadırlar. Kurumun internet sayfasında da rektör yardımcıları beş kişi olarak gösterilmektedir. Üniversitede kanuni sınırları aşarak yapılan bu görevlendirmeler, ileride kamu zararına da neden olabilecek ve telafisi imkânsız yetki aşımını doğurmaktadır” dedi. Ayrıca idari teşkilat şemasında, rektöre bağlı olarak genel sekreter ve daire başkanlıklarının üzerinde, daire başkanlıkları tarafından yürütülmesi esas olan idari görevleri gerçekleştirmek üzere, koordinatörlük birimlerinin oluşturulduğu ve toplam 26 öğretim üyesinin görevlendirildiği de rapora yansıdı. Bu tespite ilişkin de “Kanuni bir statüsü olmayan koordinatörlerin yalnızca maddi ve gayri maddi kazanımları değil, yetki ve sorumluluk alanlarının muğlaklığı nedeniyle idari eylem ve işlemlerde doğan sorunlar” vurgulandı.

Eserlerin kaydı yok

Sayıştay denetiminde Cumhuriyet tarihine eş olan üniversitenin Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ndeki nadir eserler ve diğer kıymetli taşınırların da kayıt altına alınmadığı ortaya çıktı. Bu kapsamda 15 bin yazma ve nadir eser ile ilgili yazışmaların son 3 yıldır devam ettiğini belirten Sayıştay, “Bu eserlerin yüzde 0.01’inin dahi sisteme girişinin sağlanmamış olması, eserlerin fiziki muhafazası, sayımı ve kaydıyla ilgili süreçlerin 3 yıldır gelişme göstermediğini bir başka açıdan ortaya koymaktadır” tespiti yaptı. Çalışmaların hızlandırılmasını isteyen Sayıştay, “Tarihi açıdan son derece kıymetli olan mevcut eserlerde meydana gelmiş olması muhtemel kayıpların da idare tarafından tespiti gerekmektedir” dedi. Veterinerlik Fakültesi’ndeki tarihi nitelik taşıyan veya nadir eserlerin de mevzuata uygun biçimde kayıt işlemlerinin yapılmadığı tespit edildi. Sayıştay ayrıca, üniversiteye ait arazi ve arsaların üzerine yapılan binaların tapu kayıtlarında cins tashihlerinin yapılmadığı konusunda da uyardı.