Gündem
Öğrenciler
Öğretmenler
Yazarlar
Üniversiteler
Sınavlar
Kamu Haberleri
Bir Zamanlar Eğitim
İletişim
Künye
  MEB'in çözülmeyen teftiş sorunu ve öneriler

MEB'in çözülmeyen teftiş sorunu ve öneriler

MEB’in hazırladığı 2023 Eğitim Vizyonu teftiş sisteminin düzenlenmesi ile ilgili hedef ve hedef altı maddeleri, Teftiş ve Kurumsal Rehberlik Hizmetleri genel başlığı altında toplanmıştır. Bu maddelere göre;
Hedef 
1: Kurumsal rehberlı̇k ve teftı̇ş hı̇zmetlerı̇ yapılandırılacak 
A)Teftiş sistemimizin kurumsal rehberlik ile inceleme, araştırma ve soruşturma bileşenleri ayrılarak okul gelişimine yönelik kurumsal rehberlik, özel bir uzmanlık alanı olarak yapılandırılacaktır. Teftiş süreci ve müfettişlik rolleri, öğretmen ve okullarımızın ihtiyaç duyduğu rehberlik hizmetlerini sunmak üzere yeniden yapılandırılacaktır.
B)Bu süreçte Millî Eğitim Bakanlığı müfettişleri araştırma, inceleme ve soruşturma görevlerinin yanında; yerinde yaptıkları yapılandırılmış gözlemler, paydaşların görüşleri, yapılandırılmış veri toplama araçlarıyla elde ettikleri verilerle oluşturdukları analiz raporlarını doğrudan okula ve Millî Eğitim Bakanlığı’na sunacaklardır. Bu raporlar gelişim odaklı tüm paydaşlar ve ilgili birimler ile paylaşılacak, sadece hata ve eksiklik tespiti olarak değil, gelişimsel veri olarak da hizmet edecektir. Okul gelişimine yönelik rehberlik bileşeni, il ve ilçe düzeyinde de yapılandırılacaktır. Okul ve program türlerine bağlı ihtisaslaşmış Kurumsal Rehberlik ve Teftiş dalları oluşturulacaktır.
MEB’in merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapmakta olan yaklaşık 2 bin 500’e yakın eğitim müfettişini ilgilendiren ve vizyon düzenlemesinde yer alan ilgili bölüme yönelik geliştirilen güçlendirici ve genişletici yorum,değerlendirme ve öneriler bir metne dönüştürülerek aşağıda sıralanmıştır.Gerçekleştirilmesi öngörülen kurumsal ve işlevsel yapılanmanın nesnellik ve bilimsellik temelli oluşumu için önerilerin ciddiyetle ele alınması eğitim sisteminin var olan sorunlarına çözüm üretilmesine katkısının olacağı müfettişler tarafından ayrıca belirtilmektedir.
Eğitim Yönetimi
Eğitim, bir ülkenin motor gücüdür. Ülkeler, her alandaki gelişmeyi ve dünya ile bütünleşmeyi eğitilmiş insan gücü sayesinde gerçekleştirirler. Bu nedenle, eğitim her ülkenin en önemli ve öncelikli konusudur. Eğitim yönetimi, bilimsel eğitimin ortaya çıkardığı bir disiplindir. Eğitime yapılan yatırımların ve girdilerin nasıl sonuçlar verdiğinin tespiti ise eğitim yönetiminin bir alt sistemi olan eğitim denetiminin konusudur.
Denetim Kavramı
Latin kökenli bir kavram olan denetim kavramı, başlangıçta “bir metnin hatalar ve orijinalinden sapmaların tespiti için dikkatlice okunması veya gözden geçirilmesi” anlamında kullanılmıştır.
Denetim kavramının sözlüklerde; ‘diğerlerinin işinin kontrol etmek ve yönetmek ve bir başkasının çalışmasını özellikle düzeltme’ tanımı görülmektedir.
Basaran’a göre denetim, “planlanan örgütsel amaçlardan sapmayı önlemek için, örgütün işlemesini izleme ve düzeltme sürecidir.”
Denetim ayrıca;
“ öğretmenlerin mesleki açıdan gelişmeleri için yapılan motive edici bir rehberlik”
“ öğretmenlere işlerini daha iyi yapabilmeleri için sağlanan hizmet”
“ öğretimi geliştirme süreci",
“ görevin yerine getirilmesi ve problemin çözümü için yardım etme ve yardım alma”
“ nihai yararlanıcıları öğrenciler olan, öğretimi geliştirmek amacıyla öğretmenlere sağlanan hizmet” olarak algılanacak bir anlayışa göre yapılandırılmalıdır.
Teftiş sistemi ve Maarif Müfettişliği, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bütün kurumların denetimi ve rehberliği ile kurumu ve personeli geliştirmeye ihtiyaç duyulan hizmetleri veren bir yapı olarak görülmelidir.
Denetim tanımlarında araştırmacılar yardım, rehberlik, hizmet, mesleki liderlik kavramlarına vurgu yapmış, bir başka ifade ile denetimi, öğretimi geliştirmek için bir destek olarak görmüşlerdir. Ortaya çıktığında düzeltme amaçlı kontrol anlamı taşıyan ve uzun yıllar eğitim alanında kontrol amaçlı kullanılan denetim, zaman içerisinde öğretimin niteliğini yükseltmek için öğretmenlere sağlanan bir destek olarak görülmeye başlamıştır. Denetim, giderek rehberlik ağırlıklı bir kavram haline gelmiştir ve böyle olması da doğru ve anlamlıdır.
Tüm örgütlerde olduğu gibi eğitim örgütlerinde de etkililiğin sağlanması ancak planlanan ve ulaşılan durum arasındaki farkın saptanması, bunun sonucunda da eğitim-öğretim çalışmalarının geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir. “Örgütün amaçlarına ne ölçüde ulaştığı, kaynaklarını ne derecede etkili kullanabildiği ve hizmet sürecinin nasıl geliştirilebileceği” gibi soruların yanıtlanabilmesi için eğitim-öğretim sürecinin denetlenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle denetim, eğitim sistemlerinin vazgeçilmez bir süreci olagelmiştir. Denetim sisteminin etkili işlememesi eğitime yapılan bütün yatırımları sekteye uğratacak, eğitim sisteminin içinde bulunduğu sorunlara yeni sorunlar eklenecektir. Denetim sistemin etkili, işlevsel ve çağın gereklerine göre yapılandırılması eğitim sisteminin yükünü hafifletecek ve sürekli gelişim içinde olan bir eğitim sistemi ortaya çıkacaktır.
Teftiş Sisteminin Yapısı
Ülkemizde teftiş sistemi Bakanlık Maarif Müfettişliği ve illerde görev yapan Maarif Müfettişlerinden oluşmaktadır. Bakanlık Maarif müfettişlerinin denetim, inceleme, soruşturma, araştırma görevleri yasayla tanımlanmışken, illerde görev yapan maarif müfettişleri denetim ve soruşturma görevleri ellerinden alınmıştır. Bu şekildeki bir teftiş sisteminin Bakanlığa bağlı eğitim kurumlarında etkili ve geliştirici rehberlik ve denetim yapması Bakanlık Maarif Müfettişlerinin yaklaşık 500 olması nedeniyle imkansızdır. Bakanlığa bağlı eğitim kurumlarının sayısı, içinde sayısı 85 bini bulan yöneticinin olduğu yaklaşık bir milyon öğretmen ve on yedi milyonluk öğrenci sayıları dikkate alındığında nitelikli eğitim ve nitelikli teftiş sistemi için kafa yormak ve etkili bir model ortaya çıkarmak gerekmektedir.
Bu modelin oluşmasına yönelik geliştirilen öneriler
*Bakanlık Maarif Müfettişliği, İl Maarif Müfettişliği uygulamasına son verilmesi ve müfettişlik sistemin tek çatı altında toplanmasına olanak tanınmasıyla sistem bütünlüğünü sağlayacak, etkililiği ve verimliliği artacaktır.
*Tek çatı altında toplanan müfettişliğin Türkiye’de on bölgeye ayrılması ve bölge başkanlarının Bakanlık merkezinde bulunan Rehberlik ve Denetim Başkanlığına bağlı olması gerekmektedir. *Soruşturma-inceleme ve rehberlik-denetim müfettişlerinin ayrı uzmanlık alanı olarak değerlendirilip müfettişlik sisteminin iki ayrı birimden oluşturulması, iki ayrı koldan yürütülmesi gerekmektedir.
*Müfettişlerin bu iki ayrı uzmanlık alanında uzmanlaşmasının sağlanması için yeterli eğitimden geçirilmesi gerekmektedir. Bu uygulama sonucunda müfettiş rehberlik yaptığı personelin soruşturmasını yapmaktan kurtulmuş olacaktır.
*Müfettişlerin doktora düzeyinde yetiştirilmesi için;
a-Teftiş, denetim, eğitim yönetimi konularında ‘Mesleki Doktora’ yapmaları sağlanan müfettişlerden yabancı dil sınavı şartı aranmaması,
b-Eğitim doktoru olan müfettişler eğitim personeline gerçek anlamda liderlik yapacak ve Türk Eğitim Sistemi ile ilgili araştırmalar yapabilecek, kitap ve makaleler yazacak, sorunlara etkili çözümler üretecek yeterliliğe kavuşacaktır.
*Müfettişlerin gelişimi için bakanlıkta özel bir birim oluşturulmalı. Hizmet içi eğitim etkili hale getirilmeli, ayrıca İngilizce dil becerileri konusunda özel olarak yetiştirilmelidir.
*Müfettişlik sistemin tek çatı altında toplanması ve on bölge sistemine geçilmesi ile ilgili yasal düzenleme yapılmalı ve illerdeki maarif müfettişlerinin de sisteme denetim ve rehberlik anlamında katkı sağlamalarının önü açılmalıdır.
*Eğitim müfettişlerinin rehberlik görevlerini daha etkili ve verimli yapabilmeleri için gerekli düzenlemeler yapılmalı, okulların ve kurumların ihtiyaç ve istekleri doğrultusunda rehberlik hizmeti yapan uzman ekipler oluşturulmalıdır.
 *Kurum ve ders denetimlerinde, çağdaş denetim anlayışı benimsenmeli; denetleyen ve denetlenen personel arasında işbirliğine dayalı bir çalışma sistemi geliştirilmeli ve hata aramaktan ziyade, düzeltme ve geliştirme hedeflenmelidir.
*Eğitim sistemimizde yapılacak her türlü yenilik ve değişikliklerde, kuramsal bilgileri ve   sistemin alanda çalışanları olarak birikim ve deneyimleri ile eğitim müfettişlerinin görüşlerine de başvurulmalı; bu amaçla oluşturulacak komisyon veya yerel ve merkezi düzeyde yapılan etkinliklerde eğitim müfettişlerine de yer verilmelidir.
*Okullarda iş başında yetiştirme, rehberlik ve denetim çalışmaları kurum denetimi temel alınarak yapılabilir. Bu bağlamda;
-Ders denetiminde öğretmelerin 21.  Yüzyıl öğretmenlik becerileriyle donatılması ve bu anlamda gelişmesi için veri sağlama temel amaç olmalıdır.
-Kurumlara rehberlik amacıyla her yıl, ancak denetim amacıyla üç yılda bir kurumları yerinde görmek, idareci ve öğretmenlerle bire bir çalışma yapmak, kurumun talepte bulunması halinde ise bu süre dikkate alınmadan gidilebileceğinin düzenlemede yer alması yerinde olacaktır.
*Müfettişlerin asli görevlerinden biri olan “araştırma” görevi çerçevesinde özel olarak eğitime alınması ve her müfettişin yılda bir araştırma yapma zorunluluğu mevzuata konulmalıdır.
 * Müfettişlerin okullardan elde etikleri verileri analiz ederek bakanlığa veriye dayalı raporlar sunmalıdırlar.
Sonuç olarak, eğitim sisteminin var olan sorunlarına bütüncül çözümler üretilmesinde,  Türkiye’nin çeşitli kentlerinde görev yapmakta olan Maarif Müfettişlerinin görüş ve önerilerine dayandırılan bu çalışmanın dikkatle ve titizlikle ele alınarak incelenmesi ve buradan doğru sonuçlar çıkarılması yararlı olacaktır. Atılacak veya atılması düşünülen bu alana ilişkin mevzuat düzenlemelerinde yukarıda ifade edilen görüş ve önerilerin değerlendirilmesi aynı zamanda 2023 Eğitim Vizyonu için konulmuş hedeflerin gerçekleşmesine güçlü destek ve katkı sağlayacaktır.