Gündem
Öğrenciler
Öğretmenler
Yazarlar
Üniversiteler
Sınavlar
Kamu Haberleri
Bilim ve Teknoloji
İletişim
Künye
  Eğitimin 'dibi': Apartmandan bozma özel okullar

Eğitimin 'dibi': Apartmandan bozma özel okullar

Yazımı bir eğitimci veya bir yazar olarak yazmayacağım, bu kez yazımı bir veli olarak yazacağım.
Güzel memleketimin bu büyük sorununu veli tarafından aktaracağım.
Eğitim zaten kanayan yaramız fakat geldiğimiz noktada yara kanamaktan çıktı, kangrene döndü.
Yaşadığım ilçede 50 devlet okuluna karşın 100 özel okul varsa eğer burada bir sorun da var demektir.
Devlet, okullar açmakta yetersiz kalınca alttan alta özel okulların açılmasını destekledi. Devlet okullarındaki kalabalık sınıflara çözüm üretmek devlet ekonomisine ciddi yük getireceği için özel okullar desteklenerek soruna çözüm bulunduğu sanıldı.
Okul yapmak inşaat yükü, içini derslikleri yerleştirmek maddi yük, öğretmen alımı ve onların maaşları da devlete yük olunca kolay yol seçildi ve özel okullara teşvik verilerek sorun yüzeysel çözüldü.
Eskiden aileler genişti ve bir arada yaşardı. Anne baba olmasa dahi çocukla ilgilenecek babaanne teyze hala olurdu. Temposu yoğun şehir hayatı nedeniyle aileler küçüldü, çekirdek aileye dönüştü. Maddi zorluklarla başa çıkabilmek için anneler de iş hayatına katılınca çocuklar evde tek başına kaldı. Anne ve babanın en büyük paniği çocukları oldu. Bütün gün emanet edebilecekleri, eğitimlerini alabilecekleri, beslenmelerine dikkat edilen, tüm bu temel ihtiyaçlara cevap veren okul arayışları aileleri özel okullara yönlendirdi.
Aileler, sabah işe giderken çocuğu okula bırakıp akşam iş çıkışı alacağı güvenlikli okullarda tüm ihtiyaçlarına cevap bulduklarını sandılar.
Talep çok olunca iki üç katlı bina bulan herkes okul açmaya başladı. Çocukların koşabileceği bahçesi olmayan, spor kompleksi bulunmayan bu okullar mantar gibi çoğaldı.
Sorunun ne kadar büyük olduğunu başımıza gelince anladık. Senelerdir güzel bir başarı çizgisi yakalamış olan çocuklarımızın gittiği okul, bir gün tüm velilerden habersizce sessiz sedasız başka birine devredilmiş. Biz bunu fark ettiğimizde okula kaydı yaptırmış yüklü miktardaki okul ücretini ödemiştik zaten.
Kasım ayına geldiğimizde okulda tuhaflıklar başladı. Çocuklar derslerin boş geçtiğini, öğretmenlerin okula gelmediğini söyleyince yönetimle konuştuk. Yönetim, çocukların söylemlerinin tam tersini iddia etti her seferinde.
Veliler olarak şaşkındık, kime inanacağımızı şaşırmış bir halde süreci izlemeye başladık fakat bu arada dersler de boş geçiyordu. Üniversite sınavına girecek olan gençler hemen dershane desteği istediler ve mecburen okula verdiğimiz o kadar paranın üstüne bir de dershane parası vermek zorunda kaldık.
Bazı veliler Aralık ayında çocukların kayıtlarını alıp başka okula geçtiler fakat bu sorunlu okula ödedikleri parayı geri alamadılar.
Nisan ayına geldiğimizde sorun artık gizlenemeyecek boyutlarda ortaya döküldü. Öğretmenler hiç maaş alamamış ve okula gelmekten vazgeçmişlerdi. Çalışanlar maaş almadıkları için işler aksayarak ilerliyordu. Öğrenciler bir eğitim yılını bomboş geçirdi ve okulun adı inanılmaz prestij kaybetti.
Okulun asıl sahibi mahkeme kararıyla okulu boşalttırdı, çünkü devrettiği kişi okul sahibine de ödemesi gereken parayı ödememişti.
İnsan diye adlandıramayacağımız bu kişinin para hırsı, yüzlerce çocuğun eğitimlerini mahvetti, onca öğretmeni ve veliyi perişan etti.
Ve bu süreçte ne Milli Eğitim müdürlükleri bir çözüm bulabildi, ne de devlet müdahale etti. Onca öğrenci, veli, öğretmen perişan oldu.
İşin ilginç yanı, bunca zararı veren kişi boş bina bulmuş yeniden reklamlar verip okulu için öğrenci kaydı yaptırmakta.
Bu yanlışı durduracak bir sistemimiz yok mu diye soruyor insan!
Bu kişinin elinden okul açma yetki belgesi nasıl alınamıyor ve insanlara gençlere zarar vermesi nasıl durdurulamıyor anlamış değilim.
Kısaca denetlenmeyen özel okullar çok yakında birer birer biriktirdikleri sorunlarla birlikte patlayacak ve onlarca insana geri dönüşü ve telafisi olmayan zararlar verecek.
En kısa sürede özel okullara belli standartlar getirilmelidir.
Eğitime ticarethane veya para kaynağı diye bakarsak birkaç yıl sonra nasıl bir yanlışa düştüğümüzü fark ettiğimizde zararı telafi edemeyeceğiz.