Gündem
Öğrenciler
Öğretmenler
Yazarlar
Üniversiteler
Sınavlar
Kamu Haberleri
Bilim ve Teknoloji
İletişim
Künye
  'İhraç tehdidi altındaki üyemiz Cemil Kılıç'ın yanındayız'

'İhraç tehdidi altındaki üyemiz Cemil Kılıç'ın yanındayız'

Atatürkçü, Laik, Demokratik ve cemaat-tarikat karşıtı fikirleriyle tanınan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Cemil Kılıç'ın ihraç istemiyle Bakanlıkta sözlü savunma yapmaya çağırılmasına Eğitim İş'ten tepki geldi. Eğitim-İş, Akit ve tarikatların hedefindeki Atatürkçü Öğretmen Cemil Kılıç'ın ihraç istemiyle sözlü savunması yapmasına tepki gösterdi. Sendika açıklamasında  "Tarikatların hedef aldığı, MEB'in vurduğu üyemiz Cemil Kılıç yalnız değildir!" dedi. Açıklamanın tamamında şu ifadelere yer verildi:   Dini tekeline alarak, kendi devamlılığını daim kılmaya çalışan AKP, bu konuda hiçbir itiraza tahammül etmeyeceğini Atatürkçü öğretmen Cemil Kılıç üzerinden bir kez daha göstermektedir. Sendikamızın İstanbul 4 Nolu Şube yöneticisi, ayrıca Atatürkçü Düşünce Derneği Fatih Şubesi'nin kurucusu olan ilahiyatçı Cemil Kılıç, eğitimdeki din öğretisinin laikliğe aykırı biçimde yapılmasını büyük cesaretle eleştirdiği, giderek gericileştirilen eğitim müfredatını eleştirdiği için 20 yılını doldurduğu mesleğinden ihraç edilme tehlikesiyle yüz yüze gelmiştir. Yazdığı kitaplar ve yazılarla tarikatları eleştiren, 12 Eylül darbesinin acı meyvelerinden olan zorunlu din dersini laikliğe aykırı olduğu için yargıya taşıyan, devletin din dersi adı altında İslam dersi bile değil, belli bir mezhebin öğretilerini dayattığını sendikacı kimliğiyle kamuoyuna açıklayan Kılıç, daha önce de defalarca soruşturmalara maruz kalmış, sürgün cezaları almıştır.   'Bir intikam mekanizması işletiliyor' Hatırlanacağı üzere; Kılıç, İslam dinini tekeline almaya çalışan iktidarın yumuşak karnına dokunduğu için, Akit gazetesi gibi yandaş medya kuruluşlarınca da hedef gösterilmiştir. Şimdi ise resmen bir intikam mekanizması işletilmektedir. 17 Eylül Salı günü yapılacak Yüksek Disiplin Kurulu, Kılıç'ı ihraç edip etmeme gündemiyle toplanacaktır. Bu cezalandırma mekanizmaları, sadece laiklik savunucularını değil, bu ülkede kamuda sendikacılık yapan her bireyi ilgilendirmektedir. Zira Kılıç'ın bir sendika yöneticisi olarak kamuoyunu bilgilendirme görevini yerine getirmesi, "bir öğretmen olduğu için bunu yapamayacağı" iddiasıyla cezalandırılmaya çalışılmaktadır. Yani bu hastalıklı mantık, Kılıç üzerinden kamuda çalışan sendikacıların, sendikacılığın gereklerini yaptığı için cezalandırılabileceğini düşünmektedir. Eğitim-İş olarak uyarıyoruz: Yüksek Disiplin Kurulu'ndan Türkiye'ye, Cumhuriyetimizin değerlerine ve laikliğe yakışır bir karar çıkmasını bekliyoruz. Aksi bir kararı bizim de, ilerici kamuoyunun da kabul etmeyeceğini ilan ediyoruz. Laikliğin, sendikacılığımızın bize yüklediği görevlerin ve bu görevleri yerine getirdiği için kılıflar bulunarak cezalandırılmaya çalışan üyemizin dimdik arkasındayız.  Yoldaşımız Cemil Kılıç asla yalnız değildir!