Gündem
Öğrenciler
Öğretmenler
Yazarlar
Üniversiteler
Sınavlar
Kamu Haberleri
Bir Zamanlar Eğitim
İletişim
Künye
  “ENGELSİZ” EĞİTİM, ÇAĞDAŞ BİR ÜLKENİN OLMAZSA OLMAZIDIR

“ENGELSİZ” EĞİTİM, ÇAĞDAŞ BİR ÜLKENİN OLMAZSA OLMAZIDIR

Eğitim İş Sendikası 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle basın açıklaması yayınladı

Tüm dünyada yaşamın bir engel tanımayacağının vurgulandığı 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nü ülkece buruk bir şekilde karşılamaktayız.

Yolların, kamu binalarının, ekonomik yaşamın engelli yurttaşlar için kolaylaştırılmadığı ülkemizde, bugün büyük sözler etmenin değil, farkındalık yaratmanın günü olmalıdır.

Engelli yurttaşların en gözardı edildiği alanlardan birisi de maalesef eğitim olmuştur. Güzel bir hayata başlamanın en önemli basamaklarını oluşturan eğitim hayatından koparılan engelli yurttaşların birçoğu, ekonomik ve sosyal hayatın da dışına itilmektedir.

Son rakamlara göre ülkemizde engelli öğrenci sayısı 300 bini aşmakta, çalışma fırsatı bulan engelli öğretmen sayısı ise 5 bin ile sınırlı kalmaktadır. Engelli öğretmenler de öğrenciler de engellerine göre eğitim alanında çeşitli sıkıntılar çekmektedir.

Engelli öğretmen ve öğrenciler için eğitimde çile, okula ulaşmanın zorluğuyla başlamaktadır. Engelli bir öğrenci ya da öğretmeni taşımaya uygun donanıma sahip araçların azlığı, ulaşımın servis çetelerinin eline terk edilmiş olması, devletin karşılaması gereken bu ulaşım masraflarının engelli öğrencinin ailesine ve engelli öğretmene yıkılması gibi sebeplerle, eğitim engelli bireyler için ulaşması lüks bir hizmet haline gelmiştir. Bu yüzden yurdun dört bir yanındaki birçok engelli yavrumuz, açık eğitime mecbur bırakılmış, yaşıtlarıyla sosyalleşmekten uzak hale gelmiştir.

Neredeyse hiçbir devlet okulu, engellilere göre bir mimariye sahip değildir. Bitmeyen merdivenler, uygunsuz ve gerekli araç gerece sahip olmayan tuvaletler, tümseklerden arındırılmayan okul bahçeleri ve birçok ekleme yaparak daha da uzatılabilecek utanç listesi nedeniyle, engelli öğrenci ve öğretmenler için okul, bir hayatta kalma parkuruna dönüşmektedir.

Engelli yavrularımız için sosyal hayatı öğrenme ve bir parçası olma anlamı taşıyan okullar, yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı öğrencilerimizin teneffüslerde bile sınıfa hapsolduğu yapılar olmaktadır.

Engelli öğrenci ve öğretmenler için uygun eğitim politikalarına da girişilmemiştir. Görme ve işitme engelli öğrencilere eğitim vermek için yetişmiş öğretmenlerden kamuda çok azının istihdam edilmesi, bazı ders kitaplarının görme engellilere göre uyarlanmaması, onların eğitimde ihtiyaç duyacağı yardımcı kitapların ücretinin bir kısmının devlet tarafından karşılanmaması, hayatı daha da zorlaştırmıştır. 

Çağdaş bir birey olmak, engelli yurttaşlarla bir arada nasıl yaşayacağını bilmekten de geçmektedir. Ancak engelli yurttaşlara nasıl yaklaşılacağı ders kitaplarında maalesef yer tutamamıştır. Bazı ders kitaplarında, engellilere yönelik "muhtaç", "yardım edilmesi sevap olan" gibi rencide edici tanımlar ise kaş yapayım derken göz çıkarmaktadır. Oysa engeller konusundaki eğitim, daha küçük yaştan farkındalık olarak aşılanmalı, acıma değil empati eksenli öğretilere yer verilmelidir.

Yasal düzenlemelerle önüne gelenin eğitim kurumu açmasına olanak tanınması, engelli yavrularımızın eğitimini de baltalamıştır.

Bazı özel eğitim kurumlarının, okula getirmeyip eğitim vermediği öğrenciler üzerinden devlet teşviği aldığı, bu teşviğin bir kısmını da sus payı olarak engelli öğrencilerin ailesine dağıttığı yıllardır konuşulmaktadır. MEB ise bu konuda adım atmayarak engelli öğrencilerimizin evlerine hapsolmasına göz yummaktadır. 

Tarikatların yasal maske takmış hali olan dernek ve vakıflarla, kamuoyunun tepkilerine rağmen durmadan yeni protokoller imzalayan MEB, engelli hakları için faaliyet gösteren saygın demokratik kitle örgütleriyle yeteri kadar işbirliği yapmamaktadır. Oysa eğitim alanına çok şey katabilecek birçok dernek ve vakıf bulunmaktadır.

Eğitim-İş olarak MEB'e çağrı yapıyoruz: Engellilere dair gerekli bilinci taşıyor olmanın göstergesi, Engelliler Günü'nden Engelliler Günü'ne büyük laflar etmek değil, engelli öğrenci ve öğretmenler için şart olan adımları atmaktır.

Yukarıda saydığımız utanç listesi madde madde temizlenmeden, asıl 'engelli' olan sadece eğitim sistemi olarak kalacaktır.

Uygar bir topluma giden yolun önündeki tek engel de bu farkındalık yoksunluğudur.


Eğitim-İş olarak 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün engellerin kaldırılması için milat olmasını istiyor ve engelli vatandaşlarımıza rahat, huzurlu, sağlıklı günler diliyoruz.


             MERKEZ YÖNETİM KURULU 

İlgili Haber: