Eğitim sistemini nasıl yok ettik?

AKP’nin iktidara gelmesi ile eğitim sisteminde çeşitli değişiklikler yapılmaya başlandı.
AKP’nin ilk Milli Eğitim Bakanı ANAP’tan devşirdiği Erkan Mumcu idi. Erkan Mumcu yaklaşık 4 ay bakanlık koltuğunda oturdu. Yaptığı tek iş bin 300 bakanlık yöneticisini bir gecede görevden almak oldu. Sonrasında kendisi de siyaset arenasından yok oldu.

***

AKP Hüseyin Çelik’in bakan olması ile ders içeriklerine müdahalelere başladı. Öğretim programları değiştirildi. Sadeleşme adı altında ders içeriklerinde de bazı değişiklikler yapıldı. 12 yıl uygulanacak olan birleşik el yazısı kararı bu dönemde alındı. Ayrıca hiç gerekmediği halde liseler dört yıla çıkarıldı. AKP Milli Eğitim Bakanlığı’nda Hüseyin Çelik döneminde kadrolaşmasını neredeyse tamamladı.

***

2009 yılında Nimet Baş’ın bakan olmasının hemen ardından Fatih Projesi başlatıldı. Bu dönemde Genel Liselerin Anadolu Liselerine dönüştürülme kararı alındı. Nimet Baş tam anlamıyla  ‘noter’ görevi gördü. Bu dönem FETÖ’nün MEB’de en rahat örgütlendiği dönem olarak kamuoyunda tartışıldı.

***

Ömer Dinçer’in bakanlığı ile yapısal değişiklikler başladı. 652 sayılı KHK ile teşkilat yapısı yerle bir edildi. MEB görev tanımı değiştirildi. Kaçak okul açmanın hapis cezası kaldırıldı. 4+4+4 eğitim modeline geçildi. Ulusal bayramların statlarda kutlanması yasaklandı. MEB’in Kuran Kurslarını denetleme yetkisi kaldırıldı. Kuran Kurslarında ki ilkokulu bitirme ön şartı kaldırıldı. Yaş sınırının kaldırılması ile Kuran eğitimi erken çocukluk evresine kadar indi. Türkiye genelinde 2018 yılında 2 milyon 671 bin öğrenci Kuran Kursuna katıldı. Bu öğrencilere 113 bin 746 öğretici eğitim verdi.

Tablo 1. 2018 yılında Yaz Kuran Kurslarına katılan öğrencilerin yaş gruplarına göre dağılımı

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı
Tabloda 0-4 yaş arasındaki 16.370 çocuğun ya da bebeğin yaz Kuran Kurslarına dahil olduğu, 5-9 yaş arasında ise 1 milyon 81 bin çocuğun kurslara devam ettiği görülüyor. Tabloda en yoğun katılımın 10-14 yaş arasında 1 milyon 382 bin olduğu tespitine yer veriliyor.

Grafik 1. Yıllara göre Kuran Kursuna katılan öğrenci sayısı

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı
Yaş sınırının kaldırılması ile birlikte yaz kurslarındaki öğrenci sayısı 2013 yılında 3 milyon 56 bini geçmiştir. 2014 yılında 3 milyon 148 bin ile en üst seviyeye ulaşan öğrenci sayısı, 2014’e göre yüzde 12,59 azalarak 2 milyon 671 bine gerilemiş durumda.
Bölgesel dağılıma baktığımızda yüzde 36,15 ile Karadeniz Bölgesi ilk sırada yer alıyor.  Karadeniz Bölgesini yüzde 26 ile İç Anadolu, takip ederken Marmara yüzde 17,16’lık katılım oranı ile son sırada yer alıyor.
10-14 yaş aralığındaki hedef kitlenin katılım oranına baktığımızda ise yüzde 53,7 ile Bartın’ın ilk sırada, Bayburt’un yüzde 44,6 ile ikinci, Kastamonu’nun yüzde 44,53 ile üçüncü sırada olduğu görülüyor. İstanbul’un yüzde 13,2 ile sondan ikinci, Tunceli’nin ise yüzde 7,13’lük oran ile son sırada yer aldığı görülüyor.

***

Bu süreçten sonra 4+4+4’ün bakanı koltuğunu 4+4+4’ün komisyon başkanı Nabi Avcıya terk etti. Kamuoyunda dershaneler kanunu olarak bilinen 6528 sayılı kanun ile binlerce okul müdürü ve müdür yardımcısı görevden aldı. Bu görevden almalarla MEB’de liyakat ilkesi kalmadı. Proje Okulu uygulaması ile öğretmenlerin bakan onayı ile atanmasının önü açıldı. Ziya Selçuk döneminde kaldırılacak olan özel okullara eğitim öğretim desteği uygulamasına Nabi Avcı döneminde başlandı. Ders denetimi Nabi Avcı’nın sözlü talimatı ile kaldırıldı. AVM’de ödev yapan çocuklarla karşılaşan Nabi Hoca ev ödevini de kaldırdım dese de kimse uygulamaya koymadı. Nabi Hoca Öğrenci Andını kaldıran bakan olarak tarihe geçti.

***

Nabi Hoca’dan sonra da MEB bir eğitimci bakana kavuşamadı. İsmet Yılmaz’ın dümene geçmesi ile birlikte;
  • Türkiye Maarif Vakfı kuruldu.
  • Öğretim Programları değiştirildi. Atatürkçülük konuları programlardan çıkarıldı.
  • Hüseyin Çelik döneminde başlayan sözleşmeli öğretmenlik sistemi Nimet Baş’ın döneminde kaldırılmıştı. İsmet Yılmaz’ın bakan olması ile Sözleşmeli Öğretmenlik uygulaması yeniden getirildi.
  • Dinsel Vakıf ve Derneklerle protokoller imzalanmaya devam edildi. 2016 yılında 18, 2017 yılında  41 protokol imzalanarak rekor kırıldı.
  • Öğretmen Strateji Belgesi yayımlanarak öğretmenlere değerlendirme sistemi ve sınav getirildi.
  • Birleşik Eğik Yazı uygulamasının ne kadar kötü olduğu vurgulanarak Temel Dik Yazı uygulamasına geri dönüldü.
  • Proje okulu olan İmam Hatip Liselerinin TEOG haricinde öğrenci almasının önü açıldı.
  • Ortaokul düzeyinde özel yurt açılması için yasal düzenleme yapıldı.
  • Etüt Merkezleri kapatıldı. Belediyelere sosyal etkinlik merkezi açma hakkı tanındı.
  • Okullara mescit zorunluluğu getirildi.
  • Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği değişti. Milli Bayramların kutlanması, modern dans, satranç yarışmaları yönetmelikten çıkarıldı.
  • Kamu Taşınmazları Üzerinde Eğitim Ve Yurt Faaliyetleri İçin Üst Hakkı Tesis Edilmesine İlişkin Yönetmelik değişti. Bu değişiklik ile vakıf ve derneklere kamu taşınmazlarının üzerine eğitim kurumu (yurt vb) yapma hakkı getirildi.
  • TEOG kaldırıldı. Üniversite giriş sistemi değiştirildi.
  • 10 üniversite Araştırma üniversitesi kapsamına alındı.

***

Ziya Selçuk ile uzun zaman aradan sonra bir eğitimci bakanlık koltuğuna oturdu. Ziya hoca göreve başlayalı neredeyse 1 yıl oldu. Peki Ziya Hoca döneminde neler yapıldı?
  • 2023 Vizyon Belgesi hazırlandı.
  • Sosyal Etkinlik Yönetmeliğinde değişiklik yapıldı. 8 Haziran 2017’de yönetmelikten çıkarılan ‘milli bayramlar’ yeniden yönetmeliğe eklendi.
  • Yönetici atama yönetmeliğinde değişikliğe gidildi. Yazılı sınav getirildi.
  • Bazı pilot okullarda teneffüsler 40 dakikaya çıkarıldı.
  • Okul Meclisleri yönergesi iptal edildi. Demokrasi anlayışı okullarda da yok edildi.
  • Vakıf Derneklerle ilgili mahkeme kararları uygulanmadı. Mahkeme kararı ile okullara girmesi durdurulan ENSAR Vakfı okullarda etkinlik yapmaya devam etti.
  • Bakan tablet dağıtımını fiilen sonlandırdı.
  • Okula başlama yaşı 69 aya yükseltildi.
  • Zorunlu eğitim kapsamında olan 1 milyon 675 bin çocuk okullaşamadı. Ülkemizdeki Suriyeli mülteciler ilkokul düzeyinde bizim çocuklarımızdan daha fazla okullaştı.
Sonuç olarak;
. Din eğitimi vermek için değil, eğitim sistemini dinselleştirmek için AKP ilmek ilmek ördü ağlarını. Her uygulamasından sonra buradan ileri gidemez dendi. Ancak hiç durmadan ilerledi AKP. Kurbağa deneyinde olduğu gibi suyu yavaş yavaş ısıttı.
Geldiğimiz noktada eğitim sisteminde ne liyakat kaldı ne kalite. 4+4+4 süreci öncesi 4 bin 664 olan Özel Öğretim Kurumu sayısı 11 bin 694’e yükseldi. Artış oranı %150,72 olarak gerçekleşti. Fakir fukara çocuğunu gönderecek okul bulamaz oldu. Zengin eğitime 23 lira harcarken, yoksul 1 lira harcadı. Nitelikli eğitim görmek zenginlerin çocuklarına nasip oldu. 10-15 yıl sonra kamuda ve özel sektörde yönetici olarak çalışan kişilere baktığımızda, hepsinin zengin ailelerin çocukları olduğunu göreceğiz. Alt görevlerde çalışan kişilerin ise yoksul ailelerin çocukları olduğu gerçeği yüzümüze tokat gibi çarpacak.
Öyle, ben şu köyden çıktım, bakan oldum, bürokrat oldum, vali oldum dönemi sona erdi.
Sahi, bir okul sütü projesi vardı. Ne oldu? Hatırlayan var mı?