Çocuklar savunmasız

Son aylarda basında çıkan çocuk ve bebek ölüm haberleri toplum olarak bizleri üzmekte, yüreğimizi incitmektedir. Onlara karşı sorumluluğumuzu yerine getiremediğimiz için  vicdan azabı çekmekteyiz. Daha bir kaç ay önce,  İstanbul’un göbeğinde cani ruhlu bir baba iki savunmasız,korunmasız yavrusu Elif ve Hira’yı pompalı tüfekle vurarak öldürdü. Morgda elinde çocukların emziği ile haykıran anne Dilek Yardım’ın “Kocamın çocuklara zarar vereceğini tüm yetkililere bildirmiştim, çocuklarımın katili herkes” demesi yüreklere ateş gibi düştü. Yakın zamanda İstanbul Kağıthane’de iki,üç yaşında bir çocuk camdan aşağı kendini bırakırken komşuları tarafından tesadüfen fark edilerek kurtarıldı. Kreş servislerinde unutulan çocuklar,evde büyük abi tarafından istemeyerek öldürülen çocuk olayları, Mardin’de, Kars’ta öldürülen 7,8 yaşlarındaki çocuklar, aile içi şiddete, tecavüze uğrayan çocuk haberleri biz çocuk dostlarını derinden yaralamış ve üzmüştür. Canlı yayınlara katıldığım çeşitli televizyonlarda ailelerin çocuklarını yeteri kadar koruyamadıkları (sosyo-ekonomik nedenlerden) bazen de ailesinin isteği ve yönlendirmesiyle istismar edilen vaka örnekli çocuk olayları bu alanda yıllarca çalışan sosyal hizmet uzmanı ve aile danışmanı olarak çocuklar için bir şeyler yapılması gerektiği bilincini ve sorumluluğunu doğurmuştur.

*

Her çocuk dünyaya mutlu olmak için gelir. Anne- babaların birincil görevi de isteyerek dünyaya getirdikleri çocuklarının öncelikle yaşama; daha sonra da gelişim, korunma ve bakım ihtiyaçlarını yerine getirmektir. Bu anlamda aileler çocuklarına ve topluma karşı da sorumludurlar. ”Benim çocuğum, istediğim gibi davranır ve yaşatırım” anlayışı yanlıştır.
Eğer çocuk bedenen ve ruhen yalnız ve savunmasız bırakılıp yaşam güvencesi de tehlike altında ise, ilgili kurum tarafından acilen korunma altına alınır. Gerekirse ailenin velayet hakkı iptal dahi edilebilir. Bu anlamda TCK ve Medeni Kanun’da gerekli düzenlemeler mevcuttur. Çocuk, öz ailesi tarafından bakılamayıp ihmal ve istismar edildiği gibi telafisi güç durumlara düşüyorsa, kendisini korumakla yükümlü kurum tarafından müdahale edilerek acilen korunmaya alınır. Bahsi geçen ilgili kurum  adı sık sık değişen Aile ,Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na  bağlı  Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüdür. Yazılı ve görsel basından izlediğimiz ekonomik sebeplerle öz çocuğunu para karşılığı bir başka aileye evlatlık veren kişiler,oyun çağındaki çocuklarına evlenmeleri amacıyla(13,14,15 yaşlarında) baskı yapıyorlarsa büyük suç işlemektedirler.

*

Çeşitli illerde değişik adlarla ruhsatsız ve izinsiz açılan kurumlarda  çocukların can güvenliğini tehlikeye düşüren durumların yaratılmasından  birincil dereceden aileler sorumludur.Aladağ’da çocukların ihmal sonucu ölmeleri hafızalarımızdan hala silinmemiştir.Yine çeşitli yatılı kurumlarda kalan çocukların çeşitli taciz olaylarına maruz bırakılmaları hepimizi derinden yaralamaktadır.Ailenin birinci görevi isteyerek dünyaya getirdikleri çocukların psikolojik,sosyal ve eğitimsel güvenliklerini sağlamaktır.Çocuğunu arabaya,eve kilitleyip alışveriş için dışarı çıkan anneler,babalar çocuklarına karşı büyük suç işlemektedirler. Savunmasız oldukları için evde yangın sonucu ölen çocukların ailelerinin telafisi güç sıkıntılar ve üzüntüler yaşadıklarını basından izlemekteyiz.Bu nedenle korkunç olaylara sebebiyet verilmemesi için özellikle ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi gerekmektedir.Bu konuda yerel yönetimlere de büyük sorumluluk düşmektedir.Sosyal belediyeciliği öne çıkartarak yol,asfalt, şantiye belediyeciliğinden; halkın sosyal,eğitimsel ve kültürel sorunları ile yakından ilgilenen belediyeler öne çıkartılmalıdır.Yakın zamanda adını tüm dünyaya duyuran Ovacık Belediyesi örnek gösterilebilir. Her türlü uyarı ve bilinçlendirmeye rağmen aileler çocuklarını yetiştirme ve koruma konusunda  yanlış davranmaya devam ediyorlarsa, yetkili kurumun yasal işlem yapması gerekmektedir. Çocuğun araba içerisinde,evde veya güvencesiz bir yerde korku dolu saatler geçirmesinin psiko-sosyal durumunda yaratacağı travmanın nelere mal olacağı bilinmektedir.
 Ailelerin çocuklarını ihmal etmelerine kesinlikle müdahale edilmesi gerekmektedir. Aileler kendilerinin bakmakla mükellef oldukları çocukların haklarını ihlal etmelerine izin verilmemelidir. Sosyal danışman olarak katıldığım çeşitli programlarda aileleri tarafından ihmal edilen,ailelerinin ilgisizliği ve itmesi sonucu evden kaçan yüzlerce çocuk olayına tanık olmaktayım. Çoğunlukla 13-18 yaş grubu arasında bulunan çocukların ileride toplumumuz içinde yanlış kişiler olarak karşımıza çıkacağını unutmamalıyız. İzmir’in Kiraz ilçesine bağlı beldede çocuk yaşta evliliklere göz yuman yetkililer de aynı suça ortak olmuşlardır. İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Hastanesinde 150 civarında 15 yaş altı çocuklarda görülen hamilelik olayı üzerine basında çıkan haberler çocukların ne denli savunmasız ve korunmasız olduklarını gözler önüne sermektedir. Fox Tv’de her sabah katıldığım ‘Kaybolan Çiçekler’ programında bir anne 15 yaşındaki zihinsel engelli kızını kendi onayı ile birlikte gayrı resmi yaşadığı kişiye öldürttüğünü itiraf etti.Yine aynı programda bir anne babanın 12 yaşındaki kızlarının 65 yaşında bir bakkal tarafından istismar edilmesine müsaade etmeleri çocukların kendi iradeleri dışında ailesi tarafından da korunamadığı gibi, istismara sürüklendiğini de göstermektedir.

*

Çocukların korunması ihmal ve istismara uğratılmaması için gerektiğinde herhangi bir emir beklemeden Aile,Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü  yetkilileri Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunabilecekleri gibi ” çocukların dostu “olduklarını savunan gönüllü kişi veya kuruluşların da çocukların yüksek yararlarını korumak amacıyla müdahalede bulunma yetkileri vardır. Alo 183 hattı savunmasız durumda olan çocuklar ve kadınlar için kullanılan yardım hattıdır.
Çocukların korunmalarında yerel yönetimlerin görevi de tartışılmaz derecede önemlidir.Belediyecilik yol,asfalt,kaldırım belediyeciliğini aşıp sosyal belediyeciliğe dönüşmüştür.Bu nedenle belediyelerin de çocuklara yönelik yapmaları gereken çok önemli vazifeleri bulunmaktadır. Savunmasız çocukların korunması gereken en değerli varlıklar oldukları düşüncesi ile daha fazla mağdur durumda kalmamaları için etkili ve yetkili kuruluşların müdahale etmelerinin zorunluluğuna inanıyoruz Basında çıkan çocuklarla ilgili her haber ihbar kabul edilerek hemen harekete geçilmesi gerekmektedir.
Kahraman Eroğlu
Sosyal Hizmet Uzmanı
Aile Danışmanı
(Konuk Yazar)