Gündem
Öğrenciler
Öğretmenler
Yazarlar
Üniversiteler
Sınavlar
Kamu Haberleri
Bir Zamanlar Eğitim
İletişim
Künye
  Öğretmenler için istihdam

Öğretmenler için istihdam

Siyaset tartışmaları gündeme bütün ağırlığıyla çökmüşken işi dışında hiçbirine dahil olmuyor! Şeffaf yönetim, yolsuzlukla mücadele ve Ankara’ya hizmet yarışıyla adı öne çıkan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, haksız ve yalan haberleri okuyunca sinirlendiğini ama çatışmacı siyaseti sevmediğini, her yiğidin farklı bir yoğurt yiyişi olduğunu söylüyor. Yavaş ile Ankara’da buluştuk; başkanın atanamayan öğretmenlere de bir müjdesi var. 
Cumhuriyet Gazatesinden İpek Özbey' in Ankara Büyükşehir Başkanı Mansur Yavaşla yaptığı ropörtaj' da atanmayan öğretmenlere de müjde verildi. 

"Mansur Bey, özellikle CHP’nin kazandığı üç şehrin başkanları arasında bir kıyaslamaya gidiliyor ve sizin adınız öne çıkıyor. Neden bu kadar sevildiğinizi biliyor musunuz?

Ben bu kıyaslamayı doğru bulmuyorum. Her yiğidin farklı bir yoğurt yiyişi vardır. Bizim ortak hedefimiz ise tek: Başarılı olmak. Aramızdaki rekabet ancak vatandaşa daha iyi hizmet konusunda olur. Vatandaşlarımızın ilgisine çok teşekkür ediyorum. Biz Ankara’da öncelikle toplumun sinir uçlarına dokunmadık. Seçimlerden önce hep bahsediyordum, “Koruma ordusuyla gezeceksem, ailemle bir yere gidip rahatça oturamayacaksam bu görevi istemiyorum” diye. Bir insan kimseye kötülük etmezse koruma ordusuna da ihtiyaç duymaz. Bu sadece saldırı anlamında da değil, bir yere gidersiniz ve size kötü bakabilirler. Ben gittiğim lokantada da, konser alanında da, köylerde de çok güzel ve güler yüzle karşılanıyorum. Bundan dolayı çok mutluyum. Resmi koruma da istemiyorum yanımda ama mecbur diyorlar.

Günlük siyasete de hiç girmiyorsunuz…

Bir belediye başkanının, hele ki benim gibi 10 yıl gecikmeli göreve başlamış bir belediye başkanının, bu süreyi telafi etmesi için çok çalışması gerekiyor. Biz Ankara’da, yıllarca hasret kalınan bir şeyi vaat ettik: Bereket ve huzur. Artık Ankara bu çekişmelerden yoruldu. Bunu da son seçimde yüksek sesle haykırdı. Buna layık olmaya çalışıyoruz.

Kendinizi tuttuğunuz, bir söz söylemek istediğiniz zamanlar olmuyor mu? Örneğin CHP’nin son yaşadığı “Saray’a giden partili” meselesi sizi etkilemiyor mu?

Açıkçası bazen haksız ve yalan haberleri okuyunca anlık sinirlendiğimiz noktalar oluyor. Ancak çatışmacı siyaseti sevmiyorum. Bunu yapmak isteyenler bir gün mutlaka kaybediyor. O yüzden genellikle sakin kalıyorum. Ankara halkı bana şu anda onlara hizmet etmem için 5 yıllık yetki verdi. Biz de bu yetki doğrultusunda işimize bakıyoruz.

Yakın zamanda 200 günlük icraatınızı açıkladınız. En çok hangi noktalarda zorlandınız? Sizi şaşırtan bir şey oldu mu?

İpek Hanım, 25 yıl sonra alınan bir yönetimde neredeyse her gün şaşırdığımız irili ufaklı şeyler oluyor (gülerek). Ancak biz şikâyet etmeye gelmedik. Tabii ki ilk aylarda kadromuzu şekillendirmeye, yönetimimizi belirlemeye, belediyeyi tanımaya vakit ayırdık. Şu anda bu süreci büyük ölçüde tamamladık. Ben mükemmeliyetçi biriyim. Doğru dürüst uyku uyumam. Bana ayak uydurabilen çalışma arkadaşlarım olsun istiyorum. Dolayısıyla bu konuya epey vakit ayırdık.

İlk icraatınız ihaleleri canlı yayımlamak oldu, bunu ne düşünerek yaptınız?

Yönetim anlayışımda üç önemli prensip var: Saydamlık, katılımcılık ve denetlenebilirlik. Dolayısıyla ilk işimiz tüm ihaleleri sosyal medyada canlı yayımlamak oldu. Bu çok büyük bir hamle ve Türkiye’de bunun değeri zamanla anlaşılacak. Bazı il ve ilçelerin de şimdi canlı yayına geçtiğini duyuyorum, seviniyorum. İnşallah tüm Türkiye’ye bu uygulama yayılacak. Yapmayanlara vatandaş soracak: “Sen niye canlı yayımlamıyorsun” diye. Yakında doğrudan alımlarda bile kimsenin birbirini görmeyeceği ve herkesin teklif verebileceği bir yazılım kullanmaya başlayacağız. Böylece Türkiye’de belediyecilik ile yolsuzluk kelimelerinin yan yana gelmesinin kökünü kazıyacağız.

Belediye meclis toplantıları epey hararetli geçiyor. İktidarın üyeleriyle belediyeyi yönetmekte zorlanıyor musunuz?

Ben burada konunun Ankara ve Ankaralının çıkarına olup olmadığına bakarım. Biraz önce bahsettiğim su yatırımları için kredi çekme konusundaki tutumu siyasi bir görüş olarak görüyorum. Halbuki bizim burada tek derdimiz Ankara olmalı. Kentin yararına olan konularda bana zorluk çıkarsalar ne çıkarmasalar ne? Bundan kim kaybeder? Bana değil ki, Ankaralıya zarar vermiş olursunuz. Ankaralı beni seçimle bu göreve getirdi. Herkesin bu konuda kendine dersler çıkarması lazım.

İlçe belediye başkanlarıyla bir araya gelebildiniz mi?

Teamül gereği önce bir hayırlı olsun ziyareti beklemiştik ama birkaç başkanımız dışında olmadı. Daha sonra AK Parti grubuyla konuşup bir yemek düzenledik. Bir araya gelmekten, konuşmaktan çekinmemeliyiz. Artık seçim dönemi bitti, hizmet etme dönemi başladı. 

ANKARA HALKINI MI CEZALANDIRIYORLAR?


“Yatırımlar için almam gereken krediyi alamıyorum” dediniz, neden? Cumhurbaşkanı’nın “Madem bu horona girdin, çöz; borç yiğidin kamçısıdır” sözlerini nasıl karşılıyorsunuz?

Ankara’da acil yapılması gereken ve maalesef önceden çılgın projelere para harcandığı için ötelenen su ve kanal altyapı yatırımları var. Su iletim hatları acil yapılmalı. Bir arıza olursa 1-2 ay müddetle su kesintileri yaşanabilir. Kaybı ve kaçağı kaldırmak için yenilenmesi gereken borular var. İvedi su arıtma tesisinin kapasitesinin artırılması gerek, Tatlar istasyonu yapılmalı. DSİ, 16 ayrı yerde su taşkınları olmasın diye bizden bir an önce çalışma istedi; yoksa “Seller olur, afetler olur, insanlar ölür” dedi. Bizim acil işler için, bakın başka işler için demiyorum, bu işler karşılığında kredi talebimize Meclis ret oyu verdi. Hem de önce Plan Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen teklifimize ret oyu verdi. Bu kararda hâlâ seçim yenilgisini hazmedemeyen birkaç kişinin etkili olduğunu duyuyoruz. Peki, soruyorum, kaybeden kim oluyor? Bana bir şey olmaz ki, ben 5 yıl daha burada başkanım. Ankara halkını mı cezalandırıyorlar?

387 MİLYON BÜTÇE FAZLASI VERDİK


- Hedeflediğiniz kadar tasarrufta bulunabildiniz mi?

İlk 200 günde 387 milyon bütçe fazlası verdik. Tabii bu para direkt cebimizde kalmıyor. Belediyeyi biz yaklaşık 8.5 milyar borçla aldık. Bizim israfla savaşmaktan, tasarruf politikalarından başka şansımız yok. Araç sayımızı azalttık. İthal ağaç dönemini sonlandırdık. İhalelerin canlı yayımlanmasıyla kırımlar arttı. Bu tasarrufların neredeyse tamamına yakınını borç ödemeye harcıyoruz. Bir yandan da faaliyetlerimizi ve yatırımlarımızı sürdürüyoruz.

ATANAMAYAN ÖĞRETMENLERİN İSTİHDAMI YAKINDA


Seçimden önceki röportajımızda “Atanamayan öğretmenler çocukları eğitecek” demiştiniz... Bu adımı ne zaman atacaksınız?

Sadece bu konuda değil, verdiğimiz tüm vaatler üzerinde çalışan bir proje ekibimiz var. Sosyal yardım alan ailelerin çocuklarının eğitimi de bu başlıklardan biri. İlk adım olarak Kutludüğün Mahallemizde bulunan 6 bin 553 öğrencimizin EGO otobüs ücretleri belediyemizce karşılanacak. 1632 öğrencimizi ise servisle okullarına ücretsiz taşıyacağız. Sonraki aşamalarda onların eğitimine destek olmak için dersler aldırmaya başlayacağız. Burada ise atanamayan öğretmenlerimizin istihdamına katkıda bulunmak istiyoruz.

CEMAATLERE YER TAHSİSİ!


Cemaatlere ve vakıflara kesilen yardımlarda hep İstanbul’u konuşuyoruz. Ankara’da durum nedir? FETÖ, belediyeye ne kadar sızabilmiş?

Ankara’da bu işler genelde yardım şeklinde değil de yer tahsisi ve emsal-rant artışı gibi konularla ilerlemiş. Geçen ayki meclis toplantısında otoparkların ve işletmelerin verildiği vakıflar ve ailelerden bir kısmını açıklamıştım. Tüm alanlarda derin bir teftiş süreci devam ediyor. Bir yandan da, teftiş sonucu ortaya çıkanları hemen savcılığa iletiyoruz. FETÖ konusunu benim bir şey söylememe gerek yok. İmamlardan tutun verilen ranta kadar her şey kamuoyunda tartışıldı. Adalet bazen gecikir ama elbet tecelli eder.

750 milyon dolara neler yapılırdı?

ANKAPARK’ın 750 milyon dolara mal olduğunu açıklamıştınız. Aynı parayla siz neler yapardınız? Parkla ilgili tasarrufunuz ne olacak?

Şu an için her ne kadar olumsuz haberler gelse de orası ihaleyle bir şirkete verilmiş durumda. Burası yapılırken tüm bilim insanlar