Öğrenciler
Öğretmenler
Yazarlar
Üniversiteler
Sınavlar
Kamu Haberleri
Bilim ve Teknoloji
İletişim
Künye
  İstanbul'da okullar depreme dayanıklı mı?

İstanbul'da okullar depreme dayanıklı mı?


Mektepli Gazete İstanbul’daki okulların depreme dayanıklı olup olmadığını araştırdı. Eğitim Sen ve Eğitim İş sendikalarının bazı şube başkanları konu hakkında Mektepli Gazete’ye konuştu.

Eğitim Sen İstanbul 2 Nolu şube başkanı Kazım Yılancı “Sancaktepe Osmangazi İlkokulu 1989/1991 yılları arasında yapılmış olan okul binası 1999 depreminde hasar almış ve güçlendirme yapılmış. Aynı binaya 2007 yılında tekrar güçlendirme yapılmış. Son yaşadığımız 5.8 büyüklüğündeki depremin ardından yine hasar gören bina boşaltılmıştır. Defalarca güçlendirme yapılan binaların yine hasar alması bu uygulamaları yapan şirketlerin ve ihale süreçlerinin incelenmesini gerektirmektedir. Açıktır ki işlemler sağlıklı bir şekilde yapılmamıştır. Kaynakların çarçur edilmesinin altında imzası ve sorumluluğu olanlardan hesap sorulmalıdır. Birçok okulda tahliye planı olmadığı veya planın sadece kağıt üzerinde kaldığı görülmüştür. Bu yönetimsel zafiyetlerin biran önce giderilmesi, eksikliklerin tespit edilerek okul kriz yönetim ekiplerinin ciddi bir eğitimden geçirilmesi gerekliliği açıktır. Örgütlenme alanımızdaki diğer hasarlı okullarla ilgili temsilci ve üyelerimizi toplantı, açıklama vb eylemleri birlikte örgütlemek için göreve çağırıyoruz.” dedi. Bunun yanı sıra önümüzdeki günlerde diğer okulların da durumunu ortaya çıkaracaklarını ifade etti. 


EĞİTİM-İŞ: OKULLAR MEZAR OLMADAN HAREKETE GEÇİLMELİ


Öte yandan Eğitim İş İstanbul 5  Nolu Şube Başkanı Hakan Uzun da bölgelerindeki okullara düzenledikleri inceleme ziyaretlerinde vahim bir tabloyla karşılaştıklarının altınız çizdi. Okulların ne derece tehlike saçtığının en çarpıcı örneklerinden birinin  ziyaret ettikleri Şehit Er Tuncay Türken Ortaokulu olduğunu belirten Uzun, okulun çatlaklar içindeki duvarlarının fotoğraflarını Mektepli ile paylaştı.

Uzun, şunları söyledi:

"Bilindiği üzere yakın zamanda Marmara Fay Hattı'nın hemen üzerinde meydana gelen depremin hemen sonrasında İstanbul'da veliler okullara akın etmiş ve çocuklarını almaya çalışmıştır. Velilerin depremin hemen sonrasında okullarda karşılaştığı tablo, hepimizi okulların ne kadar güvenli olduğu konusunda tekrar kara kara düşünmeye itmiştir. İstanbul Valiliği de ağır hasarlı ve az hasarlı toplam 29 okulda, 30 Eylül 2019 Pazartesi günü eğitim-öğretime 1 gün ara verdirmiştir. Sonrasında ise bu okulların öğrencilerinin civardaki başka okullarda eğitime devam edeceği açıklanmıştır. Bu 30 Eylül'deki durum bile, okul binası kötü durumda olan okullara dair onca yıldır bir şey yapılmadığını ortaya koymuştur. 26 Eylül'deki deprem daha şiddetli olsaydı, o 29 okulda ne yaşanacağı, kamuoyunun aklında dehşet dolu bir soru işareti olarak yer etmiştir.

Ayrıca birçok üniversite rektörlüğünden "Kampüslerimizde hasar yoktur" açıklaması gelmiş, ancak öğrenci ve veliler tarafından sosyal medyaya atılan çatlak duvarlarla dolu üniversite binası resimleri, kamuoyunda korku yaratmıştır.

AKP döneminde yap-boza çevrilen, iyice piyasalaştırılan eğitim sistemi nedeniyle her köşe başındaki bir köhne binada "kurs", herhangi bir apartmanda üniversite tabelası görmenin mümkün olduğu göz önüne alındığında, tehlikenin boyutu daha kolay anlaşılacaktır.

Eğitim-İş İstanbul 5 No'lu Şube olarak, bölgemizdeki okullara düzenlediğimiz gözlem ziyaretleri, durumun vahametini ortaya sermiştir. Daha önce güçlendirme yapıldığı ileri sürülen okul binalarının duvarlarının bile dökülmesi, "güçlendirme yapılan binalar böyleyse, kendi haline bırakılan binalar ne halde?" sorusunu gündeme getirmiştir. 

Velilerin, çocuklarını güvenle teslim ettiği okullar, gelişmiş bir ülkede insanların kaygı bile duymayacağı şiddette bir depremle toz toz dökülmeye başladıysa, birileri için hesap verme günü gelmiştir. Yöneticiler, hangi okulları hangi ihalelerle güçlendirildiğini, hangi okulların neden güçlendirilmediğini ve güçlendirme yapıldığı iddia edilen binaların nasıl olur da şimdi çatlaklarla dolu olduğunu kamuoyuna açıklamalıdır.

Bu ülkenin geleceği olan çocuklarımızın ve biz eğitim neferlerinin canı, bu kadar ucuz olmamalıdır! Eğtiim-İş olarak, tüm okullarda derhal hasar tespit çalışmalarının başlatılması ve sonuçların kamuoyuna şeffaf biçimde aktarılması gerektiğinin altını çiziyoruz."